Kripto para piyasasında stabilcoin Tether’in (USDT) merkezi borsalardan günlük çekim işlemleri, rekor bir seviyeye ulaştı. Günlük 54.000’e varan çekim işlemi kaydedilirken, aynı dönemde USDT yatırma işlemleri ise sadece 11.000’de kaldı. Bu durum, şimdiye dek kayıtlara geçen en yüksek USDT giriş-çıkış dengesizliği olarak öne çıkıyor.
Borsalara Transferler ve Aktif Adreslerdeki Artış
Temmuz 2024 ile Mart 2026 arasındaki veriler değerlendirildiğinde, borsalara yapılan USDT transferlerinde uzun süredir belirgin bir değişim görülmedi. Bu dönemde yatırma işlemleri genellikle 10.000 ila 45.000 arasında dalgalanırken, mevcut veri 11.000’e kadar düşmüş durumda. Yani, yatırımcıların USDT’yi borsalara aktarma eğiliminde bir artış söz konusu değil.
Buna karşılık, Ethereum ağı üzerindeki USDT aktif adres sayısı ise yaklaşık 340.000’e çıkarak tüm zamanların zirvesine yaklaştı. Bu gösterge, Temmuz 2024’ten bu yana hızla tırmandı. Adreslerdeki artış, yatırımcıların USDT ile daha fazla işlem yaptığını, ancak bu işlemlerin çoğunluğunun borsalardan çekim olarak gerçekleştiğini ortaya koyuyor.
Borsalardaki USDT Rezervinin Azalması
Tether’in merkezi kripto borsalarındaki rezervleri, 2026 başında neredeyse 60 milyar dolara yaklaşmıştı. Bugün ise toplam rezervler 50,6 milyar dolara düştü. Borsalarda tutulan USDT’nin bu dönemde 9,4 milyar dolar azaldığı gözlemleniyor. Bu azalma, Bitcoin fiyatının 126.000 dolarla kendi rekorunu tazelediği dönemin ardından gerçekleşti ve o zamandan beri devam ediyor.
Borsalarda tutulan varlıkların azalması, yatırımcıların USDT’yi merkezi platformlardan çekip kendi dijital cüzdanlarında veya farklı saklama yöntemlerinde muhafaza etmeyi tercih ettiğine işaret ediyor.
Çıkış ve Girişlerdeki Orantısızlık Ne Anlama Geliyor?
Şu an bir USDT borsaya yatırılırken, neredeyse beş Tether merkezi borsalardan çekiliyor. Bu çapta bir dengesizlik veri setinde daha önce görülmemişti. Konuyla ilgili iki ana yorum ön plana çıkıyor. Bunlardan biri, jeopolitik belirsizliklerin — özellikle İran gerilimi örneğinde olduğu gibi — yatırımcıları USDT’lerini merkezi olmayan ortamlarda koruma arayışına itmesi. Diğer yoruma göre ise, yatırımcılar bu varlıkları borsalar dışında bekletip, piyasa koşulları netleştiğinde yeniden piyasaya sürmeyi hedefliyor.
Bu iki yaklaşım, piyasadaki potansiyel hareketlere dair önemli ipuçları taşıyor. Eğer çekilen sermaye piyasadan tamamen çıkıyorsa, anlık alım gücü azalabilir. Ancak fonlar yalnızca kendini beklemeye aldıysa, piyasa koşulları değiştiğinde geri dönüş ihtimali doğabilir.
Borsalardaki Likidite Daralmasının Etkileri
Kripto borsalarındaki likidite azalınca, büyük alım-satım işlemlerinin fiyat üzerindeki etkisi artıyor. USDT rezervlerinin 60 milyar dolardan 50,6 milyar dolara düşmesiyle emir defterlerindeki derinlik azaldı. Bu da, büyük emirlerin piyasayı daha fazla hareket ettirmesine zemin hazırlıyor. Son dönemdeki rezerv azalması, fiyat dalgalanmasını iki yönlü olarak artırabilecek bir gelişme niteliğinde.
Yüksek çekim işlemi sayısı, daha önce Binance’de aylık yaklaşık 2 milyar dolarlık Tether çıkışının işlem bazında nasıl yansıdığını da gösteriyor. Rezervlerdeki 9,4 milyar dolarlık kayba rağmen, işlem sayısı rekor seviyelere yükseldiği için, çekimlerin ortalama büyüklüğünün de arttığı anlaşılıyor.
Aktif cüzdan sayısındaki artış, USDT’nin kaybolmadığını, fakat el değiştirdiğini ortaya koyuyor. Fonların yeniden borsalara dönüp dönmeyeceği ya da uzun süre özel saklama yöntemlerinde kalıp kalmayacağı ise henüz bilinmiyor. Güncel veri, paranın gidiş yönünü net gösterse de, ne zaman yeniden piyasaya döneceğine dair bir çıkarım yapmaya imkân vermiyor.




