Kripto para odaklı yeni nesil finans platformları, geleneksel bankacılık modeline alternatif oluşturan yapılarıyla daha görünür hale geldi. Blockrise kurucusu Jos Lazet, The Block’a yaptığı değerlendirmede bu yapıları “anarşist neobankalar” olarak tanımlarken, dijital varlıkların küresel ekonomide dolaşım biçiminin değiştiğine işaret etti.
Bankacılık hizmetleri parçalı altyapıyla sunuluyor
Sektör gözlemcilerine göre bu platformlar, bankacılık, ödeme, saklama, uyum ve blokzincir tabanlı mutabakat gibi işlevleri tek bir kurum altında toplamak yerine, farklı altyapı sağlayıcıları üzerinden bir araya getiriyor. Böylece kullanıcıya banka benzeri bir deneyim sunulurken, hizmetin arka planı birden fazla lisanslı ya da teknik ortak tarafından yürütülüyor.
Mini sözlük: BaaS, yani Hizmet Olarak Bankacılık modeli, lisanslı bir bankanın hesap, ödeme ve uyum altyapısını başka finans teknoloji şirketlerine API üzerinden açmasıdır. MiCA ve MiCAR ise Avrupa Birliği’nin kripto varlık piyasalarına yönelik düzenleme çerçevesini ifade eder.
Ortaya çıkan modelde birçok girişim, tam teşekküllü banka olarak faaliyet göstermek yerine lisanslı bankalar, stabilcoin ihraççıları ve blokzincir tabanlı ödeme ağlarıyla ortaklık kuruyor. Bu yaklaşım, kripto şirketlerinin doğrudan bankacılık lisansı almadan müşteri odaklı ürünler geliştirmesine imkan tanıyor.
Jos Lazet, Hollandalı Bitcoin kullanıcılarının bugüne kadar güvenlik ile kullanım kolaylığı arasında seçim yapmak zorunda kaldığını, bunq altyapısıyla artık iki unsura bir arada erişebildiğini belirtti.
Blockrise ve bunq ortaklığı dikkat çekti
2017’de kurulan ve yalnızca Bitcoin odaklı çalışan Blockrise, Nisan 2026’da Avrupa merkezli neobanka bunq ile iş birliğine gitti. Bu ortaklıkla birlikte banka hesapları doğrudan Bitcoin platformuna entegre edildi. Hizmet içinde tutulan itibari para bakiyeleri, bunq’ın Avrupa bankacılık lisansı üzerinden Hollanda Mevduat Garanti Sistemi kapsamında 100.000 avroya kadar güvence altına alınıyor.
Blockrise, bunq’ın yeni BaaS platformunu kullanan ilk şirket oldu. Şirket bu sayede kendi bankacılık lisansını almadan, Bitcoin alım satımı, varlık yönetimi ve Bitcoin temelli kredi hizmetlerinin yanında bankacılık işlevleri de sunabiliyor. Blockrise’ın ayrıca Hollanda Finansal Piyasalar Otoritesi AFM’den alınmış bir MiCAR lisansı bulunuyor.
Küresel büyüme, farklı modelleri birlikte taşıyor
Bu eğilim yalnızca Avrupa ile sınırlı değil. Hong Kong merkezli kripto ödeme şirketi RedotPay, 2023’te kurulduktan sonra 100’den fazla ülkede 5 milyondan fazla kullanıcıya ulaştı. Şirketin yıllık işlem hacmi yaklaşık 10 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. RedotPay, Eylül 2025’te Coinbase Ventures, Galaxy Ventures ve Vertex Ventures’tan 47 milyon dolar yatırım alarak unicorn statüsüne yükseldi.
Piyasada farklı risk yapıları taşıyan modeller de öne çıkıyor. Plasma One, İstanbul, Buenos Aires ve Dubai gibi dolar talebinin yüksek olduğu kentlere odaklanırken, Gnosis Pay kullanıcı varlıklarını üçüncü bir taraf yerine doğrudan kişisel cüzdanlara bağlı tutan bir yapı sunuyor. Fransa merkezli Deblock ise Fransız IBAN sistemi ile saklama dışı kripto cüzdanını birleştiriyor.
| Platform | Öne çıkan model | Dikkat çeken veri |
|---|---|---|
| Blockrise | Banka hesabı ile Bitcoin hizmetinin birleşmesi | 100.000 avroya kadar mevduat güvencesi |
| RedotPay | Kripto ödeme ağı | 5 milyon kullanıcı, yıllık 10 milyar dolar hacim |
| Gnosis Pay | Cüzdana bağlı kart yapısı | Üçüncü taraf saklama bulunmuyor |
Uzmanlara göre “neobanka” tanımı giderek genişliyor. Bazı platformlar klasik banka deneyimini taklit ederken, bazıları doğrudan cüzdan merkezli finansal arayüzler kuruyor. Bu ayrım, kullanıcı güveni ve operasyonel risk bakımından önemli farklar doğuruyor.
Düzenlemeler ve stabilcoin altyapısı etkili oldu
Bu büyümenin arkasında yalnızca kullanıcı talebi değil, altyapı yatırımları ve düzenleyici çerçeveler de yer alıyor. Stripe, Ekim 2024’te stabilcoin ödeme şirketi Bridge’i 1,1 milyar dolara satın aldı. Mastercard da BVNK için 1,8 milyar dolara kadar ulaşabilecek bir satın alma anlaşmasına yöneldi. 2025’te stabilcoin işlem hacmi 33 trilyon dolara çıktı. Bu rakam, önceki yıla göre yüzde 72 artışa işaret ederken Visa’nın 16,7 trilyon dolarlık mali yıl performansını da geride bıraktı.
Veriler, stabilcoin kullanımının yalnızca alım satım işlemlerinde değil, günlük ödemeler, para transferleri ve hesap yönetimi gibi tüketici odaklı alanlarda da hızla yaygınlaştığını gösterdi.
ABD’de Temmuz 2025’te yürürlüğe giren GENIUS Act, ödeme amaçlı stabilcoin ihracı için federal bir çerçeve oluşturdu. Avrupa’da ise MiCA Aralık 2024’ten bu yana tam uygulamada bulunuyor. Bu ortamda Société Générale dolar endeksli stabilcoin çıkardı, BBVA 2026 için avro endeksli stabilcoin planını doğruladı. Hong Kong Para Otoritesi de Nisan 2026’da ilk stabilcoin lisanslarını HSBC ile Standard Chartered ortak girişimine verdi.
Söz konusu gelişmeler, Bitcoin’e giriş ve elde tutma süreçlerini daha akıcı hale getiriyor. Banka güvenceli hesaplarla Bitcoin hizmetlerinin aynı çatı altında sunulması, itibari para ile kripto varlıklar arasındaki geçiş maliyetini azaltabilir. Buna karşın, bazı gözlemciler bu hibrit yapının Bitcoin’in merkeziyetsizlik anlayışını zamanla daha düzenlenmiş ve daha yoğun aracı kurum yapısına yaklaştırabileceğini değerlendiriyor.




