Bitcoin bankalara ihtiyaç duymadan kullanıcıların ödeme yapabilmesi amacıyla doğmuştu. Ancak yıllar içinde yatırım aracına dönüştü ve bu süreçte kripto para ekosistemi doğdu. Geride bıraktığımız birkaç yılda ise ödeme hizmetleri stablecoinlere kayarken tokenizasyon kavramıyla tanıştık. Tokenizasyon gerçek dünya varlıklarının blockchain ile “yeni dijitale” dönüşmesi anlamına geliyor.
Tokenizasyon
Gerçek dünya varlıklarının (tahviller, emtialar, gayrimenkuller vb.) blockchain’e taşınmasıdır. Bir varlığı “parçalara bölmek” ve bu parçaları dijital birer sertifika haline getirmek gibi düşünebilirsiniz. Nasıl ki bir şirketin ortaklığı hisse senetleri ile temsil ediliyorsa, tokenizasyon da herhangi bir varlığı (ev, altın, sanat eseri, tahvil) dijital ortamda temsil eder. Bankaya kağıt para yatırıp bunu dijital hesap cüzdanında görmek nasıl bir devrim olduysa örneğin hisse senetlerinin blockchain’e taşınması da böylesine bir devrimi temsil ediyor.
Gayrimenkul veya sanat eseri gibi satılması aylar süren varlıklar, tokenlar aracılığıyla borsalarda 7/24 anında satılabilir hale gelir. Noter, tapu dairesi veya banka gibi aracıların manuel işlemlerini azaltır; akıllı sözleşmeler (smart contracts) işlemleri otomatikleştirir. Bu tarz şeyleri NFT hype döneminde de konuşuyorduk fakat tokenizasyon bunların tümünü temsil ediyor. ABD borsalarının 7/24 açık tokenize borsa hedefi ve bu yönde attığı adımlar finansın dönüşümü iddiasında konunun ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor.
BlackRock ve JPMorgan gibi dev finans kuruluşlarının öngörüsüne göre, gelecekte tüm finansal sistem bu yapıya geçecek. Çünkü geleneksel sistemde bir hisse senedi alım-satımının hesaba geçmesi (takas) 2 gün sürerken (T+2), tokenizasyon ile bu süre saniyelere iniyor.
Token Terminal verilerine göre, Ethereum şu anda tüm tokenize varlıkların %61,4’üne ev sahipliği yapıyor. Bu da halka açık ağların tokenizasyon pazarındaki büyümeden ne denli ciddi faydalar göreceğini gözler önüne seriyor. Ethereum ağında işlem gören tokenleştirilmiş varlıkların değeri 206,2 milyar dolara ulaştı. Büyümenin çılgınlığını anlamak için geçen yıldan bugüne ne olduğuna bakmak yeterli. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla, Ethereum’daki tokenleştirilmiş varlıkların piyasa değeri %40’ın üzerinde arttı.

BCG
BCG ve ADDX tarafından yayınlanan rapor tokenizasyonunun 2030 yılına kadar 50 kat büyümesini öngörüyor. 2030 yılına kadar 16,1 trilyon dolarlık bir iş fırsatından bahseden araştırmacılar geleneksel finansın dönüşümü için tokenizasyonu tarihi eşik olarak tanımlıyor.
Dünya varlıklarının %50’sinden fazlası likit olmayan formatlarda. Likit varlıklara kıyasla bunların işlem iskontoları yüksek ancak raporda tokenizasyonun bu ihtiyaca da cevap vermesinden bahsediliyor.

McKinsey
Tokenize edilmiş finansal varlıkların piyasa değerinin 2030 yılına kadar 2 trilyon dolara ulaşmasını bekleyen analistlerin en temkinli senaryosu bu. T+2 ve günün her saati işlem yapabilme özgürlüğü buradaki analistlerin de odak noktalarından. Raporun bazı önemli bölümlerindeki satırbaşları şöyle;
“Varlıkların parçalara bölünmesi (fractionalization), erişimi demokratikleştirir. Küçük yatırımcılar, normalde güç yetiremeyecekleri büyük varlıklara ortak olabilirler.
Karbon kredileri gibi takibi zor varlıklar için blockchain güvenilir bir izleme mekanizmasıdır. Bu, yeşil finansman projelerinin güvenilirliğini artırır.
Likidite, normalde likit olmayan varlıkların daha kolay el değiştirmesiyle artar. İkincil piyasaların gelişmesi bu süreci destekleyecektir.
Nakit ve mevduatlar, 2030 yılına kadar 1.1 trilyon dolarlık potansiyelle en büyük payı alacaktır. Dijital merkez bankası paraları (CBDC) bu sürecin merkezindedir.
Krediler ve menkul kıymetleştirme süreçleri, şeffaflık ihtiyacı nedeniyle önceliklidir. Bu alandaki hacmin de 0.3 trilyon dolara ulaşması beklenmektedir.”

BlackRock
BlackRock CEO’su Larry Fink 2023 itibariyle kripto paralarla yakından ilgilenmeye başladı. Dünyanın en büyük varlık yöneticisinin müşterilerine kripto hizmetleri sunmaya başlaması Bitcoin için kesinlikle dönüm noktasıydı. Bitcoin’in riski fiyatlayan kendine özgü bir varlık olduğunu söyleyen Fink tokenizasyonun gelecekte yoğun biçimde hayatımızın içinde olacağını savunuyor.
Fink, her yıl yayınladığı “CEO Mektupları”nda ve katıldığı ana akım medya (CNBC, Bloomberg) mülakatlarında tokenizasyonun “gelecek” olduğunu söyledi. Mevcut sistemde bir varlığın el değiştirmesinin 2 gün (T+2) sürmesini eleştiren Fink, tokenizasyon sayesinde işlemlerin anında gerçekleşeceğini (T+0), bunun da sermaye verimliliğini artıracağını ve maliyetleri düşüreceğini savunuyor. Esasen bir varlık yöneticinin istediği her şey tokenizasyonda var. Erişilebilirlik, hız, düşük maliyetler. Milyonlarca müşterisine tokenize ürünler sunarak BlackRock çok daha fazla para kazanabilir yani tokenizasyon anlatısının Fink gibi isimlerde bu kadar destek bulması duygusal görülmemeli.
2026 trendler raporunda tokenizasyon özelinde BlackRock analistleri şunları yazdı;
“Ethereum, blockchain’in benimsenmesine ve tokenleşmenin finansal sistemin ayrılmaz bir parçası haline gelme potansiyeline yatırım yapma fırsatı sunarak, dijital altyapının büyümesine, inovasyona ve kripto ekosistemindeki potansiyel getiri fırsatlarına maruz kalma imkanı sağlar.”




