Ark Invest ve Unchained analistleri tarafından 12 Mart 2026’da yayımlanan ortak araştırma raporunda, olası kuantum bilgisayar gelişmelerinin Bitcoin üzerindeki potansiyel etkileri ele alındı. Rapora göre, bugünkü teknolojik gelişmişlik seviyesi yetersiz kalsa da, gelecekte kriptografi açısından kritik seviyeye ulaşabilecek bir kuantum bilgisayar üretilirse, Bitcoin arzının yaklaşık yüzde 35’i risk altında kalabilir.
Hangi Bitcoin’ler Teorik Olarak Riskli Görülüyor?
Analizlerde, yaklaşık 6,9 milyon BTC’nin, yani toplam arzın yüzde 34,6’sının, kriptografik olarak ileri kuantum bilgisayarlara karşı savunmasız adres türlerinde tutulduğu ortaya kondu. Bu kapsamdaki en büyük grup, daha önce yapılan işlemlerde açık anahtarları ifşa edilen adreslerden oluşuyor. Yaklaşık 5 milyon BTC, yani arzın dörtte biri, bu grupta yer alıyor.
Bunun dışında yaklaşık 1,7 milyon BTC eski “Pay-to-Public-Key” (P2PK) adreslerinde bulunuyor. Bu adreslerde açık anahtarlar blokzincir üzerinde doğrudan görülebiliyor. Söz konusu 1,7 milyon BTC’nin 1 milyona yakınının, Bitcoin’in yaratıcısı Satoshi Nakamoto’ya ait olduğu değerlendiriliyor. Ayrıca Taproot (P2TR) adreslerinde tutulan yaklaşık 200 bin BTC de mevcut olup, gelecekte başka formatlara taşınabileceği belirtiliyor.
Kuantum Donanımı Henüz Yeterli Seviyede Değil
Araştırmada, Bitcoin’in güvenliğinin temelini oluşturan eliptik eğri kriptografisini kırmak için yaklaşık 2.330 mantıksal kübit ve milyarlarca kuantum işlemi gerekeceği vurgulanıyor. Günümüz kuantum bilgisayarları ise genellikle 100 mantıksal kübitin altında kapasiteyle çalışıyor ve henüz bu seviyeye yaklaşamıyor. Rapora katkıda bulunan Ark Invest araştırmacısı David Puell, söz konusu teknolojik ilerlemenin bir anda gerçekleşmeyeceğine, aşamalı bir şekilde ilerleyeceğine dikkat çekerek, yazılım geliştiricilerinin gerekli önlemleri almak için yeterli zamanının olacağını düşünüyor.
Araştırmada ayrıca, Bitcoin’in kullandığı kriptografik algoritmaların internet, bankacılık ve iletişim altyapılarında yaygın şekilde kullanıldığı, dolayısıyla olası bir kuantum sıçramasında ilk etkilenecek sistemin Bitcoin olmayacağı aktarılıyor. Böylesi bir gelişme yaşanırsa, birçok sektörün post-kuantum kriptografi çözümlerine toplu geçiş yapması gerektiği öngörülüyor.
Bitcoin Ekosisteminde Alınabilecek Önlemler
Rapor, ekosistemde şimdiden potansiyel kuantum risklerine karşı bazı çalışmalar yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Gelecekte yapılabilecek bir soft fork ile kuantuma karşı dirençli adres formatlarının devreye alınması ve kullanıcıların yeni algoritmalarla korunan cüzdanlara geçişinin teşvik edilmesi tartışılıyor. Araştırmada öne çıkan bir başka adım ise BIP-360 protokol teklifi. Pay-to-Merkle-Root (P2MR) olarak bilinen bu güncelleme, açık anahtarların işlem sırasında açığa çıkmasını engellemeyi amaçlıyor. Böylece kullanıcıların varlıklarını daha güvenli adreslere taşımaları mümkün olabilecek.
Uzun vadede, eğer kuantum tehdidi gerçek olursa, geçiş yapmayan ve savunmasız formatlarda kalan varlıklar için Bitcoin topluluğu içinde yönetişim temelli kararlarla bu coin’lerin hareketinin kısıtlanması ya da dondurulması gibi adımların gündeme gelebileceği belirtiliyor. Ancak bu tür kararlar ağ üzerinde geniş bir mutabakat gerektiriyor.
Sonuç olarak, rapor Bitcoin’in güvenliğinde kuantum bilgisayarların şu an için acil bir tehdit oluşturmadığını, ancak ekosistemin önlem almak için zamanı olduğunu belirtiyor.




