Amerika Birleşik Devletleri’nde dijital varlıkların yasal statüsüyle ilgili önemli bir değişiklik açıklandı. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ile Vadeli İşlemler ve Emtia Komisyonu (CFTC), kritik bir ortak rehber yayımlayarak kripto varlıkların büyük çoğunluğunu “emtia” veya “dijital araç” olarak sınıflandırdı. Bu karar, sektörün uzun süredir tartıştığı düzenleyici sorumluluk karmaşasına yeni bir boyut kazandırdı.
SEC’in Yeni Yaklaşımı ve “Token Taksonomisi”
SEC Başkanı Paul Atkins, Washington’daki Blockchain Zirvesi’nde yaptığı açıklamada yeni yaklaşımın ana hatlarını net şekilde ortaya koydu. Atkins, kripto endüstrisine dair “token taksonomisi” anlayışının birlikte hazırlandığını ve “artık her şeyin menkul kıymet olarak görülmeyeceğini” vurguladı. Yapılan güncellemeye göre Bitcoin, Ethereum, Solana, XRP, ADA ve LINK gibi varlıklar; NFT’ler ve diğer dijital koleksiyon ürünleri artık menkul kıymet olarak değerlendirilmeyecek.
Yeni kurallar, ödeme tokenları, koleksiyon ürünleri ve hizmet tokenlarını SEC denetiminden çıkarıyor. Yalnızca geleneksel menkul kıymetin blockchain temsili olan, yani tokenleştirilmiş hisse senedi ve tahviller SEC denetiminde kalmaya devam ediyor. Atkins’in daha önce açıkladığı “önce yenilik, sonra denetim” anlayışı resmi olarak hayata geçmiş oldu.
Bu düzenleme, Kongre’nin hâlâ onay aşamasına getiremediği Dijital Varlık Piyasası Netlik Yasası’nın çıkmasını beklemeden devreye alındı. Yeni rehber, yasanın hayata geçmesi durumunda oluşacak düzenin bir yansımasını şimdiden sağlayarak sektör aktörlerine geçici bir güvenlik alanı oluşturuyor.
Trump Ailesinin Projesinde Çıkar Çatışması Tartışması
Yeni çerçevenin hayata geçişi, özellikle Trump ailesinin kontrolünde yer alan World Liberty Financial adlı merkeziyetsiz finans projesi etrafında kamuoyunda çıkar çatışması iddialarını gündeme taşıdı. Trump ailesi, projelerinin piyasada token olarak işlem görmesini sağlarken eski yönetmeliklere göre yoğun açıklama ve kilitli tutma zorunluluklarıyla karşı karşıya kalıyordu. Artık bu yükümlülükler ortadan kalkmış oldu.
Columbia Hukuk Fakültesi’nde kıdemli araştırmacı olan Todd Baker, getirilen yeni çerçevenin, toplumsal faydası tartışmalı kâr amaçlı işlemlerinin federal denetimden uzak tutulmasını sağladığı görüşünü ileri sürdü.
Sadece birkaç ay önce Gemini gibi platformlar, iç yönetim ve yasaya uyum gerekçeleriyle önemli dava süreçleriyle karşılaşmıştı. Mevcut kurallar, World Liberty Financial gibi projelerin menkul kıymetleştirilmemiş dijital varlıklar üzerinden faaliyet gösterdiği sürece benzer sorunlar yaşamalarının önüne geçiyor.
Yeni yaklaşım, ABD’nin küresel kripto pazarındaki liderliğini pekiştirmek adına atılmış iddialı bir adım olarak görülüyor. Dijital Chamber’dan Cody Carbone, atılan adımların ABD rekabetçiliği için olması gerektiğini savunurken; Blockchain Association’dan Summer Mersinger ise ortak çalışmanın yakın vadede faydalı olmasına rağmen uzun vadede siyasi gerilimin devam edebileceğini belirtti.
Sonuç olarak, sektör şu anda yasa yerine düzenleyici kurumların geçici yönergeleriyle yol alıyor. Kongre’den kalıcı yasa geçmediği sürece mevcut düzenin devamı; siyasi dengelere ve ajandadaki değişikliklere bağlı kalacak.




