Wall Street ve geleneksel finans kuruluşlarının kripto paralarla bütünleşme süreci yalnızca teorik olmaktan çıkıp, sektör temsilcilerinin ortak görüşüne göre artık fiiliyata dökülmüş durumda. Miami’de düzenlenen Consensus 2026 etkinliğine katılan Ondo Finance, Robinhood çatısı altındaki Bitstamp ve Babylon Labs yöneticileri, kriptoya kurumsal ilginin gözle görülür şekilde arttığını belirtirken, beklenen yaygınlaşmanın ise hâlâ düşünülen tempoda gerçekleşmediğine dikkat çekti.
Kurumsal ilgi ve yeni ortaklıklar
Panelde konuşan Ondo Finance Başkanı Ian De Bode, son dönemde başta Broadridge ve Menkul Kıymet Saklama ve Takas Kurumu (DTCC) ile yapılan anlaşmaların önemine vurgu yaptı. Bu iş birlikleri, menkul kıymetlerin blokzincir üzerinde dijitalleştirilmesi ve blokzincir tabanlı paydaş oylamalarının önünü açıyor. Kurumlar, kriptoya karşı geçmişteki temkinli tavırlarını aşarken, finansal çözümlerde teknolojiyi öncelemeye başladılar.
Robinhood’un temsilcisi Nicola White ise bankalarla yapılan görüşmelerde önemli bir zihniyet değişikliği yaşandığını söyledi. White’a göre, iki yıl öncesine kadar blokzincirin ne olduğu konuşulurken, artık asıl odak noktası kriptonun bankacılık sistemlerine nasıl entegre edileceği oldu.
Kripto altyapısının sunduğu avantajlar
Paneldeki tüm isimler, kriptonun geleneksel finansa göre özellikle işlem hızı ve piyasa erişilebilirliği gibi konularda önemli avantaj sunduğunu dile getirdi. De Bode, Ondo’nun tokenleştirilmiş hazine ürünlerinde hafta sonu dahil anlık alım-satım ve günlük getiri gibi seçenekler sunduğunu belirtti. Bu tür uygulamaların, klasik para piyasalarında henüz mümkün olmadığını aktardı.
“Bu başlı başına finans dünyasındaki pek çok kişiye göre oldukça çarpıcı bir değer önerisi,” ifadesini kullandı.
Panelistlere göre, bu gelişmelerin potansiyeli yüksek olsa da, mevcut regülasyonlar ve eski finans altyapıları kurumların hızla adapte olmasını kısıtlıyor. White, bankaların kripto ürün geliştirme sürecinde özellikle net düzenleyici çerçeve beklediklerini dile getirdi.
Küresel piyasada bölünme ve geleceğe bakış
Babylon Labs yöneticisi Boris Alergant ise kurumların artık yalnızca Bitcoin’in fiyat performansına değil, sermaye verimliliği gibi farklı başlıklara odaklandığını ifade etti. Babylon Labs, yatırımcıların Bitcoin teminatları karşılığında varlıklarını merkezi kontrol veya sarmal varlıklara gerek kalmadan teminat göstererek borç almalarını sağlayan ürünler geliştirdiğini belirtti.
Panelde ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri dışında kalan kripto ekosistemi ile Amerikan pazarındaki regüle uygulamalar arasındaki ayrışma da gündeme geldi. De Bode, ABD dışındaki merkeziyetsiz finansın yenilikçi projeleri teşvik etmeye devam ettiğini, ancak Amerikan bankalarının daha kontrollü, izinli blokzincir sistemlerine yöneldiğini ifade etti.
“Şu an offshore (Amerika dışı) gelişen tüm uygulamaların ABD’de aynı şekilde kabul göreceğini düşünmüyorum,” değerlendirmesi yapıldı.
Bütün bu zorluklara rağmen paneldeki konuşmacılar, kurumsal fonların ve kriptoya özgü likiditenin önümüzdeki dönemde birbirine yaklaşacağını ve iki sistemin uzun vadede birleşeceğini öngördüklerini belirtti.




