ABD’de spot Bitcoin ETF’leri, 19 Ekim’de (dün) toplam 526,64 milyon dolar net giriş kaydederek yatırımcı talebinde toparlanmaya işaret etti. Bitcoin’in günlük Bollinger Bantları ise son iki buçuk yılın en dar aralıklarından birine geriledi. Piyasada fiyat sıkışması belirginleşirken, güçlü ETF girişlerinin ardından gözler olası bir yön kırılımına çevrildi.
Trader T’nin 20 Ekim’de paylaştığı verilere göre, ABD’deki 12 spot Bitcoin ETF’si arasında girişlerin tamamı BlackRock’ın IBIT fonunda gerçekleşti. IBIT, 665,2 milyon dolar çekerek fon grubunun toplam net girişini aştı. Aynı gün Fidelity’nin FBTC fonundan 83,63 milyon dolar, Grayscale’in GBTC fonundan ise 54,93 milyon dolar çıktı. Diğer fonlarda net giriş veya çıkış görülmedi.
Bu hareket, üst üste iki haftalık çıkışın ardından geldi. ABD spot Bitcoin ETF’leri geçen hafta yaklaşık 229 milyon dolar net kayıp yaşamıştı. Bitwise Araştırma Başkanı Ryan Rasmussen’in aktardığına göre ise üçüncü çeyreğin tamamında bu fonlara toplam 6,4 milyar dolar net giriş gerçekleşti.
Bitcoin’de fiyat sıkışması ve uzun vadeli getiri beklentisi
Barchart’a göre Bitcoin’in günlük Bollinger Bantları, son iki buçuk yılın en dar seviyelerinden birine ulaştı. Bu görünüm, fiyat hareketlerinin dar bir aralığa sıkıştığını ve volatilitenin belirgin biçimde azaldığını gösteriyor.
Bollinger Bantları, genellikle 20 günlük basit hareketli ortalama ile bu ortalamanın iki standart sapma üzerinde ve altında bulunan çizgilerden oluşuyor. Geçmişte bantların belirgin biçimde daraldığı dönemleri sıklıkla sert fiyat hareketleri izledi. Ancak bu gösterge, olası kırılımın yukarı mı yoksa aşağı mı gerçekleşeceğini tek başına ortaya koymuyor.
Kısa vadede fiyat sıkışması dikkat çekerken, JPMorgan Asset Management’ın 19 Ekim’de yayımladığı “2027 Uzun Vadeli Sermaye Piyasası Varsayımları” raporu Bitcoin’in uzun vadeli görünümüne odaklandı. Kurum, Bitcoin’i ilk kez uzun vadeli getiri tahminlerine dahil ederek gelecek 10 ila 15 yılda yıllık bileşik getirisinin yüzde 10 olacağını öngördü.
Raporda aynı getiri beklentisi ABD büyük ölçekli şirket hisseleri için yüzde 7,5, altın için yüzde 5,5 ve ABD gayrimenkul yatırım ortaklıkları için yüzde 8,2 olarak belirlendi. Bitcoin’in aritmetik ortalama yıllık getirisi yüzde 20,9, yıllıklandırılmış volatilitesi ise yüzde 55 olarak tahmin edildi.
Bitwise Yatırım Direktörü Matt Hougan, JPMorgan’ın Bitcoin’i gelecek on yılda en yüksek performans beklediği varlık olarak konumlandırdığını belirtti. Hougan’a göre bu yaklaşım, geleneksel finans kuruluşlarının kripto varlıklara yönelik tutumundaki değişime işaret ediyor.
Şirketlerin Bitcoin alımlarında daha seçici bir dönem
ETF talebindeki toparlanmaya karşın şirketlerin Bitcoin alımları üçüncü çeyrekte sert biçimde yavaşladı. Dünyanın en büyük Bitcoin rezervine sahip halka açık şirketi Strategy’nin net alımları, ikinci çeyrekteki 83.901 BTC’den üçüncü çeyrekte 1.666 BTC’ye geriledi. Diğer halka açık şirketlerin toplam net alımları da aynı dönemde 45.725 BTC’den 5.617 BTC’ye düştü.
Ryan Rasmussen, Bitcoin fiyatının toparlanması halinde şirket alımlarının yıl sonuna doğru yeniden canlanabileceğini ve gelecek yıl büyümeyi sürdürebileceğini söyledi. Ancak olası toparlanmada sermayenin güçlü bilançolara sahip şirketlerde yoğunlaşması bekleniyor.
Bitfinex Türev Ürünler Başkanı Jag Kooner’a göre ise alımların yeniden hızlanması, şirket hisselerinin Bitcoin varlıklarının net değerine kıyasla primli işlem görmesine bağlı. Böyle bir prim, şirketlerin mevcut hissedarların hisse başına düşen Bitcoin miktarını azaltmadan yeni hisse ihracıyla kaynak toplamasına ve ek alım yapmasına imkan tanıyor.
Kooner, geçen yılki yaygın sermaye girişlerinin tekrarlanmasının zor olduğunu vurguladı. Yatırımcılar artık şirketleri finansman maliyetleri, mali sağlıkları ve hisse başına Bitcoin miktarları üzerinden değerlendiriyor. Bu nedenle fiyat artışı alımları yeniden başlatabilse de benzer ölçekte bir kaynak toplama dalgası beklenmiyor.
Şirket alımları şimdilik toparlanmasa da spot ETF’ler Bitcoin fiyatına destek sağlayabilir. Bununla birlikte Kooner, böyle bir durumda piyasanın makroekonomik koşullara göre portföy dağılımlarını değiştiren kurumsal yatırımcılara daha bağımlı hale geleceğini belirtti. Kooner’a göre ETF girişleri tek başına piyasa toparlanmasını sağlam bir zeminde tutmaya yetmeyebilir.





USDT
AAPL