Avrupa Birliği, Rusya’ya yönelik 21. yaptırım paketi kapsamında 11 kripto platformunda işlemlerin yasaklanmasını önerdi. Teklif, şimdiye kadar daha çok bankalar ve enerji gelirleri etrafında şekillenen yaptırım çerçevesini, Moskova’nın Ukrayna savaşı nedeniyle uygulanan kısıtlamaları aşmasına yardım ettiği öne sürülen kripto şirketlerini de kapsayacak şekilde genişletiyor.
Komisyon, kapsamı kripto platformlarını da içine alacak şekilde genişletiyor
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, hazırlanan önlemlerin bankaları, silah üreticilerini, petrol tacirlerini, rafinerileri ve Birlik dışındaki başka kurumları hedef aldığını açıkladı. Kallas, X üzerinden yaptığı paylaşımda, belirli üçüncü ülkelere yönelik kripto varlık hizmeti yasağının sıkılaştırılacağını, yeni yaptırım listeleri hazırlanacağını ve 11 kripto platformuna işlem yasağı uygulanmasının planlandığını belirtti.
Kaja Kallas, AB’nin belirli üçüncü ülkelere yönelik kripto varlık hizmeti yasağını sıkılaştıracağını ve 11 kripto platformunda işlemleri yasaklamayı önerdiğini açıkladı.
Avrupa Komisyonu, kamuoyuna açık açıklamalarında söz konusu 11 platformun adını paylaşmadı. Bu nedenle yasağın hangi şirketleri kapsayacağı henüz netleşmedi. Taslağın, yaptırım uygulanan Rus kişi ve kurumlara hizmet verdiği ya da AB tedbirlerinin etrafından dolanılmasına katkı sunduğu iddia edilen yapıları hedef aldığı aktarıldı.
Von der Leyen, ek banka ve üçüncü ülke kurumlarının da listede olduğunu açıkladı
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yeni pakette Rusya’daki 31 ilave bankaya ve üçüncü ülkelerde bulunan 20 kuruluşa da yasak getirileceğini söyledi. Von der Leyen’e göre bu kapsamda bankalar, kripto platformları ve petrol ticaretiyle bağlantılı şirketler yer alıyor. Avrupa Komisyonu, AB’nin yürütme organı olarak yasa tekliflerini hazırlayan ve yaptırım paketlerinin teknik çerçevesini oluşturan kurum konumunda bulunuyor.
Ursula von der Leyen, paketin Rusya’daki 31 ek bankayı ve üçüncü ülkelerdeki 20 kurumu kapsadığını, hedef alınan yapıların yaptırım altındaki Rus kişi ve kuruluşlara hizmet verdiğinin değerlendirildiğini belirtti.
Açıklamalara göre hedefteki kuruluşların, yaptırım altındaki Rus kişi ve şirketlere hizmet verdiği veya mevcut AB önlemlerinin aşılmasına yardımcı olduğu değerlendiriliyor. Ancak Komisyon, her bir kurumla ilgili ayrıntılı gerekçeleri henüz kamuoyuna açmadı.
İngiltere’nin HTX adımı tartışma yaratmıştı
AB’nin teklifi, Birleşik Krallık’ın 26 Mayıs’ta HTX’in arkasındaki Panama merkezli Huobi Global S.A.’ya yönelik yaptırım kararının ardından geldi. İngiliz makamları, HTX’in Rusya bağlantılı finans ağlarına mali hizmetler ve fon akışları üzerinden destek sağlamış olabileceğine dair makul gerekçeler bulunduğunu bildirdi. Açıklamada, yaptırım altındaki A7 Limited Liability Company ile Garantex üzerinden yürütülen işlemlere işaret edildi.
HTX ise suçlamaları reddetti ve yaptırım uygulanan yapının çevrim içi borsadan ayrı bir kuruluş olduğunu savundu. Daha sonra yayımlanan Global Ledger raporunda, platform üzerinden 2021 ile Mayıs 2026 arasında yaklaşık 21,06 milyar dolarlık yüksek riskli kripto akışı geçtiği, bunun en az 7,64 milyar dolarlık bölümünün Rusya bağlantılı yüksek riskli kuruluşlar ve Hydra, Garantex, Grinex ile A7A5 gibi yapılarla ilişkili olduğu belirtildi.
Mini sözlük: Tokenizasyon, gerçek dünya varlıklarının veya finansal araçların blokzincir üzerinde dijital temsillere dönüştürülmesini ifade eder. MiCA ise Avrupa Birliği’nin kripto varlık piyasalarını düzenleyen ortak çerçevesi olarak uygulanıyor.
Uzmanlar geniş kapsamlı işaretleme yöntemine karşı uyardı
Birleşik Krallık’ın yaptırım kararları, blokzincir araştırmacılarının da eleştirisini çekti. Araştırmacılar, bir borsanın tamamını yüksek riskli kabul eden geniş kapsamlı yaklaşımların meşru kullanıcıların işlemlerini de dondurabileceğini ve yasa dışı fonların izini sürmek için kullanılan uyum araçlarının etkinliğini azaltabileceğini kaydetti.
AB tarafında ise teklifin hangi platformlara uygulanacağı ve yasakların teknik olarak nasıl devreye alınacağına ilişkin ayrıntılar bekleniyor. Mevcut aşamada açıklanan çerçeve, kripto sektörünün de Rusya yaptırımları tartışmasında daha görünür bir başlık haline geldiğine işaret ediyor.




