Uluslararası Ödemeler Bankası’nın eski genel müdürü Agustín Carstens, stabilcoinlere ilişkin değerlendirmesinde daha ılımlı bir çizgi ortaya koydu. Carstens, salı günü Point Zero Forum’da yaptığı açılış konuşmasında, bu varlıkların finansal yenilik, kapsayıcılık ve maliyetlerin düşürülmesi açısından katkı sunabileceğini söyledi.
Önceki eleştirilerden daha yumuşak mesaj
Carstens, küresel merkez bankaları arasında koordinasyon ve araştırma faaliyetleriyle öne çıkan BIS’te görev yaptığı dönemde kripto varlıklara yönelik eleştirel yaklaşımıyla biliniyordu. Buna karşın son açıklamalarında, itibari para ile stabilcoinlerin aynı çerçevede bir arada var olabileceği koşulların oluşturulması gerektiğini belirtti.
Carstens, stabilcoinlerin finansal yeniliği ve kapsayıcılığı destekleyebileceğini, işlem maliyetlerini de azaltabileceğini belirterek itibari para ile bu yapılar arasında birlikte işleyebilecek bir düzen kurulması gerektiğini söyledi.
Bu söylem, Carstens’in önceki yıllardaki uyarılarıyla karşılaştırıldığında dikkat çekici bir değişime işaret etti. Ocak 2022’de yaptığı bir konuşmada, stabilcoin ihraççılarının getiri elde etmek amacıyla rezerv varlıkları riskli biçimde değerlendirmeye yönelebileceğini söylemiş, bu nedenle stabilcoinlerin güvenilir para işlevini tam olarak yerine getiremeyebileceğini savunmuştu.
Haziran 2025’te, BIS’teki son konuşmalarından birinde de benzer kaygıları yinelemişti. O dönemde stabilcoinlerin likidite riski kaynağına dönüşebileceği uyarısında bulunmuş ve toplum yararına hizmet eden bir paranın karşılaması gereken temel ölçütleri tam olarak sağlayamadığını dile getirmişti.
BIS yönetiminde eleştirel çizgi sürüyor
Carstens’in tonunu yumuşatmasına karşın, BIS’in mevcut yönetimi stabilcoinlerin finansal sistemdeki rolüne daha temkinli yaklaşıyor. Kurumun mevcut genel müdürü Pablo Hernández de Cos, nisan ayında stabilcoin pazarının halen sınırlı büyüklükte olduğunu ve yapısal özelliklerinin bunların para gibi işlemesini zorlaştırdığını söyledi.
BIS, 2026 Yıllık Ekonomi Raporu öncesinde yayımladığı değerlendirmede de benzer görüşü yineledi. Kuruma göre mevcut stabilcoin tasarımları, paraya duyulan güveni ayakta tutan temel nitelikleri tam olarak karşılamıyor. Ayrıca yaygın kullanımın finansal istikrar, bankaların fonlama yapısı ve para egemenliği açısından yeni sorunlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.
Düzenleme ve tokenizasyon vurgusu öne çıktı
Buna karşılık BIS, tokenizasyonun iki katmanlı bankacılık sistemi içine alınmasına destek verdi. Kurum, varlıkların dijital temsillerinin programlanabilir finans alanında yeni kullanım biçimlerinin önünü açabileceğini, bunun da paraya duyulan güven korunarak yapılabileceğini savundu.
Carstens da geleneksel finans sisteminin stabilcoinler, dağıtık defter teknolojisi ve tokenizasyondan fayda sağlayabileceğini ifade etti. Ancak bunun için stabilcoin ihraççılarına duyulan güveni güçlendirecek, uluslararası ölçekte uyumlu bir düzenleyici çerçevenin gerekli olduğunu vurguladı.
Carstens, daha güçlü kurallar ve ihraççılar arasında eşit koşullar sağlanması halinde stabilcoinlerin çok daha hızlı büyüyebileceğini kaydetti.
Büyük ekonomilerin bir bölümü bu alanda somut adımlar attı. ABD’de Temmuz 2025’te yasalaşan GENIUS Act, ödeme amaçlı stabilcoinler için ilk federal çerçeveyi oluşturdu ve nakit ile kısa vadeli ABD Hazine kağıtları gibi yüksek kaliteli likit varlıklarda yüzde 100 rezerv şartı getirdi. Avrupa Birliği’nde ise MiCA kuralları kapsamında ihraççılardan yetki alması, onaylı teknik doküman yayımlaması, tam rezerv bulundurması ve rezerv varlıklarını şirket fonlarından ayrı tutması isteniyor.




