Küresel stablecoin piyasasında toplam arz 333 milyar doları aşarken, piyasa değerinin dağılımı bugüne kadarki en yoğun konsantrona ulaştı. Piyasadaki paylara bakıldığında USDT 202 milyar dolarlık arz ve yüzde 61’lik oranla ilk sırada yer alıyor. USDC ise 82 milyar dolar ile yüzde 25’lik bir paya sahip. Böylece yalnızca iki stablecoin, toplam pazarın yüzde 86’sını kontrol ediyor. Diğer tüm stablecoin’ler ise 49 milyar dolar ile yüzde 14’lük bir dilimi oluşturuyor.
Ethereum’a Olan Güven ve Zincirler Arası Dağılım
Ethereum üzerinde tutulan stablecoin varlıkları, piyasanın değişen dinamiklerine ışık tutuyor. Son verilere göre Ethereum ağında toplam 179 milyar dolar değerinde stablecoin bakiyesi bulunuyor. Bu miktarın 2018’de neredeyse sıfırdan hızla bugünkü seviyesine ulaştığı görülüyor. Kurumsal yatırımcılar, işlemlerin kesinliği ve güvenliği gibi unsurlar nedeniyle Ethereum’u bir mutabakat ve saklama katmanı olarak tercih ediyor. Buna karşılık, yüksek frekanslı alım satım işlemleri ise daha hızlı ve düşük maliyetli blokzincirlerinde sürdürülüyor. Ethereum’da park halinde duran 179 milyar dolar ise özellikle hızlı işlemden ziyade, güvenilir saklama ihtiyacına işaret ediyor.
Altyapı tarafında yeni girişimler dikkat çekiyor
Ethereum’un bir mutabakat ağı, diğer blokzincirlerin ise alım satım platformu rolünü üstlenmesi piyasada bir boşluk yarattı. Buna karşılık son dönemde Ethereum üzerinde kurulan Reya protokolü dikkat çekiyor. Reya, Ethereum’un güvenliğine sahip işlem katmanı olarak piyasaya giriş yaptı ve lansman gününde 1,5 milyar dolarlık günlük hacme ulaştı. Protokol, kurumsal stablecoin bakiyeleri ile aktif işlem platformları arasındaki bölünmüş yapıyı azaltmayı hedefliyor. Eğer bu yaklaşım başarılı olursa, stablecoin bakiyelerinin bulunduğu zincirle aktif ticaret yapılan platform arasındaki geçişi kolaylaştırabilir.
Ethereum üzerindeki 179 milyar dolarlık stablecoin miktarı, USDT ve USDC üzerindeki baskınlığı da artırıyor. Her iki token bu varlıkların önemli bir kısmını oluşturuyor. Kurumsal kullanıcıların Ethereum’a olan güveni, yeni stablecoin projelerinin rekabetini güçleştiriyor. Bu ölçekte bir pazar payını değiştirmek, yalnızca teknik ürün geliştirmekle değil, yıllar içinde oluşan zincir güvenini kazanmakla da doğrudan bağlantılı.
İki Büyük Oyuncunun Piyasaya Etkisi
USDT ve USDC dışındaki stablecoin’lerin toplam 49 milyar dolarlık payı piyasada yüzlerce projeye dağılmış durumda. Ancak bu miktar tek bir veya birkaç token arasında toplanmış şekilde ilerliyor. DAI, USDe, PYUSD ve RLUSD gibi isimler bu grupta öne çıkıyor ve piyasada derin likiditeye sahipler. USDT ve USDC hem likidite derinliği hem de borsa entegrasyonlarıyla, USDC’nin özelinde ise düzenleyici uyumlulukla birlikte, yeni girişimciler için büyük rekabet avantajı yaratıyor. Bu durum, stablecoin alanında yeni projelerin hızlı büyümesini ciddi şekilde sınırlıyor.
Pazarın bu şekilde yoğunlaşmasının önümüzdeki iki yılda daha da güçlenip güçlenmeyeceği ise büyük ölçüde kurumsal ihraççıların piyasaya etkisine bağlı. PayPal, BlackRock, Ripple ve Stripe gibi şirketler kendi stablecoin girişimlerini geliştirirken, bu yeni ürünlerin talep yaratıp yaratamayacağı mevcut dengeyi değiştirebilecek ana unsur olarak görülüyor.
$333 milyar stablecoin arzının yüzde 86’sını USDT ve USDC oluşturuyor.
Ethereum’da tutulan stablecoin bakiyesi 179 milyar dolara ulaşmış durumda.
USDT ve USDC dışındaki stablecoin’ler toplamda pazarın yalnızca yüzde 14’ünü temsil ediyor.




