Daha önce Bitcoin geliştiricilerine yapılan bağış ve kripto yöneticilerinden biriyle arasındaki ilişkiye dair detayları paylaşmıştık. Epstein belgelerinin tamamı peyderpey yayınlanacak ancak bu belgelerin önemli kısmı sansürlendiği için vahşetin boyutlarını tam olarak anlamak zor. Sansürlü belgeler bile Epstein ve milyarder dostlarının nasıl bir çöplükte yaşadığını gözler önüne seriyor. Peki son Epstein belgelerinde kripto paralarla ilgili hangi detaylar var?
Epstein ve Michael Saylor
31 Ocak’ta devasa sayıda sansürlü belge yayınlandı ve tümünün taranması zaman alacak. Şimdiye kadar ortaya çıkan kripto konulu en önemli belgelerden biri en büyük Bitcoin hazine şirketi Saylor’un hakkında detaylar içeren mail.

Peggy Siegal’ın 8 Mayıs 2010’da gönderdiği bir e-postada, MicroStrategy’nin kurucusu Michael Saylor’un bir hayır etkinliğine 25.000 dolar bağışladığı ve karşılığında üst düzey bir sosyal çevrenin üyelerine davet edilme ve onlarla tanışma fırsatı elde ettiği belirtiliyor.
Epstein bir network şirketi gibiydi. Kimilerini para kimilerini şantaj kimilerini de ahlaksız işleriyle kendine bağlıyordu. Maillerde gördüğümüz şey dünyanın her yerinden isimlerin “işlerini çözmek için” Epstein’e başvurduğunu ve hatta bazı devlet yetkililerinin onunla istihbarat, fikir alışverişi içine girdiğidir.

E-postada Michael Saylor’ın kişiliği olmadığı, sosyal ortamlarda iletişim kurmakta zorlandığı ve sosyal normları anlamadığından bahsediliyor.
Epstein ve Kripto Paralar
Daha önce Epstein’in MIT bağışıyla Bitcoin’i ele geçirdiği iddiaları ve bunun arka planıyla alakalı olarak Epstein, Bitcoin ve MIT analizini yayınlamıştık. Önceki dosyalarda yer alan iddialara oradan ulaşabilirsiniz. Son belgeleri geniş kapsamlı ele alan Fidelitas Lex takma isimli Türk analist şunları yazdı;
“2009 gibi neredeyse kimsenin Bitcoin’den haberdar olmadığı erken bir tarihte, Epstein’in devlet denetiminden uzak p2p para/data fikri ve iş modellerine (Napster vb.) ne denli yakın durduğu ve etki ağını kullanarak önemli teknoloji aktörleri aracılığı ile bu modelleri hayata geçirmek için bir uğraş içine girmiş olduğu artık sanıyorum tartışma götürmez bir gerçeğe dönüştü.
Epstein’in ilerleyen yıllarda Satoshi’nin Bitcoin’i “devrettiği” Gavin Andersen ve diğer dar kadro ile olan diyalogları ve daha sonra Bitcoin çekirdek ekibini maddi açıdan desteklemiş olması vb. tümü alt alta toplandığında aynı sonuca işaret ediyor.
Benzer bağlamda şu saptama da kanımca çok iddialı olmaz;
Peter Thiel ve Elon Musk gibi isimlerin de “Satoshi”nin kim/kimler/ne olduğunu biliyor olması oldukça muhtemeldir.
Bugün Elon Musk bir paylaşımında Epstein konusunda henüz paylaşılmayan devasa bir veri arşivi olduğun belirtti.
Ben, bu arşivin ilerleyen aşamalarda kamuya açılmasıyla birlikte Satoshi mitinin gerçekte neye tekabül ettiğine dair sorunun nihayet açıklığa kavuşabileceğini düşünenler arasındayım.”

