ABD merkezli yazılım şirketi MicroStrategy, 2025 başında gerçekleştirdiği marka dönüşümünün ardından Bitcoin odaklı yeni adıyla gündeme gelmeye devam ediyor. Şirket, 13 ile 19 Nisan tarihleri arasında toplam 34.164 adet Bitcoin satın aldı. Bu işlem, kuruluşun bugüne kadar bir haftada gerçekleştirdiği en büyük üçüncü Bitcoin alımı oldu ve toplam yatırım miktarı 2,54 milyar dolara ulaştı. Şirketin elindeki toplam Bitcoin miktarı ise 815.061 adede yükseldi, bu varlıkların toplam maliyeti 61,56 milyar dolar olarak açıklandı.
STRC fonlaması ve iç dinamiklerde rekorlar
Alım sürecinde MicroStrategy, büyük ölçüde şirketin sürekli tercihli menkul kıymeti STRC’den elde edilen gelirle hareket etti. STRC üzerinden 2,18 milyar dolar, şirketin A sınıfı hisselerinin satışından ise 366 milyon dolar toplandı. STRC üzerinden gelen bu fonlar, şirket tarihinde haftalık bazda yeni rekorların kırılmasına neden oldu. 13 Nisan’da tek bir günde STRC aracılığıyla yapılan Bitcoin alımlarının hacmi yaklaşık 7.741 BTC seviyesine ulaştı. Bunu takip eden günde 14,4 milyon hisse satışıyla 9.364 BTC’ye eşdeğer işlem yapıldı. Son iki günün toplamı ise dört haftalık ortalamaya kıyasla yüzde 518 oranında bir yükselişe işaret etti.
Şirket, ayrıca STRC sahiplerine yarı ayda bir temettü ödemesi planladığını duyurdu. CEO Phong Le, bu uygulamanın dünyada başka bir örneği olmadığını belirterek, temettü plânının STRC yatırımcıları için benzersiz ve cazip olduğunu vurguladı.
Yönetim kurulundan yapılan açıklamada, “Yıl sonuna kadar 800 bin Bitcoin hedefi vardı, ancak bu seviyeye sekiz ay önceden ulaşılmış durumda. Piyasanın beklentisi aşılmış oldu,” değerlendirmesi yer aldı.
Bitcoin piyasasında jeopolitik rüzgarlar ve yeni direnç noktaları
Hafta, ABD-İran arasındaki gerilimin ani tırmanışıyla birlikte, Bitcoin piyasasında da dalgalanmalara yol açtı. Petrol fiyatlarında yüzde 7’nin üzerinde yükseliş yaşanırken, Bitcoin’in haftalık kapanışı yeşilde gerçekleşti. Ancak 76.000 dolar seviyesine yükselen fiyat, teknik olarak bir dizi önemli direnç noktasının hâlâ aşılamadığını gösteriyor. CryptoAppsy verilerine göre Bitcoin haftaya yaklaşık 76.000 dolar civarında başladı.
Piyasanın mercek altına aldığı önemli dirençlerden biri, 21 haftalık üssel hareketli ortalamada yer alan 78.400 dolar seviyesi. Analist Rekt Capital bu noktayı aktif bir ret noktası olarak tanımlarken, CME Bitcoin vadeli işlemlerinde görülen 77.300 dolarlık boşluğun yeni bir yükselişi tetikleyebileceği ifade ediliyor. Daha kritik seviye ise, ABD’deki spot Bitcoin ETF yatırımcılarının ortalama maliyeti olan 81.000 dolar bandı. Kısa vadeli yatırımcıların ise ortalama alış maliyeti 83.500 dolar civarında. Bu seviyelerde satış yapıldığında kar-zarar oranı başa baş civarında seyrediyor.
Geçtiğimiz hafta ABD spot Bitcoin ETF’lerine toplamda 25.000 BTC giriş oldu, Cuma günü ise tek günde 660 milyon dolarlık rekor net giriş gerçekleşti. Buna rağmen Bitcoin fiyatı henüz 81.000 dolarlık psikolojik eşiğe ulaşamadı.
Onchain analiz platformu Glassnode’un baş analisti CryptoVizArt, Bitcoin’in büyük yatırımcılarının ortalama alım maliyeti olan 78.200 doların altında 75 günü aşkın süredir işlem gördüğünü ve bu trendin daha önceki ayı piyasalarına kıyasla daha yumuşak ilerlediğini belirtiyor. “Sinyal ‘her şey yolunda’ değil, dikkatli izlenmesi gerekiyor,” yorumu öne çıktı.
Bitcoin’in geleceğinde kuantum tartışması ve Satoshi bilmecesi
Paris Blockchain Week etkinliğinde, Blockstream’in CEO’su Adam Back bitcoin’in kriptografik altyapısının kuantum bilgisayarlara karşı gönüllü ve geriye dönük uyumlu şekilde güçlendirilmesini tavsiye etti. Son dönemde New York Times’ta yayınlanan araştırmanın ardından Satoshi Nakamoto’nun gerçek kimliğine dair tartışmalar da tekrar alevlendi. Back, iddiaları reddederken, mevcut kuantum bilgisayarların Bitcoin’in güvenliğini tehdit edecek seviyede olmadığını, bu teknolojiye en az 20 yıl olduğunu aktardı. Bununla birlikte, hazırlıklı olmanın önemini vurguladı ve Blockstream’in Liquid Network üzerinde kuantum dayanıklı imza teknolojilerini test ettiğini açıkladı.
Tartışmanın fitilini, Bitcoin geliştiricisi Jameson Lopp ve ekibinin 14 Nisan’da yayınladığı BIP-361 teklifi ateşledi. Bu öneriyle, kuantuma karşı savunmasız adreslerin 5 yıllık bir takvim içinde devre dışı bırakılması ve bu adreslerden hareket etmeyen coin’lerin dondurulması gündeme geldi. Bu uygulamanın, yaklaşık 6,9 milyon Bitcoin’i — aralarında Satoshi Nakamoto’ya atfedilen yaklaşık 1 milyon adet ve son 10 yıldır hareket etmeyen 5,6 milyon coin — etkileyeceği belirtildi. Öneri, sektörde “otoriter ve müsadereci” olarak nitelenerek büyük tepki topladı.
Kuantum bilgisayarların gelişme hızı konusunda son 12 ayda önemli ilerlemeler yaşandı. Google’ın Quantum AI ekibi, Bitcoin’in kullandığı şifreleme algoritmalarını kırmak için gerekli olan fiziksel qubit sayısını yirmide birine indirerek 500.000 seviyesine kadar düşürdü. Caltech’teki araştırmacılar ise, mevcut ilerlemelerin devam etmesi halinde kuantuma dayanıklı makinelerin 2030’dan önce ortaya çıkabileceğini öne sürdü. Ancak birçok uzman, Bitcoin’in altyapısında yapılacak güncellemelerin uzun bir zaman ve koordinasyon gerektirdiğini, bu nedenle riskin hâlâ tamamen öngörülemez olduğunu düşünüyor.
Adam Back, Paris’te yaptığı konuşmada, kuantum sonrası bir göçün Satoshi’ye ait olduğu düşünülen coin’lerin toplam aktif miktarını ortaya çıkarabileceğini belirtti. “Bence Satoshi büyük olasılıkla basına konuşmayan, forumlarda adını kullanmayan birisi” değerlendirmesinde bulundu. Bu arada, sektörün ne piyasaların bu sorunun yanıtını beklemeye niyeti olmadığı da belirtiliyor.




