Ethereum kurucularından Vitalik Buterin, Ethereum Foundation’daki (EF) etkisinin giderek azaldığını açıkladı. Ancak bu durumu, vakfın yapısal olarak daha geniş bir topluluğa yayılmasına olanak sağlamak amacıyla bilinçli şekilde tercih ettiğini belirtti.
Yönetimde yetki paylaşımı ve yeni yönelim
Buterin, EF’nin yönetim kurulu içinde diğer üyelerden farklı, özel bir ayrıcalığa sahip olmadığını vurguladı. Kurulun şu anda genişlemekte olduğunu ve kendi etkisinin de zamanla azalacağını açıkça ifade eden Buterin, bunun vakfın kuruluş amaçlarıyla uyumlu olduğunu söyledi. Vakıf hiçbir zaman ağın kalıcı ve vazgeçilmez merkezi olmayı hedeflemedi.
Buterin’in açıklamalarına göre, Ethereum Foundation, tıpkı bir “küçük gemi” gibi, ekosistemde tek başına yön verici olmak yerine, daha şeffaf ve paylaşımcı bir yapıyı benimsiyor.
Buterin, “Kurul büyüyor ve organizasyon içindeki gücüm azalmaya devam edecek. Bu, aslında istediğim bir şey” dedi.
Ekosistemde merkeziyetsizleşme hedefi
Buterin, Ethereum Foundation’ın elinde toplam ETH arzının yalnızca yüzde 0,16’sının bulunduğunu belirtti. Bu da ilgili vakfın, birçok rakip katman-1 blokzinciri projesine kıyasla çok daha sınırlı bir varlıkla faaliyet gösterdiğini ortaya koyuyor. Rakamsal anlamda, çeşitli alternatif blokzinciri projelerinin kendi vakıflarının, toplam arzlarının çok daha yüksek oranlarına sahip olduğu biliniyor.
Mini sözlük: Katman-1 (layer-1), blokzincir projelerinde ana ağ anlamına gelir ve üzerinde diğer uygulamaların veya protokollerin inşa edildiği temel altyapıyı ifade eder. Ethereum, Bitcoin gibi blokzincirler katman-1 olarak bilinir.
| Vakıf | Toplam Arz İçindeki Payı |
|---|---|
| Ethereum Foundation | %0,16 |
| Çeşitli rakip projeler | Çoğunlukla %5 veya üstü |
Uzun vadeli hazine yönetimi ve kaynak kullanımı
Ethereum Foundation, vakfın uzun vadeli sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla hazine yönetiminde yeniden yapılanmaya gidiyor. Amaç, eldeki kaynakları geniş ölçekli projelere yaymak yerine daha uzun soluklu ve kalıcı hedeflere odaklanmak.
Buterin, mevcut kaynakları uzun vadeli fayda için kullanacaklarını, bu nedenle ellerindeki ETH miktarını yavaşça azaltacaklarını dile getirdi.
Buterin, “EF, kalan kaynaklarını uzun ömürlü hedeflere harcamayı seçiyor. Bu da elimizdeki ETH’yi daha az satmamız anlamına geliyor” ifadelerine yer verdi.
Hız yarışı ve temel ilkelere dönüş çağrısı
Buterin, kripto sektöründeki bazı projelerde gözlenen hız ve ölçeklenebilirlik odaklı yaklaşımı da eleştirdi. Ona göre, işlem hızında aşırıya gitmek, merkeziyetsizlik ve güvenlikten taviz verilmesine yol açabilir. Kendisinin en çok karşı durduğu nokta; 250 milisaniyelik gecikme süresi ve bir milyon işlem/saniye (TPS) seviyesine ulaşmak için ağın temel prensiplerinden ödün verilmesi.
Sadece hızlı ve büyük ölçekli olmak yeterli olmadığını vurgulayan Buterin, Ethereum’un asıl dikkat çekici olmasının yolunun kodun sorunsuzluğundan, zincir üzerinde mutabakatın açık olmasından ve aracılara olan bağımlılığın azaltılmasından geçtiğine işaret etti.
Buterin, “Yeterince hızlı ve ölçeklenebilir olmak, fakat bir tık daha merkeziyetsiz kalmak, orta düzeyde bir başarıya götürüyor. Bunu denersek sonunda kaybederiz” sözleriyle uyarıda bulundu.




