Blockchain analiz şirketi Chainalysis tarafından yayımlanan yeni bir raporda, stablecoin’lerin önümüzdeki on yılda küresel finansın temel taşlarından biri haline gelmesi bekleniyor. Araştırmaya göre 2035 yılına kadar stablecoin işlemlerinin uyarlanmış hacmi 719 trilyon dolara ulaşacak.
Stablecoin büyümesinin nedenleri
Chainalysis’in verilerine göre, stablecoin’lere olan ilginin temelinde doğal bir benimseme süreci yatıyor. Şirket, bu artışın sınır ötesi değer transferlerinde ve günlük ticarette köklü bir değişimin habercisi olduğunu ifade etti. Şu anda stablecoin’ler hem kripto ekosisteminin hem geleneksel finans kanallarının vazgeçilmez unsurları arasında yer almaya başladı.
2023 yılında stablecoin işlemleri 35 trilyon doları geçti. Ancak bu miktarın yalnızca yüzde 1’lik bir kısmı gerçek dünya ödemelerine yönelik kullanıldı. Blockchain veri şirketi Artemis Analytics ve danışmanlık firması McKinsey’in mart ayında yayımladığı bir rapora göre, geri kalan büyük bölüm ise ağ üzerinde transfer işlemlerine dayandı.
Küresel çapta nesiller arası varlık transferi de stablecoin yaygınlaşmasını hızlandıran faktörler arasında yer alıyor. Uzmanlar, önümüzdeki on yıllar içinde Baby Boomer kuşağından Y kuşağı ve Z kuşağına toplam 100 trilyon dolara yakın bir servetin geçmesinin beklendiğini belirtmekte. Genç neslin finansal tercihlerinde dijital varlıklara olan ilgi, stablecoin’in finansal işlemlerde ön plana çıkmasına zemin hazırlıyor.
Geleneksel ağlarla rekabet ve teknolojik avantajlar
Chainalysis, raporunda stablecoin işlemlerinin Visa ve Mastercard gibi geleneksel ödeme ağlarının işlem hacmine, mevcut büyüme hızının sürmesi halinde, 2039’dan önce ulaşılabileceğini öngörüyor. Bu durum, uzun yıllardır aracı kurumlara ve işlem ücretlerine bağlı olan geleneksel altyapılar üzerinde doğrudan bir baskı yaratacak gibi görünüyor.
Stablecoin’lerin öne çıkan özelliklerinden biri de, anlık transfer ve sürekli işlem yapabilme imkanı sunması. Kredi kartı ağlarının aksine, stablecoin altyapısı sayesinde ödemeler 7 gün 24 saat gerçekleşebiliyor ve işlem süreçleri programlanabilir hale geliyor. Bu yenilik, özellikle uluslararası para gönderimleri, ticari ödemeler ve şirket hazinesinin yönetimi gibi alanlarda işlemleri hızlandırıyor; maliyetleri azaltıyor.
Raporda, işletmelerin stablecoin ile ödeme kabul etmesinin giderek daha yaygınlaştığı da belirtiliyor. Bu alanda yaşanan gelişmelerle birlikte, stablecoin ödemeleri artık kullanıcı tarafından bilinçli olarak seçilen bir yöntemden, arka planda görünmeyen bir altyapıya dönüşmeye başladı.
Chainalysis ayrıca, dijital varlıkların finansal sistemin merkezine taşınırken kurumların bu geçiş sürecinde çalışma biçimlerini kolaylaştırmak amacıyla yeni bir blockchain istihbarat hizmeti duyurdu. Bu sistemle, kurumların onchain ödeme altyapısına entegre olmaları hedefleniyor.
“Kriptolar, yeni nesil finansın varsayılan sistemi haline geldiğinde artık stablecoin’lerin geleneksel ödeme ağlarıyla rekabet edip etmeyeceği değil, bu değişimin ne kadar hızlı gerçekleşeceği konuşulmalı” ifadesi raporda yer aldı.
Chainalysis ayrıca, “Şimdi onchain ödeme çözümleri geliştiren kurumlar küresel finansın yeni dönemine şekil verirken, bekleyenler başkalarının altyapısını kullanmak zorunda kalabilir” görüşüne de vurgu yaptı.




