Satın alma yöneticileri endeksi (PMI) ABD sektörlerinin güncel durumunu görme açısından önemli detaylar içerir. Bugünkü PMI raporu özellikle İran savaşının ardından ABD imalat sektörünün durumunu gözler önüne seriyor. Peki raporda endişe verici bir şey var mı? Fed’in Mayıs faiz kararını nasıl etkiler?
ABD PMI raporu
ABD İmalat PMI Mart ayındaki son rapora göre daha iyi konumda. ABD imalat sektörü için mevsimsellikten arındırılmış PMI değeri Nisan ayında 54,5 olarak açıklandı. Mart ayındaki 52,3’lük değerle kıyaslandığında bu, Mayıs 2022’den bu yana kaydedilen en güçlü genişlemeye işaret ediyor. İmalat koşullarındaki bu iyileşme büyük ölçüde stok oluşturma çabalarından besleniyor. Firmalar, artan hammadde fiyatları ve tedarik zinciri aksamalarına karşı kendilerini korumak amacıyla stoklarını büyütüyor.

Yeni sipariş girişleri ve üretim miktarları son dört yılın en hızlı artışını gösterdi. Fakat büyüme ağırlıklı iç pazara odaklı. İhracat ise 11 aydır üst üste düşüş gösteriyor ve İran savaşının etkisi burada ortaya çıkıyor. Girdi ve çıktı fiyatları son 10 ayın en hızlı artışını yaşadı. Üreticiler artan maliyetlerini korumak için satış fiyatlarını yükseltirken, operasyonel giderler ve ücretler neredeyse bir yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu durum enflasyon ve Fed’in faiz kararı için iyi değil.
S&P Global Market Intelligence Baş İşletme Ekonomisti Chris Williamson şunları söyledi;
“Nisan ayında imalat faaliyetlerinde görülen artış, ilk bakışta düşündüğü kadar sevinç verici bir durum değildir. Bu toparlanmanın ardındaki temel itici güç, şirketlerin korkulan yeni fiyat artışları ve tedarik sıkıntılarının önüne geçme ihtiyacıdır; bu durum, ekonomiye yönelik olumsuz etkilerin artmaya devam etmesiyle önümüzdeki aylarda zayıflayabilecek kısa vadeli bir ivme sağlamaktadır.
Satın alma faaliyetlerindeki büyüme, pandemiden bu yana dört yıldır görülmemiş bir orana ulaştı. Bu durum, Orta Doğu’daki savaşla bağlantılı olarak giderek yaygınlaşan tedarik gecikmeleri ve fiyat artışlarının, gümrük vergilerinden kaynaklanan tedarik ve enflasyon üzerindeki mevcut baskıyı daha da şiddetlendirmesiyle ortaya çıktı.
Hammadde fiyatlarının yükseldiği bir ortamda şirketler genel giderleri azaltma ihtiyacından giderek daha fazla endişe duymaya başladıkça istihdam düştü; üreticiler ise kâr marjlarını korumaya çalışırken satış fiyatları yükseldi.
Cesaret verici olan ise, önümüzdeki yılki üretimle ilgili iş dünyası beklentilerinin iyileşmesidir. Bu durum, kısmen ABD’nin savaştan daha önce korkulduğundan daha az ve diğer ekonomilere kıyasla daha az etkileneceği yönündeki umutları yansıtmakta olup, aynı zamanda Yüksek Mahkeme’nin son kararıyla gümrük vergilerinin etkisine ilişkin endişelerin azalmasını da yansıtmaktadır.”




