ABD’de borsada işlem gören spot Bitcoin ETF’leri, üç gün üst üste toplam 490 milyon dolarlık net çıkış gördü. Bu gelişmeyle birlikte, kurumsal yatırımcılardan gelen talepte kısa vadeli bir azalma yaşandı. Son iki haftadaki güçlü girişlerin ardından bu çıkışlar, piyasadaki iştahın bir süre soğuduğuna işaret etti. Ancak mart ayından bu yana toplamda 3,3 milyar dolarlık net giriş sağlandığı için, genel tablo hâlâ pozitif seyrediyor.
BTC fiyatındaki dalgalanma ve makroekonomik etkiler
Bitcoin fiyatı, 78.000 dolar seviyesini tekrar aşma denemesinden sonuç alamadı ve bu esnada üç gün üst üste yaşanan fon çıkışları yatırımcı güvenini sarstı. Sene başından bu yana BTC değeri yüzde 14 düşerken, S&P 500 endeksi rekor seviyeye ulaştı. Teknoloji şirketlerinin çeyrek dönem bilançolarının beklentilerin altında kalması teknoloji hisselerinde satışa yol açtı; Meta hisseleri yüzde 9, Microsoft hisseleri ise yüzde 4 geriledi. Bu gelişmeler, yatırımcıların risk iştahını azaltırken Bitcoin’e olan ilgide de gerilemeye neden oldu.
Ayrıca, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve ABD’deki tahvil faizlerinin sıçraması riskten kaçınma eğilimini artırdı. Brent petrol Mart ayından bu yana 126 dolara çıkarken, ABD 5 yıllık Hazine tahvilinin faizi iki ay önceki yüzde 3,51 seviyesinden yüzde 4,02’ye yükseldi. Yatırımcılar, enflasyondaki yükseliş baskısı nedeniyle devlet tahvillerinde daha yüksek getiri talep etti ve bu da alternatifsiz varlıklara yönelimi etkiledi.
Enflasyon baskısı ve BTC’nin uzun vadeli potansiyeli
ABD’de artan enflasyon, sabit getirili varlıkların reel getirisini azaltırken, Bitcoin gibi arzı kısıtlı alternatiflerde uzun vadede talep yaratabileceği düşünülüyor. Ticaret Bakanlığı, yılın ilk çeyreğinde ABD ekonomisinin yüzde 2’lik büyüme kaydettiğini açıkladı; bu oran ekonomistlerin yüzde 2,3’lük beklentisinin gerisinde kaldı. CNBC’ye göre mevcut makroekonomik koşullar, BTC gibi varlıkların uzun vadeli görünümünü destekleyebileceği şeklinde değerlendiriliyor.
ABD Ticaret Bakanlığı, yılın ilk çeyreğinde gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 2 oranında arttığını bildirdi ve bu oran, ekonomistlerin beklentisinin biraz altında kaldı.
Öte yandan, Strategy adlı, Michael Saylor’un yönetiminde faaliyetlerini sürdüren şirket, nisan ayının ilk dört haftasında portföyüne 56.235 BTC daha eklediğini açıkladı. Böylelikle şirketin ortalama maliyeti 75.537 dolara yükseldi. Bazı piyasa katılımcıları, Strategy’in bu hızdaki alımlarını sürdürmemesi halinde BTC fiyatında kısa vadeli baskı oluşabileceğinden endişe ediyor.
Jeopolitik gelişmeler ve siyasi etkiler
Şubat sonunda İran’da başlayan savaş sonrası petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş, hem global piyasaları hem de risk algısını etkiledi. Bu ortamda, Donald Trump’ın ailesinin kripto para piyasalarındaki faaliyetleri de sektörün cazibesini olumsuz etkiledi. ABD’de üç senatör Trump ve ailesinin kripto yatırımlarından elde ettiği kazançların soruşturulmasını talep etti. Böylece, hem siyasi riskler hem de regülasyon tartışmaları gündemdeki yerini korudu.
Küresel ölçekte enflasyon baskısı ve nispeten düşük ekonomik büyüme ortamında, spot Bitcoin ETF’lerinden yalnızca üç gün süren net çıkışlar geniş çerçevede büyük bir endişe yaratmadı. Uzmanlar, yükselen enflasyon nedeniyle sabit getirili varlıkların görece cazibesini kaybetmesiyle, alternatif değer saklama aracı arayışının devam edebileceğini belirtiyor. Bu çerçevede, Bitcoin için 80.000 dolarlık hedef hâlâ ana senaryolar arasında yer alıyor.




