Yapay zeka yatırımlarının şirket gelirlerine ne ölçüde dönüşeceği sorusu, küresel piyasalarda teknoloji hisseleri üzerindeki baskıyı artırıyor. Çip üreticilerinin rekor karlarına ve bankaların büyüyen işlem gelirlerine rağmen yükselen faizler, pahalı veri merkezi yatırımları ve finansman maliyetleri, yatırımcıları sektörün sürdürülebilirliğini yeniden değerlendirmeye yöneltiyor.
Cuma günü Nasdaq Composite %2,15, Nasdaq 100 %2,5 ve S&P 500 %1,1 geriledi. Nasdaq’ın haftalık kaybı %4,48’e ulaşırken Dow Jones aynı dönemde %0,68 yükseldi. İki endeksin haftalık performansı arasındaki fark, Temmuz 2002’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Philadelphia Yarı İletken Endeksi ise sekizinci işlem gününde de düşerek 2008’den bu yana en uzun kayıp serisini kaydetti.
Yükselen faizler, yapay zeka yatırımlarını zorluyor
ABD tahvil faizleri, dolar ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, finansal koşulları belirgin biçimde sıkılaştırıyor. Morgan Stanley’nin baş hisse senedi stratejisti Mike Wilson’a göre bu durum, Federal Rezerv’in faiz artırmasına benzer bir etki yaratıyor. Ancak baskı, endeksleri ayakta tutan az sayıdaki büyük teknoloji şirketinden çok piyasanın geri kalanında hissediliyor.
S&P 500 şirketlerinin medyan hisse fiyatı, son 52 haftanın zirvesinin yaklaşık %15 altında bulunuyor. Bu görünüm, dot-com balonunun patlamasından bu yana görülen en zayıf tablolardan birine işaret ediyor. S&P 500 Eşit Ağırlıklı Endeksi de son altı ayda piyasa değerine göre ağırlıklandırılan endeksin yaklaşık %6 gerisinde kaldı. S&P 500’ün hisse senedi risk priminin sıfırın altına düşmesi, hisselerin ABD tahvilleri karşısındaki değerleme cazibesinin azaldığını gösteriyor.
Wilson, mevcut baskının ağırlıklı olarak değerleme daralmasından kaynaklandığını, henüz belirgin bir ekonomik büyüme riskine dönüşmediğini belirtiyor. Nominal büyüme ve şirket karları güçlü kalırken reel faizlerin yükselmeyi sürdürmesi, değerlemeleri daha fazla zorlayabilir. Goldman Sachs ise satış kısıtlamalarının sona ermesiyle 2027’de piyasaya sunulan hisse miktarının artabileceği uyarısında bulunuyor.
Piyasanın yönü açısından finans hisselerinin istikrar kazanması ve ABD tahvillerindeki oynaklığın azalması öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde ya geride kalan hisselerin yükselerek büyük teknoloji şirketlerine yaklaşması ya da teknoloji devlerinin düşerek endeksleri piyasanın genelindeki zayıflığa çekmesi bekleniyor.
Donald Trump ise sosyal medya paylaşımında S&P 500’ün Aralık 2024’teki 5.881 puandan Eylül 2026’da 7.651 puana yükseldiğini belirterek yaklaşık %30’luk artışı öne çıkardı. Ancak son satışlar, yapay zeka yatırımlarının getirisine yönelik kaygıların ve yükselen petrol fiyatlarının piyasalar üzerindeki etkisini yeniden gündeme taşıdı.
Finansman tarafında da benzer bir ayrışma yaşanıyor. Crisil ve Coalition Greenwich verilerine göre küresel bankaların yapay zeka bağlantılı işlemlerden elde ettiği yatırım bankacılığı ücretlerinin, geçen yılki 3,5 milyar dolardan bu yıl 8,5 milyar dolara çıkması bekleniyor. Bu gelirler, birleşme ve satın alma danışmanlığı ile tahvil ve hisse ihracına aracılık ücretlerini kapsıyor.
Buna karşılık bankalar, veri merkezi finansmanında daha seçici davranıyor. Goldman Sachs CEO’su David Solomon, yapay zeka ekosisteminin gelecekte ihtiyaç duyacağı sermaye ve işlem gücünün belirsizliğine dikkat çekiyor. Morgan Stanley de kredi standartlarını gevşeten işlemlerden kaçınacağını ve üstlendiği risklerde seçici kalacağını vurguluyor.
Haziran sonundan 13 Ekim’e kadar ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi %4,47’den %5,21’e, yüksek getirili tahvillerde en kötü senaryo getirisi ise %7,16’dan %8,30’a yükseldi. JPMorgan Chase verileri, yatırım yapılabilir nottaki tahvil ihraçlarının eylülde yavaşladığını, spekülatif notlu finansmanın ise üçüncü çeyrek boyunca zayıf kaldığını gösteriyor. Artan maliyetler, veri merkezlerinin getirisi ve borçluların ödeme kapasitesini daha kritik hale getiriyor.
Çip üretiminden işlem gücü ticaretine yeni arayışlar
Yapay zeka talebi, yarı iletken sektöründe güçlü büyümeyi desteklemeyi sürdürüyor. Küresel çip satışlarının 2026’nın ilk yarısındaki büyümesi, 1980’lerden bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. TSMC altı, Samsung Electronics ise dört çeyrek üst üste kar rekoru kırdı. Buna rağmen Philadelphia Yarı İletken Endeksi’nin 6 Ekim’den bu yana yaklaşık %14 gerilemesi, yatırımcıların sektörün döngüsel yapısına ilişkin endişelerini artırdı.
