Küresel finans mesajlaşma ağı SWIFT, blokzincir tabanlı yeni defter altyapısının dokuz aylık geliştirme sürecinin ardından ilk kullanıma hazır hale geldiğini açıkladı. Sistem, tokenleştirilmiş banka mevduatlarıyla sınır ötesi ödemeleri desteklemeyi amaçlıyor.
İlk aşamada 17 büyük banka yer alacak
SWIFT, HSBC, Citi, BNP Paribas, UBS, ANZ, DBS ve Standard Chartered dahil 17 büyük bankanın yeni defter üzerinde pilot ödemelere hazırlandığını duyurdu. Pilot uygulama, bankaların tokenleştirilmiş mevduatları kullanarak uluslararası para transferlerini günün her saatine yaymasına imkan tanıyacak.
SWIFT, dünya genelinde 200’den fazla ülke ve bölgede 11.500’ü aşkın banka ve finans kuruluşunu birbirine bağlayan bankalar arası mesajlaşma altyapısını işletiyor. Kurum, mevcut ağındaki ödemelerin yüzde 75’inin alıcı bankaya 10 dakika içinde, çoğu zaman ise saniyeler içinde ulaştığını belirtiyor.
Thierry Chilosi, bu adımın regülasyona tabi dijital varlıklar açısından önemli bir dönüm noktası oluşturduğunu, tokenleştirilmiş değerin modern ticaretin beklediği hız ve esneklikle sınır ötesine taşınmasına imkan vereceğini söyledi.
Hafta sonu ve gece işlemleri hedefleniyor
Yeni defter, katılımcı bankaların gece saatlerinde ve hafta sonlarında da sınır ötesi ödeme sunmasına olanak tanıyacak. SWIFT, bunun yapılırken mevcut ödeme süreçlerine gömülü uyum, kredi, risk ve kontrol standartlarının korunacağını vurguladı.
Bu adım, bankaların düzenlenmiş finansal altyapı içinde tokenleştirilmiş mevduat kullanımını artırma çabasının son halkası olarak öne çıkıyor. Amaç, geleneksel bankacılık saatlerinin ötesine geçen bir ödeme akışı kurmak.
Dijital varlıklarda yeni genişleme planı
SWIFT Baş Ticari Sorumlusu Thierry Chilosi, yeni bileşenin kurumun dayanıklı küresel platformuna eklendiğini ve bunun gelecekte programlanabilir para ile otonom ticaret gibi alanlarda yeniliğe zemin hazırlayabileceğini ifade etti.
Mini sözlük: Tokenleştirilmiş mevduat, bankadaki geleneksel mevduatın dijital bir temsilinin blokzincir üzerinde izlenebilmesini sağlayan yapı olarak tanımlanır. Bu model, bankacılık sistemi içindeki parayı doğrudan dijital varlık altyapısıyla buluşturmayı hedefler.
Kurum, kontrollü ilk canlı kullanım aşamasının ardından defterin işlevlerini ve erişimini genişletmeyi planlıyor. Bu yaklaşım, teknolojinin önce sınırlı kapsamda test edilip daha sonra kademeli biçimde yaygınlaştırılacağını gösteriyor.
SWIFT’in duyurusu, büyük bankaların benzer alandaki diğer girişimleriyle aynı döneme denk geldi. JPMorgan Chase, Bank of America, Citibank, Barclays, BNY ve Wells Fargo’nun da aralarında bulunduğu bir banka konsorsiyumu, 2027’nin ilk yarısında tokenleştirilmiş mevduat ağı başlatmayı planladığını açıklamıştı. Bu ağın, geleneksel ödeme hatlarını dijital varlık altyapısıyla birleştirerek 7 gün 24 saat mutabakat sağlaması öngörülüyor.
Öte yandan New York Borsası mart ayında tokenizasyon platformu Securitize ile blokzincir tabanlı hisse senedi ve borsa yatırım fonu altyapısı geliştirmek için iş birliğine gitmişti. Ocak ayında ise NYSE’nin çatı şirketi Intercontinental Exchange, 24 saat işlem, anlık mutabakat, stabilcoin tabanlı fonlama ve zincir üstü takasa odaklanan tokenleştirilmiş menkul kıymet platformu planlarını paylaşmıştı.




