Solana, finans sektöründeki kurumlara hızla değişen kripto para düzenlemelerini anlamada destek sağlamak amacıyla İsviçre merkezli yeni bir araştırma kuruluşunu hayata geçirdi. Solana Research Institute (SRI) adını taşıyan bu yapı, halka açık blok zincirleri ile izin tabanlı ağlar arasındaki rekabetin hız kazandığı bir dönemde, finans şirketlerinin yasal düzenlemelere uygun hamleler yapmasına yardımcı olmayı hedefliyor.
Kurumsal kripto adaptasyonunda yeni adım
SRI, uzun yıllar Euroclear’da üst düzey yöneticilik yapan Angus Scott’ın öncülüğünde faaliyete geçti. Şubat ayında açıklanan bu kuruluşun lansmanı kapsamında, Solana ağı hakkında finans dünyası profesyonellerine sunulan yaklaşık 60 sayfalık kapsamlı bir rapor da yayımlandı. Söz konusu çalışmaya Solana Foundation yanında Jito, R3 ve Figment gibi sektörün önde gelen isimleri katkı sağladı.
SRI, başta Avrupa’da yürürlüğe giren Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği (MiCA) ile ABD’de hazırlanan Ulusal Yenilikçi Sabit Para Yasası (GENIUS) gibi çerçeveler konusunda şirketlere yol gösterecek. Böylece kurumların dijital varlık dünyasına katılımını mümkün olabildiğince güvenli ve şeffaf kılmak amaçlanıyor.
Solana kanadındaki bu hamle, ağın 2025 yılında Washington merkezli Solana Policy Institute açılışı sonrasında kurumsal pazarda etkinliğini artırmaya dair daha büyük bir stratejinin parçası olarak öne çıkıyor. Bu girişimle birlikte, düzenlemeye tabi finans kurumlarının kendilerini daha rahat hissetmeleri ve halka açık blok zincirlerini kullanmaya başlamaları hedefleniyor.
Kurumların ilgisi ve veriyle kanıtlanan artış
Solana Foundation’ın Avrupa Kurumsal Büyüme Başkanı Ben Brophy, SRI sayesinde kurumların yalnızca test değil, gerçek uygulamalara geçebilecekleri, sektörle temas halinde bilgi dolu diyalog ortamları yaratılmasının hedeflendiğini aktardı. Kendi açıklamasına göre:
Bu kurum, ihtiyaca uygun analiz ve bilinçli tartışmalarla kurumların deneme aşamasından gerçek kullanıma geçişini hızlandıracak.
Ağın katmanlarında hızlı bir büyüme dikkat çekerken, Şubat ayında 650 milyar dolar tutarında stablecoin transferi ve Mart itibarıyla 2 milyar doların üzerinde gerçek dünyaya dayalı token varlığı transfer edilmiş durumda. Bu veriler, Solana’daki stablecoin ve varlık tokenizasyonunun hızla artmaya başladığını gösteriyor.
Ethereum’un üstünlüğü ve mevcut zorluklar
Bununla beraber Ethereum, hâlâ merkeziyetsiz finans ekosistemindeki en yüksek likiditeye sahip platform konumunu koruyor. DefiLlama’nın son verilerine göre, Ethereum ağında tutulan stablecoin miktarı 165 milyar doları aşarken, toplam kilitlenen değer de yaklaşık 44 milyar dolara ulaşıyor. Solana tarafında ise bu miktar henüz 5 milyar dolar seviyesinde.
Benzer şekilde, SRI’nin paylaşımında geleneksel finans kurumlarının blok zinciri sektörüne ilgisinin son 12 ayda kayda değer biçimde arttığı vurgulandı. Londra’da gerçekleştirilen kapalı toplantılarda State Street ve Depository Trust & Clearing Corporation gibi kurumların temsilcilerinin de yer aldığı ifade edildi.
Jito Foundation yönetişim direktörü Nick Almond ise kurumların daha ileri düzeyde gereksinimlere ve operasyonel risklere odaklanmaya başladığını belirtti. Almond, ABD ve Avrupa’daki düzenleyici netliğin sektörün daha somut adımlar atmasına yol açtığını ekledi.
“Son dönemde, ‘Bu sistem uygulanabilir mi?’ sorusundan, işlem kalitesi, piyasa yapısı ve operasyonel risk gibi ayrıntılı gereksinimlerin toplanmasına geçiş olmuş durumda. Sektör altyapısının olgunlaşmasıyla birlikte kurumsal ilginin daha da artması bekleniyor.”
Ancak yine de bazı zorlukların sürdüğü aktarılıyor. Özellikle saklama, raporlama ve piyasa altyapısı gibi başlıklarda sektörün halen beklenen olgunluğa ulaşmadığına dikkat çekiliyor.