Bu dönemde üreticilerin elini güçlendiren unsurlar arasında tedarikçi sayısının sınırlı olması, güçlü nakit akışı ve uzun vadeli sözleşmeler bulunuyor. TSMC’nin bu yıl yaklaşık 62 milyar dolar olması beklenen sermaye harcamalarının gelecek yıl 76 milyar dolara çıkabileceği öngörülüyor. Şirket, yatırımlarını ağırlıklı olarak faaliyetlerinden ürettiği nakitle finanse ediyor.
Üreticiler, talep riskinin bir bölümünü müşterilere de aktarıyor. NVIDIA, Ocak 2029’a kadar çip ve ilgili bileşenlerin tedariki için 250 milyar doların üzerinde taahhütte bulundu. Micron’un 2030’a kadar uzanan “al ya da öde” sözleşmelerinin taahhüt tutarı ise 32 milyar dolar. Bu sözleşmeler, müşterilerin ürünleri teslim almasa bile ödeme yapmasını gerektiriyor.
Uzun vadeli siparişler ve ön ödemeler üreticilere koruma sağlasa da talebin sert düşmesi ve yatırımların azalması, çip fiyatlarını, şirket karlarını ve yüksek değerlemeli hisseleri baskılayabilir. Böyle bir durumda maliyetin bir kısmını müşteriler de üstlenecek.
İşlem gücündeki fiyat dalgalanmaları ise yeni bir finansal piyasanın önünü açıyor. Bloomberg’in aktardığına göre Jump Trading ve DRW, şirketlerin GPU kiralama fiyatlarındaki değişimlere karşı korunmasını sağlayacak işlem gücü vadeli sözleşmeleri ve benzeri ürünlerde faaliyetlerini artırıyor.
Jump, özel bir işlem ekibi kurarak kendi bilançosuyla risk üstlenmeyi ve CME ile Silicon Data gibi kurumların hazırladığı ürünlerde piyasa yapıcılığı sunmayı planlıyor. Şirket, ICE ve Ornn’un ilgili ürünlerini de izliyor. DRW ise üç ekiple bu piyasaya katılmayı hedefliyor ve Silicon Data ile Ornn’a yatırım yapmış durumda. CME’nin ilgili vadeli ürünleri henüz düzenleyici onayı bekliyor.
Küresel yapay zeka işlem gücü 2,3 trilyon dolara ulaşacak
Boston Consulting Group, küresel yapay zeka işlem gücü pazarının 2030’da 2,3 trilyon dolara ulaşabileceğini öngörüyor. Ancak fiyat şeffaflığının sınırlı olması, GPU kiralarının bölgeye ve donanım yapılandırmasına göre değişmesi, standart sözleşmeler oluşturmayı zorlaştırıyor. Ayrıca kullanılmayan işlem süresinin depolanamaması, bu piyasayı petrol ve bakır gibi emtialardan ayırıyor. CoreWeave gibi şirketlerin hisse ve tahvilleri üzerindeki baskı da veri merkezi maliyetlerinin gelecekteki gelirlerle karşılanıp karşılanamayacağı sorusunu canlı tutuyor.
Ethereum kurucu ortağı Vitalik Buterin’in değerlendirmesi ise yapay zeka ile Bitcoin madenciliği arasındaki maliyet farkına dikkat çekiyor. Buterin’e göre Bitcoin madenciliği maliyetlerinin yaklaşık yarısı donanımdan, diğer yarısı elektrikten oluşurken yapay zeka çıkarımında maliyetleri çok büyük ölçüde donanım yatırımları belirliyor.
Madencilikte cihaz verimliliği, Bitcoin fiyatı ve ağ zorluğu; yapay zeka hizmetlerinde ise GPU maliyeti, kullanım oranı ve hesaplama verimliliği öne çıkıyor. Reuters’ın daha önce aktardığı üzere bazı madencilik şirketleri, mevcut elektrik kapasitelerini ve veri merkezlerini yapay zeka ile yüksek performanslı hesaplama hizmetlerine yönlendiriyor. Bununla birlikte bu geçiş, GPU tedariki, amortisman ve kapasitenin yeterince kullanılamaması gibi farklı riskleri beraberinde getiriyor.
Optimizasyon devam ediyor
Teknoloji şirketleri de hizmetlerini hızlandırmaya odaklanıyor. Anthropic’in açıkladığı verilere göre ağustos-ekim döneminde Claude Code’un yerel oturumlarında ilk yanıt için bekleme süresi 4,07 saniyeden 1,33 saniyeye, bulut oturumlarında ise 16,99 saniyeden 6 saniyeye düştü. Konuşma verilerinin gzip ile sıkıştırılması, uzun sohbetlerin tekrar gönderilmesinden kaynaklanan aktarım yükünü azalttı. Bulut tarafında ayrıca kullanıcı görevi yazmaya başladığında uzaktaki kod çalıştırma ortamını hazırlayan bir mekanizma devreye alındı.
Claude web sohbeti ve Cowork’te bekleme süresi 3,36 saniyeden 2,17 saniyeye, API’de ilk token süresi ise 1,53 saniyeden 1,01 saniyeye geriledi. İlk üç ölçüm modelin hesaplama süresini dışarıda bırakırken API verisi bu süreyi de içeriyor. DeepSeek tarafında ise topluluk kullanıcıları, deepseek-v4.1-flash-1017 tanımlı sürümün API üzerinden erişilebilir olduğunu bildirdi. Güncellemenin kapsamı ve performansına ilişkin resmi ayrıntılar henüz açıklanmadı.





USDT
AAPL