ABD Kongresi üyeleri Steven Horsford ve Max Miller, Digital Asset Protection, Accountability, Regulation, Innovation, Taxation and Yields (PARITY) Act adlı yasa teklifini mart sonunda bir kez daha sundu. Tasarı, dijital varlıkların ve kripto para işlemlerinin ABD’deki vergi uygulamaları açısından nasıl değerlendirileceğine dair mevcut mevzuatı güncellemeyi hedefliyor.
Yasa teklifinde öne çıkan değişiklikler
PARITY Act, ilk olarak Aralık ayında bir taslak metin olarak gündeme gelmişti. 26 Mart’ta tekrar gözden geçirilmek üzere Kongre’ye sunulan yeni versiyonunda, mevcut madde ve limitlerde bazı önemli güncellemeler yapıldı.
Öne çıkan başlıklardan biri, “de minimis” yani küçük tutarlı işlemlerde vergi muafiyetine dair düzenlemeler oldu. De minimis muafiyetleri, belirli bir tutarın altında yapılan işlemlerin vergi bildiriminden ve ilave yükümlülüklerden muaf olmasını sağlıyor.
Kripto sektörü uzun süredir düşük hacimli işlemler için bir muafiyet talep ediyordu; böylece örneğin bir kahve alımı sırasında küçük ölçekli kripto harcamaları için beyan zorunluluğu ortadan kalkacak, kullanıcılar pratik kullanımda rahatlık kazanacaktı.
Tasarıda 2025 yılına ait bir önceki versiyonda, düzenlenmiş ödeme stablecoin’leriyle yapılacak işlemlerde 200 dolara kadar olan işlemler için bu muafiyet uygulanması planlanmıştı. Ancak en güncel taslakta bu doğrudan rakam metinden çıkarıldı, onun yerine “düzenlenmiş ödeme stablecoin” satışlarında belirli koşullar tanımlandı.
Kripto işlemlerine yeni kıstaslar ve belirsizlikler
Yeni metinde, “düzenlenmiş ödeme stablecoin” satışı için; satıcının stablecoin’deki maliyeti, o varlığın itfa değeriyle karşılaştırıldığında %99’un altındaysa, satıştan kaynaklanan kazanç ya da zarar vergilendirilmeyecek. Değişiklikle, 200 dolarlık eşik kaldırılmış oldu; ayrıca borsalar için muamele edilen stablecoin işlemlerinde otomatik olarak 1 dolar maliyet esas alınacak.
Tasarıda bir diğer önemli başlık, dijital varlık işlemlerine “wash sale” kuralı getirilmesi. ABD senatörlerinden Cynthia Lummis’in geçen yılki yasa teklifinde de yer bulan bu düzenleme ile vergi avantajı sağlamak amacıyla kısa sürede yapılan al-sat işlemlerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Teklif ayrıca, pasif staking olarak bilinen ve yatırımcının ağ doğrulamasına katkı sağladığı, ancak alım-satım faaliyeti yürütmediği işlemleri ticari işlemlerden ayırmayı öneriyor. Böylece, staking’den elde edilen kazançların vergilendirme kapsamı da netleşmiş olacak.
Yürütme sürecinde ise belirsizlikler sürüyor. Hem uzlaşma amaçlı yeni bir vergi reformu beklentisi hem de ABD Başkanı Donald Trump’ın 2027 bütçe taleplerini açıklamış olması, yasa tasarısının akıbetine yönelik netlik yaratmadı.
Öte yandan, son haftalarda sektör oyuncuları ile gerçekleşen görüşmeler, kripto alanında yapılacak herhangi bir vergi düzenlemesinin yeni yasa kapsamında ele alınması konusunda ciddi bir irade oluştuğuna işaret ediyor.
“Herhangi bir düzenlenmiş ödeme stablecoin satışında, eğer mükellefin stablecoin’deki maliyeti toplam itfa değerinin %99’undan azsa, işlemden doğan kazanç ya da zarar vergilendirilmeyecek,” ifadesi yasa teklifinde yer aldı.
Tasarının yeni sürümünde, de minimis muafiyetinin kapsamı, stablecoin’lerle sınırlı tutuldu. Bitcoin ve benzeri dijital varlıklar için ayrıcalık tanınmazken, stablecoin için öne çıkarılan muafiyetin, daha gözetimli bir alan yaratmayı amaçladığı görülüyor.
Şu anda, tasarının Kongre gündeminde nasıl ilerleyeceği ve kriptoların kapsama alınıp alınmayacağı kısa vadede net değil.