Peter Thiel’ın bahsi geçen maili yukarıda.
“Epstein’in 2018 itibarıyla hâlâ Coinbase’te hissedar konumunda bulunmuş olması ya da 2015 itibarıyla Bitcoin çekirdek ekibi üzerinde hakimiyet kurmuş olması gibi gerçekleri hazmedebildiysek, artık sıradaki dosya açılabilir.
TETHER” – Fidelitas Lex

Tether için Fidel’in yazığı konu yukarıdaki mail ile alakalı. 2014 yılında, bugün bile hala geliştirme aşamasında olan “Dijital Dolar” veya “Dijital Rupi” gibi kavramların bu kadar spesifik bir şekilde tartışılması dikkat çekici. Mailde şunlar yazıyor;
“Ekvador, ulusal düzeyde onaylanmış bir kripto para birimi üzerinde çalışıyor; görünüşe göre Hindistan ile yolsuzluğu ve rüşveti ortadan kaldırmak için dijital bir rupi pilot çalışması yürütüyoruz. Kanada da dijital bir Kanada doları yapmayı düşünüyor.
Ben daha çok, Hazine’nin (Treasury) Fed rezervi destekli dijital bir USD yapma konusunda ne düşündüğüyle ilgileniyorum; özellikle de paranın içine AML/KYC (Kara Para Aklamayı Önleme/Müşterini Tanı) politikalarını yerleştirebileceklerini hissederlerse. Bu, Bitcoin’in kullanım alanlarını değiştirmek için sahip oldukları birkaç meşru yaklaşımdan biri: dijital bir USD, Bitcoin’in volatilitesinden (dalgalanmasından) etkilenmez, daha geniş kitlelerce benimsenebilir ve Bitcoin’i düzenleyip inovasyonu yurt dışına ve suçluları yer altına itmek yerine, onların masada bir koltuk sahibi olmalarını sağlar. Bu konudaki her türlü görüş harika olurdu. Not: Moskova’dan sonra hala Malta’ya gelmeyi düşünüyor musun?”
Mailin en altında, Epstein’ın bir önceki mesajı da görünüyor (Alıntılanmış metin). O kısımda Epstein şunu yazmış: “Bitcoin konuşmak için Hazine’ye gidiyorum, sorularınız?”
Tether’in kurucu ortaklarından biri olan Brock Pierce. Pierce’ın Jeffrey Epstein ile tanışıklığı olduğu ve Epstein’ın özel adasını ziyaret eden isimler arasında yer aldığı iddiaları basına yansımıştı. Ayrıca Pierce’ın, Trump’ın eski stratejisti Steve Bannon ile de uzun süreli bir iş ortaklığı geçmişi vardır. Belgede Epstein’ın Bannon ile “strateji planı” yapmaktan bahsetmesi, bu üç ismin (Epstein, Bannon, Pierce) aynı güç odaklarında hareket ettiği spekülasyonlarını ortaya atıyor. Bugün Tether’in en büyük destekçisi ve rezervlerini yöneten kişi, Trump’ın yeni Ticaret Bakanı Howard Lutnick’tir (Cantor Fitzgerald şirketinin CEO’su). Epstein’ın New York’taki malikanesinin, Howard Lutnick’in evine çok yakın olduğu ve ikisinin aynı sosyal/finansal çevrelerde bulunduğu bilinmektedir.
Belki de Epstein Tether için de köprü oldu? Veya direkt projenin içindeydi. İlk olarak “Realcoin” adıyla Santa Monica merkezli bir proje olarak duyurulan proje Kasım 2014’te Tether ismini aldı. Kripto para borsası Bitfinex, Tether’i Ocak 2015’te listeledi.
Sonuç olarak Epstein ya dünyadaki her büyük gelişmeyle yakından ilgilendiği için ya da bu büyük gelişmelerin merkezinde olduğu için Bitcoin, Tether gibi konularda mailleriyle gündeme geliyor. Yeni belgeler geldikçe işin boyutu daha iyi anlaşılacak. Fakat geçen yılki belgelerde de ifade ettiğimiz üzere bu konularla ilgili mailler onun ahlaksızlık üzerine inşa edilmiş lobicilik hizmetlerinden dolayı gördüğümüz şeyler olabilir.




