Tether, 2026 yılının ilk çeyreğinde yaklaşık 1,04 milyar dolar net kâr elde ettiğini duyurdu. Şirketin yayımladığı çeyrek sonu raporuna göre, Tether’in toplam rezervlerinin önemli bir bölümünü artık altın varlıkları oluşturuyor. USD₮ stablecoin’inin desteklendiği rezervler 31 Mart 2026 tarihi itibarıyla incelendiğinde şirketin fazla rezerv tutarının 8,23 milyar dolara çıkarak şimdiye kadarki en yüksek seviyesine ulaştığı görülüyor.
Rezervlerin Dağılımı ve Dikkat Çeken Artışlar
Şirketin açıkladığı verilere göre, Tether’in 31 Mart 2026 sonunda toplam varlıkları 191,8 milyar dolar olurken, toplam yükümlülükleri 183,5 milyar dolar seviyesinde. Bu yükümlülüklerin neredeyse tamamına yakını, piyasaya sürülen USD₮ tokenlerinden kaynaklanıyor. Böylece şirketin varlıkları, yükümlülüklerini yaklaşık 8,2 milyar dolar aşıyor.
Rezervlerin büyük kısmı ABD devletine ait kısa vadeli hazine bonolarında değerlendirilmiş durumda. Tether’in ABD hazine bonolarına olan doğrudan ve dolaylı toplam maruziyeti 141 milyar doları buldu. Bu tutarla şirket, dünya genelinde en çok ABD hazine tahvili bulunduran 17. kurum oldu. USD₮’nin yoğun şekilde kullanılıyor olması nedeniyle, geri ödemelerde herhangi bir sorun yaşanmaması için Tether rezervlerini ağırlıklı olarak kısa vadeli devlet tahvillerinde tutuyor.
Altın ve Bitcoin Varlıkları Öne Çıktı
Tether’in rezervleri yalnızca tahvillerle sınırlı değil. Altın tarafındaki varlıklar yaklaşık 20 milyar dolara ulaşırken, bu tutarın tamamının fiziksel altından oluştuğu açıklandı. Şirket, ayrıca Bitcoin rezervinin de 7 milyar dolar civarında olduğunu aktardı. Böylece Tether, hem geleneksel piyasalarda önde gelen değer saklama araçlarına hem de kripto para piyasasının en büyük varlığına ciddi bir şekilde yatırım yapmış oldu.
Şirket, USD₮ tokenlerini destekleyen asıl rezervler ile kendi yatırımlarını ayırmış durumda. Yatırımlar şirketin fazladan sermayesiyle finanse ediliyor ve doğrudan stablecoin desteğine dahil edilmiyor. Bu uygulamanın, USD₮’nin likiditesi ve rezervlerin şeffaflığı üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi olmadığı belirtildi.
Tether CEO’su Paolo Ardoino yaptığı açıklamada, “Bizim sorumluluğumuz, USD₮’nin hiçbir koşulda aksamadan çalışacağından emin olmak. Bu nedenle piyasalar sallansa da ürünün aynı şekilde çalışması için sistemimizi kurmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.
Nisan ayında USD₮ dolaşımdaki arzının rekor seviyelere ulaştığı ve ikinci çeyrekte ek 5 milyar adedin piyasaya sürüldüğü aktarıldı. Ardoino, bu talebi Tether Wallet’ın hayata geçmesiyle ilişkilendirdi. Kullanıcıların kendi anahtarlarını yönetebildiği bu uygulamanın, USD₮’nin günlük kullanımını daha da yaygınlaştırdığına dikkat çekti.
Emtia ve Siyasi Gelişmelerin Etkisi
Tether’in altın varlıklarında ciddi artış gözlemlenirken, küresel piyasalardaki siyasi riskler altın fiyatlarına baskı yapmaya devam etti. Son dönemde ABD ile İran arasındaki gerginliğin etkisiyle altın, seans içinde yüzde 1,2 düşüş yaşadı. Söz konusu düşüş, merkez bankalarının faiz indirimi için bekleyişte olmasını da etkiliyor.
Eski ABD Başkanı Donald Trump, İran üzerindeki deniz ablukasının devam edeceğini belirtti. İran ise Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için ablukaya son verilmesini şart koşuyor. Şubat sonunda başlayan bu kriz, altının son iki ayda yüzde 13 gerilemesine neden oldu.
Bununla birlikte, yene karşı en hızlı günlük yükselişin yaşanması ve Japonya hükümetinin piyasaya müdahalede bulunması, altına olan talebin artmasında rol oynadı. ABD dolarının zayıflaması, dolar üzerinden fiyatlanan altının da değer kazanmasını sağladı.
World Gold Council’ın raporuna göre, merkez bankalarının yılın ilk çeyreğinde altın alımları son bir yılın en hızlı seviyesine ulaştı. Analistler, fiyatlardaki ani düşüşe rağmen, altının orta-uzun vadede güçlü kalabileceğini düşünüyor.




