Ethereum’un kurucu ortaklarından Vitalik Buterin, 5 Şubat’ta sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamalarla, günümüzde hızla artan Layer 2 (L2) projelerinin Ethereum’un uzun vadeli vizyonuna zarar verdiğini savundu. Buterin’e göre birçok yeni ağ, teknik yenilik üretmek yerine hazır şablonları kopyalayarak ilerliyor ve ekosistemin gelişimini sınırlandırıyor. ABD merkezli geliştirici topluluğuna hitap eden paylaşımında, özellikle “kopyala-yapıştır” mantığıyla oluşturulan EVM uyumlu zincirleri hedef aldı. Ünlü geliştirici, Ethereum’un ölçeklenme hedeflerine ulaşabilmesi için yüzeysel çözümler yerine özgün mimarilere ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Kopya L2 Modellerine Yönelik Eleştiriler
Vitalik Buterin, 5 Şubat tarihli paylaşımında, yeni L2 ağlarının büyük bölümünün teknik zorunluluktan değil, alışkanlık ve konfor alanından beslendiğini ifade etti. Ona göre geliştiriciler, çoğu zaman Ethereum Sanal Makinesi’ni temel alan zincirler kurup, üzerine bir haftalık gecikmeli “iyimser köprü” ekleyerek piyasaya çıkmayı tercih ediyor. Bu yaklaşımın, geçmişte DAO yönetiminde yaygınlaşan “Compound çatallama” eğilimine benzediğini belirtti.
Buterin, uzun süredir tekrarlanan bu yöntemin yaratıcılığı körelttiğini ve sektörün hayal gücünü sınırladığını dile getirdi. Ethereum’a yüzeysel biçimde bağlanan ağların, gerçek bir ölçeklenme katkısı sunmadığını savunan geliştirici, bu eğilimin ekosistemi çıkmaz bir noktaya sürüklediğini öne sürdü. Özellikle yalnızca marka değeri üzerinden Ethereum’la ilişkilendirilen projelerin, teknik açıdan zayıf kaldığını vurguladı.
Kurucu ortak, Ethereum köprüsü bile bulunmayan EVM zincirlerine karşı daha sert bir tutum sergiledi. Bu tür projelerin hem ekosisteme hem de kullanıcı güvenine zarar verdiğini belirten Buterin, yeni birinci katman ağlara da ihtiyaç olmadığını ifade etti. Ethereum ana ağının 2026’ya kadar blok alanını genişletmeye devam edeceğini söyleyen Buterin, temel katmanın hâlihazırda ölçeklenme yolunda ilerlediğini hatırlattı.
Gerçek Bağlantı ve Güvenlik Vurgusu
Buterin’in son açıklamaları, daha önce yaptığı ve bazı L2 projelerinin Ethereum güvenliğini tam olarak devralmadığı yönündeki eleştirilerin devamı niteliğinde oldu. Ona göre günümüzde birçok ağ, kendisini Ethereum’un doğal uzantısı gibi tanıtsa da, pratikte ana zincirle zayıf bağlara sahip bulunuyor. Ana ağ ücretlerinin düşmesi ve gas limitlerinin yükselmesi, L2’lerin “markalı shard” gibi çalışmasını artık zorunlu olmaktan çıkardı.
Ünlü geliştirici, projelerin teknik gerçeklik ile kamuoyuna sundukları imaj arasında uyum sağlaması gerektiğini savundu. “Algı ile içerik örtüşmeli” mesajı veren Buterin, Ethereum bağlantısını yalnızca pazarlama aracı olarak kullanan girişimleri eleştirdi. Gerçek entegrasyon olmadan yapılan tanıtımların, ekosistemin güvenilirliğini zedelediğini belirtti.
Buterin, makul bulduğu iki temel modeli de paylaştı. İlk modelde, tahmin piyasaları gibi uygulamaların hesap yönetimi ve uzlaşmayı ana ağda yaparken, işlemleri rollup üzerinden yürütmesi yer alıyor. İkinci modelde ise devlet kayıt sistemleri gibi kurumsal yapılar, şeffaflık için kriptografik kanıtları Ethereum üzerinde yayımlıyor. Bu tür sistemlerin tam anlamıyla merkeziyetsiz olmasa da, açık biçimde konumlandırılması gerektiğini vurguladı.




