CryptoQuant’ın yayımladığı, 2022 başından 2026 başına kadar uzanan Bitcoin borsa net akışı grafiği, üç ayrı jeopolitik şok sırasında benzer davranış örüntülerinin tekrarlandığını gösteriyor. Her çatışma döneminde, borsalara yapılan Bitcoin girişlerinde kısa süreli ve belirgin yükselişler dikkat çekiyor.
Jeopolitik Şoklarda Borsalara Net Akış
Grafikte ilk olarak 24 Şubat 2022’de başlayan Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesi işaretleniyor. Bu gelişmenin ardından, Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülen en büyük savaşın etkisiyle, Bitcoin borsalarına hızlı bir şekilde yüksek miktarda giriş gerçekleşti. Ancak bu artış uzun sürmedi; birkaç hafta içinde net akışlar normale döndü ve Bitcoin fiyatı, mevcut trendine uygun şekilde seyrini sürdürdü.
7 Ekim 2023’te başlayan İsrail-Filistin çatışması sırasında da benzer bir dalgalanma gözlendi. O sırada Bitcoin fiyatı 20.000 dolar civarında bulunuyordu ve ilerleyen aylarda sert bir yükselişle yıl boyunca değer kazandı. Yaşanan jeopolitik gelişmeler Bitcoin’in fiyatlandırması üzerinde uzun süreli bir baskı yaratmadı.
2025 ve 2026 Gelişmelerinin Yansımaları
13-25 Haziran 2025 tarihleri arasındaki İran-İsrail çatışmasında ise, İsrail’in önleyici saldırıları, ABD’nin doğrudan havadan müdahalesi ve kısa süre içinde varılan ateşkesle farklı bir jeopolitik tırmanma yaşandı. Bu dönemde de Bitcoin fiyatı 100.000 dolara yaklaşırken, borsalara net girişlerde keskin ancak kısa ömürlü bir artış görüldü. Sonrasında ise fiyatlarda düşüş yaşandı fakat dramatik bir çöküş olmadı; net akışlar tekrar istikrara kavuştu.
Grafikte en sağda görülen güncel net akış değeri ise 3.800 seviyesinde ve bu rakam, önceki çatışmalardaki gibi ciddi bir acil durum girişinden ziyade hafif satış baskısına dikkat çekiyor.
Bitcoin’in Dayanıklılığının Sebepleri
Analizlerde, Bitcoin’in bu şoklar sonrasında kısa sürede normale dönen akışının temelinde, varlığın yapısal özelliklerine vurgu yapılıyor. Bitcoin herhangi bir ülkeye bağlı değil, merkez bankasına maruz kalmıyor ve askeri krizlerden doğrudan etkilenebilecek bir tedarik zincirine sahip değil. Ağın çalışması devam ederken, arzı ise dış müdahalelerden etkilenmiyor.
Askeri çatışma dönemlerinde risk algısındaki yükseliş nedeniyle vadeli işlemlerde pozisyonların tasfiyesi, büyük oyuncuların riskten kaçış davranışı, kısa vadeli spekülatif sermayenin çıkışları borsa girişlerinde ani artışlara neden oluyor. Ancak belirsizlik azaldığında ya da piyasa Bitcoin’in temel olarak etkilenmediğine karar verdiğinde, bu akışlar hızla tersine dönüyor.
Son yıllarda ETF’ler ve kurumsal yatırımcıların artan payı, bu tür stresin spot piyasa yerine daha çok türev ürün piyasasında karşılanmasına yol açıyor. Böylece, spot piyasadaki etkiler daha kısa ve sınırlı kalıyor.
Son Dönem ve Makro Faktörler
2026 yılı başında ABD Hava Kuvvetleri’nin İran’a yönelik operasyonlarıyla ilgili yaşanan mevcut gelişmelerin, geçmişte Haziran 2025’te yaşanan İran-İsrail çatışmasına yapısal olarak benzediği değerlendiriliyor. Her iki olayda da ABD’nin askeri müdahalesi ve kısa sürede varılan ateşkes öne çıkıyor. Güncel net akış rakamı, yatırımcıların bu durumu yapısal bir değişimden ziyade kısa vadeli bir oynaklık olarak gördüklerine işaret ediyor.
Analizde, Bitcoin’in orta ve uzun vadeli fiyat seyri üzerinde asıl etkili olan unsurların küresel likidite, stabilcoin arzı, faiz beklentileri ve düzenleyici belirsizlikler olduğu ifade ediliyor. Askeri çatışmaların bu temel değişkenler üzerinde doğrudan kalıcı etkisi bulunmuyor. Mevcut olaylarla aynı gün denk gelen Clarity Act adlı yeni düzenleme sürecinin ise fiyat üzerinde daha uzun süreli etki oluşturabileceği vurgulanıyor.




