Standard Chartered analistleri, stabilcoinlerin sistem içindeki dolaşım hızının beklentilerin üzerinde arttığını ve bunun uzun vadeli büyüme tahminlerinde kritik bir değişken haline geldiğini belirtti. Bankanın dijital varlık araştırmalarını yöneten Geoffrey Kendrick, son dönemde tokenların el değiştirme sıklığının yükseldiğini ve bu durumun daha önceki varsayımlarla örtüşmediğini ifade etti.
Artan dolaşım hızı yeni dengeler yaratıyor
Kendrick, stabilcoin arzının 2028 yılına kadar 2 trilyon dolara ulaşacağı yönündeki öngörünün önemli ölçüde kullanım sıklığına dayandığını vurguladı. Tokenların daha hızlı el değiştirmesi, işlem hacmi artsa bile yeni stabilcoin ihraç ihtiyacını sınırlayabilecek bir etki yaratıyor. Bu nedenle dolaşım hızındaki değişimin yakından izlenmesi gerektiği belirtiliyor.
Yayımlanan verilere göre stabilcoinlerin ortalama dolaşım hızı son iki yılda yaklaşık iki katına çıktı ve aylık bazda ortalama altı kez el değiştirme seviyesine ulaştı. Bu artışın özellikle USDC tarafında gözlemlendiği, farklı blokzincir ağlarında kullanımın belirgin şekilde hızlandığı kaydedildi.
Standard Chartered, bu yükselişi yeni kullanım alanlarının genişlemesiyle ilişkilendiriyor. Stabilcoinler artık yalnızca kripto alım satımı veya tasarruf aracı olarak değil, geleneksel finans altyapısına alternatif ödeme araçları ve yapay zekâ destekli işlemlerde de kullanılmaya başlandı.
Yeni kullanım alanları ve uzun vadeli beklentiler
Kendrick’e göre dolaşım hızındaki artış, tüm stabilcoinler için genel bir değişimden ziyade yeni ve ek talep kaynaklarının ortaya çıkmasına işaret ediyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde tasarruf amaçlı kullanılan stabilcoinlerde benzer bir hızlanma görülmediği, bu alanda Tether’in USDT tokenının hâlâ baskın konumda olduğu ifade ediliyor.
Banka, bu gelişmelere rağmen uzun vadeli beklentilerini koruyor. Mevcut projeksiyona göre stabilcoin arzının önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde büyümesi ve ABD Hazine tahvillerine yönelik ek talep oluşturması bekleniyor. Bu çerçevede stabilcoinlerin küresel likidite akışlarını yeniden şekillendirme potansiyeline sahip olduğu değerlendiriliyor.
Ayrıca stabilcoinlerin, gelişmekte olan ülkelerdeki banka mevduatlarından kayda değer miktarda fon çekebileceği ve kripto varlıkların benimsenmesinde önemli bir rol üstlenebileceği görüşü korunuyor.
Öte yandan, dolaşım hızının sabit kalması halinde artan işlem hacminin yeni stabilcoin talebini destekleyebileceği, ancak hızın yükselmeye devam etmesi durumunda aynı etkinin görülmeyebileceği ifade edildi.
Bankanın değerlendirmesine göre stabilcoinler ödeme sistemleri, sermaye piyasaları ve otomasyon temelli işlemlerde daha fazla yer buldukça hız faktörü en az arz kadar belirleyici hale gelebilir.




