OpenAI CEO’su Sam Altman, gelişmiş yapay zeka sistemlerinin günlük hayatta giderek daha fazla kullanılmaya başladığını belirterek, ABD’de politika yapıcıları bu gelişmeler karşısında önceden tedbir almaya çağırdı. Altman, yapay zekanın, yalnızca teorik bir alandan çıkıp ekonomi dahil birçok sektörde somut sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Yapay zekayla daha güçlü siber saldırılar ve potansiyel riskler
Günümüzde pek çok sektörde çeşitli görevleri yerine getiren yapay zeka modelleri, artık kodlama ve araştırma gibi işleri tek başına üstlenebiliyor. Altman, sonraki nesil yapay zeka sayesinde bilim insanlarının önemli buluşlar yapabileceğini, ayrıca bireylerin eskiden bir ekibin yürüttüğü çalışmaları tek başına gerçekleştirebileceğini ifade etti.
Siber güvenlik alanında ise bu değişim çoktan hissedilmeye başlandı. Donanım cüzdanları üreten Ledger şirketinin teknoloji sorumlusu Charles Guillemet, yapay zeka tabanlı araçların yazılımdaki açıkları bulma ve sömürme sürecini hem ucuzlattığını hem de kolaylaştırdığını anlattı. Eskiden aylar alan analizler ve kod tersine mühendislik işlemleri, başarılı komutlarla artık saniyeler içinde tamamlanabiliyor.
Geçen yıl kripto para ekosisteminde 1,4 milyar doları aşan varlık saldırı veya kayıplarla karşılaştı. Bu miktarın önümüzdeki dönemde daha da büyüyebileceği dile getiriliyor. Birçok geliştirici ise yapay zeka tarafından üretilen kodlara daha çok güvenmeye başlasa da, bu durum geniş çaplı yeni güvenlik açıklarını da beraberinde getirebilir.
Guillemet, olası tehditlere karşı matematiksel olarak doğrulanmış kodların kullanılması, özel anahtarları çevrimdışı koruyan donanımların yaygınlaşması ve sistemlerin her an aksayabileceğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini savunuyor.
Yapay zekalı saldırılara karşı birlikte hareket çağrısı
Altman, yapay zekanın ilaç keşfi ve malzeme bilimi gibi alanlarda büyük atılımları hızlandırabileceğini vurgularken, aynı teknolojinin kötü amaçlı biyolojik araştırmalar ve güçlü siber saldırılar için de ciddi bir tehdit olabileceğini aktardı. Bu tür risklerin önümüzdeki yıl gibi yakın bir zaman diliminde ortaya çıkması ihtimaline dikkat çekti ve hükümetler, teknoloji şirketleri ile güvenlik alanında faaliyet gösteren grupların yakın işbirliğine gitmesi gerektiğini ifade etti.
“Artık, biyoloji konusunda son derece yetenekli açık kaynak modellerin bulunduğu bir dünyadan çok uzakta değiliz. Bu tür araçları kullanan terörist gruplara karşı toplumsal dayanıklılığı güçlendirmek teorik değil, pratik bir ihtiyaç halini aldı,” görüşüyle Altman yapay zekadaki ilerlemenin aciliyetini vurguladı.
Altman, yıl içerisinde “dünya çapında etkili bir siber saldırı” yaşanabileceği örneğini de verdi ve bunu engellemek için yoğun çaba gerektiğini aktardı. Geliştirilen politika önerilerinin hızlı öğrenen, birden fazla alanda etki gösterebilen bu sistemlerin yönetimine dair tartışmaya başlangıç noktası olmasını hedeflediklerini belirtti. Ayrıca, olası saldırılara karşı yine yapay zekanın savunma süreçlerinde kullanılmasının kritik olduğunun altını çizdi.
OpenAI’nin kamulaştırılması olasılığı hakkında konuşan Altman, bunun aleyhindeki en güçlü gerekçenin ABD’nin, diğer ülkelerden önce kendi demokratik değerleriyle uyumlu “süper zekayı” geliştirmesinin şart olması olduğunu aktardı. Bunun devlet eliyle yürütülebilecek bir proje olmayacağını ve bunun olası bir sonuç olmadığını belirtti.
Sektördeki gelişmeler Altman’ın doğrudan finansal çıkarlarını da ilgilendiriyor. Bu nedenle, regülasyonların hızlandırılması ve özel sektörün risk yönetimindeki rolünün öne çıkarılması konularındaki yaklaşımını şekillendirdiği değerlendiriliyor. Ayrıca, yapay zeka kullanımının hızlı artışıyla birlikte enerji maliyetlerinin yönetilmesinin öncelik kazanabileceğine işaret etti.




