Strategy kurucu ortağı Michael Saylor, 29 Ekim’de CNBC’ye verdiği röportajda son 12 ayı kripto para tarihinin en olumlu yılı olarak gösterdi. Saylor’a göre ABD’deki düzenleyici dönüşüm kripto paraların meşruiyetini kurumsal düzeyde pekiştirdi. Ona göre Beyaz Saray’ın Bitcoin
$75,407.81’i “dijital altın” olarak tanıması, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) menkul kıymetlerin tokenleştirilmesini teşvik etmesi ve Hazine Bakanlığı’nın stablecoin’leri benimsemesi bu dönüşümün temelini oluşturuyor.
ABD Düzenleyicileri ve Bankalar Yeni Dönemin Kapısını Araladı
Saylor, finansal otoriteler arasındaki uyumun kripto para endüstrisi açısından tarihi bir eşik olduğunu vurguladı. ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’nun (CFTC) yeni başkanının kripto paralara yönelik olumlu yaklaşımı düzenlemelerde netlik arayışını güçlendiriyor.

Öte yandan JPMorgan, Citigroup ve BNY Mellon gibi dev bankalar Bitcoin saklama ve kredi hizmetleri sunmak için hazırlık yapıyor. Tüm bu gelişmeler geleneksel finansın Web3 ile yakınsamasının ivme kazandığını gösteriyor.
Saylor’a göre Bitcoin artık sisteme karşı duran bir varlık olmaktan çıkıp sistem tarafından benimsenen bir yapıya dönüşüyor. Bu paradigma değişimi hem yatırımcı güvenini hem de sermaye girişlerini artırarak piyasanın olgunlaşmasını sağlıyor. Strategy’nin kurucu ortağı yaşanan gelişmelerin kripto para ekosisteminde uzun vadeli istikrarı destekleyeceğini not etti.
Saylor’dan 10 Yıllık Büyüme Projeksiyonu
Strategy kurucu ortağı, Bitcoin’in sadece kısa vadeli fiyat artışıyla sınırlı kalmayacağını, küresel finans sisteminde yeni bir değer ölçütü haline geleceğini öngörüyor. Yıl sonuna kadar Bitcoin’in 150.000 dolara ulaşabileceğini belirten Saylor, önümüzdeki on yılın 10 kat büyüme döngüsü olacağını da ekledi. Bu tahmin hem kurumsal katılımın artması hem de Blockchain tabanlı finansal ürünlerin yaygınlaşmasıyla destekleniyor.
Saylor’a göre Wall Street ve Web3’ün bir araya gelişi kripto para piyasasında sürdürülebilir bir yapısal dönüşümün temelini atıyor. Bitcoin’in küresel rezerv varlığı haline gelmesi yalnızca fiyat hareketlerinden değil, aynı zamanda finansal sistemin evrilen altyapısından da kaynaklanacak. Bu yaklaşım kripto paraların geleceğini yalnızca spekülatif değil stratejik bir perspektiften ele alınmasına dayanıyor.




