Şirketlere ağır ekipman alımı için finansman sağlayan Trad.Fi, kurumsal yapılar için yapay zeka ajanları geliştiren W3 ile birlikte önümüzdeki 48 ayda 650 milyon dolarlık özel krediyi blokzincir üzerine taşımayı hedeflediğini duyurdu. Programın odağında, ABD’de halen büyük ölçüde kağıt tabanlı ilerleyen ekipman dağıtım sektörü yer alıyor.
Hedefte ekipman finansmanında süreci hızlandırmak var
Girişim özellikle üretim sistemleri, endüstriyel elektrik altyapısı ve konut tipi güneş enerjisi kurulumları gibi alanlara yoğunlaşıyor. Trad.Fi, yapay zekayı risk değerlendirmesi, inceleme süreçleri ve kredi fiyatlamasında kullanarak, küçük ve orta ölçekli işletmeler için çoğu zaman ayları bulan finansman süresini bir güne indirmeyi amaçlıyor.
Mini sözlük: RWA, yani gerçek dünya varlıklarının tokenlaştırılması, tahvil, kredi, emtia veya hisse benzeri geleneksel finansal varlıkların blokzincir üzerinde dijital temsilinin oluşturulması anlamına gelir. Özel kredi ise genellikle bankalar dışında sağlanan, halka açık piyasalarda işlem görmeyen borç finansmanını ifade eder.
Küçük işletmeler finansman beklerken anlaşmaları kaçırıyor. Bunu çözmenin yolu, sermayeyi, kayıtları ve iş akışını programlanabilir bir altyapıya taşımaktan geçiyor. Trad.Fi Üst Yöneticisi Alexander Szul, özel kredinin reel ekonominin hızına bu şekilde yaklaşabildiğini belirtti.
Trad.Fi, bu 650 milyon dolarlık tutarın gelecek dört yıla yayılan ekipman finansmanı kaynak oluşturma hattını temsil ettiğini bildirdi. Şirket, böylece özel kredi alanında daha hızlı, izlenebilir ve dijital altyapıyla uyumlu bir model kurmayı planlıyor.
İlk aşamada zincir dışı kredi, sonraki aşamada Avalanche hedefi öne çıkıyor
İlk aşamada, yerleşik geleneksel özel kredi kuruluşlarından gelen kurumsal sermaye, ekipman kredilerinin büyük kısmını doğrudan zincir dışında finanse edecek. Eş zamanlı olarak taraflar, ilk köprü teknolojisi üzerinde çalışacak; bu kapsamda şirketlerin finansal dayanıklılığını öngörme ve sermayeyi blokzincir üzerinde konumlandırma kabiliyetleri geliştirilecek.
Projenin uzun vadeli hedefi ise daha iddialı bir yapı içeriyor. Buna göre kıdemli sermaye ile özkaynak akışlarının tamamının yerel olarak Avalanche blokzinciri üzerinden geçtiği, tamamen programlanabilir bir hazine modeli kurulması amaçlanıyor. Avalanche, yüksek işlem kapasitesi ve kurumsal kullanım senaryolarına odaklanan bir blokzincir ağı olarak biliniyor.
Tokenlaştırılmış likidite havuzu haftalar içinde devreye girebilir
Açıklamaya göre, kimliği paylaşılmayan üçüncü taraf bir işletmeci tarafından yönetilecek tokenlaştırılmış bir likidite havuzu da önümüzdeki haftalarda faaliyete başlayacak. Bu havuz, uygun yatırımcılara program kapsamında üretilen özel kredilerin özkaynak kısmına zincir üstünden doğrudan erişim imkanı sunacak.
Kurumsal sermayenin dijital varlık altyapılarıyla temasında daha yapısal bir dönüşüm yaşandığına da dikkat çekiliyor. Emtialar, hisseler ve özel krediyi kapsayan gerçek dünya varlıklarının tokenlaştırılması pazarı bugün 25 milyar dolar büyüklüğe ulaşmış durumda. Bu rakamın bir yıl önce yaklaşık 6,4 milyar dolar seviyesinde olduğu, Security Token Market verilerine göre ise sektörün 2030 yılına kadar 30 trilyon dolarlık bir hacme erişebileceği öngörülüyor.




