ABD merkezli finansal hizmetler şirketi Jefferies, dijital varlık altyapısının Wall Street ve ödeme sektöründe hızla benimsenmesiyle birlikte, kripto ve blokzincir odaklı yeni halka arzların artacağını öngördü. Şirket bu görüşünü, New York’ta düzenlediği ilk Dijital Varlıklar Yatırımcı Konferansı sonrasında yayımladığı raporda paylaştı.
2025 Sonrası Halka Arz Beklentisi
Jefferies raporuna göre, önümüzdeki iki yılda kripto piyasasında yeni halka arzlarda büyük bir artış bekleniyor. Şirket, sektör büyüklüğünün beş yıl içinde kamuya açık hisseler bazında 1 trilyon dolara yaklaşabileceği değerlendirmesinde bulundu. Konferansta kendini gösteren bu ivmenin, önümüzdeki dönemde piyasayı şekillendireceği belirtiliyor.
Elde edilen bilgilere göre, özellikle 2025 yılında Bitcoin fiyatlarındaki yükseliş ve yatırımcı ilgisinin canlanmasıyla birlikte dijital varlık şirketlerinin halka açılmalarında bir patlama yaşandı. Ancak bu yıl küresel piyasadaki dalgalanmalar ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle halka arz sayısında yavaşlama gözlendi. Buna rağmen, başta Securitize ve Kraken’in ana şirketi Payward gibi önemli oyuncuların kısa sürede halka arz planlarını sonlandırması, yeni bir arz dalgasının yakın zamanda gelebileceğine işaret ediyor.
Teknolojik Dönüşümde ‘Tokenizasyon’ Etkisi
Konferansta öne çıkan bir diğer başlık ise finansal varlıkların blokzincir üzerinde temsil edilmesi anlamına gelen tokenizasyon oldu. Jefferies, bu dönüşümün bankalar, varlık yöneticileri, finansal teknoloji şirketleri ve ödeme kuruluşlarının sistemlerine blokzincir altyapılarını entegre etmesine öncülük ettiğini aktardı.
Mini sözlük: Tokenizasyon, geleneksel finansal varlıkların (hisse, bono gibi) blokzincir üzerinde dijital şekilde temsil edilip işlem görmesini sağlayan teknolojidir. Bu sayede varlıkların transferi, şeffaflığı ve takibi kolaylaşır, yeni yatırım imkanları ortaya çıkar.
Konferans raporunda, “Yatırımcıların odak noktası giderek, bankalar, borsalar, portföy yöneticileri, fintech ve ödeme şirketlerinin blokzincir temelli altyapıları benimserken öne çıkan kazananlara kayıyor” ifadesi yer aldı.
Panel konuşmacıları, tokenizasyonun yanı sıra blokzincir tabanlı ödeme ve mutabakat sistemlerinin aylardır aktif kullanıma geçtiğini ve yeni düzenlemeler sayesinde yasal belirsizliklerin azaldığını vurguladı.
Kurumlar Arasında Artan İş Birliği
Raporda; Securitize şirketinin, halka açık şirketlere blokzincir üzerinden dijital hisseler sunmak için transfer ajansı Computershare ile yaptığı iş birliğinden bahsedildi. Aynı şekilde CoinDesk’in sahibi Bullish’in Equiniti’yi 4,2 milyar dolara satın alarak ödeme ve mutabakat sistemlerindeki blokzincir entegrasyonunu güçlendirdiği belirtildi.
Son dönemde bankalar, işlem platformları ve ödeme firmalarının blokzincir ağlarını daha etkin kullanarak transfer sürelerini kısalttığı, sermaye verimliliğini artırdığı ve yeni finansal ürünler tasarladığı gözlemleniyor. Büyük finans kuruluşları arasında JPMorgan ve Morgan Stanley’nin de blokzincir entegrasyonu konusunda önemli adımlar attığı ifade edildi.
Regülasyon ve Gelecek Öngörüleri
Jefferies, düzenleyici belirsizliğin ortadan kalkmasının, yeni ürünlerin hızla hayata geçmesini sağlayacağını düşünüyor. ABD’de teklif edilen CLARITY Yasası’nın blokzincir tabanlı finans için kapsamlı bir piyasa yapısı sunması halinde, sektörün daha fazla kurumsal ilgi çekmesi bekleniyor.
Jefferies, raporunda yatırımcı ilgisinin spekülatif coinlerden ziyade, ticaret, ödeme, kredi ve tokenize finansal ürünlerle gelir yaratan blokzincir uygulamalarına kaydığını vurguladı.
Bu yıl Miami’de düzenlenen Consensus etkinliğinde de ana gündem maddeleri tokenizasyon ve stabilcoinler oldu. Consensys’in kurucusu ve CEO’su Joseph Lubin, “Ekonominin neredeyse tamamı tokenleştirilecek bir dünyaya giriyoruz” değerlendirmesi yaptı.
Konferansta Ripple, Kraken, Galaxy, Bullish ve Consensys gibi sektörde öne çıkan firmaların yöneticileri de yer aldı. Jefferies, yatırımcıların fiyat odaklı kısa vadeli hareketler yerine finansın altyapısına dönük teknolojik dönüşümü konuştuğunu aktardı.
Raporda, yatırımcıların teknolojik dönüşümün kısa vadede abartılı, uzun vadede ise küçümsenmiş olabileceğini sıkça dile getirdikleri ifade edildi.




