ABD Senatosu Bankacılık, Konut ve Kentsel İşler Komitesi’nde görev yapan 11 Demokrat senatör, dünyanın en büyük kripto para borsalarından Binance’ın İran bağlantılı işlemlerini ve son dönemdeki bazı uygulamalarını incelemesi için Adalet Bakanlığı ile Hazine Bakanlığı’na resmi çağrıda bulundu. Senatörler, borsanın yaptırımlara uyum kontrolleri ve 2023 yılında imzalanan federal uzlaşma şartlarına uyup uymadığının kapsamlı bir şekilde araştırılmasını talep etti.
İran Yaptırımlarının İhlali ve Suç Gelirleri İddiaları
Senatörlerin hazırladığı ortak mektupta, son zamanlarda medyada yer alan ve Binance’ın milyarlarca dolarlık dijital paranın İran’a ve terörle bağlantılı gruplara aktarılmasına aracılık ettiğine dair iddialar öne çıkarıldı. Buna göre, 2023 yılında Binance’ın uyum ekipleri yaklaşık 1,7 milyar dolarlık dijital varlığın İran destekli Husi grubu ve İran Devrim Muhafızları dahil olmak üzere çeşitli oluşumlara aktarıldığını saptadı. Ayrıca Binance’ın bir tedarikçisinin İran bağlantılı kişi ve kuruluşlara 1,2 milyar doları aşan tutarda işlem yaptığı, İranlı kullanıcıların 1.500’den fazla hesap üzerinden platforma erişim sağladığı ifade edildi.
Trump Ailesi ve Binance Arasındaki İlişkiler
Yazılı çağrıda, ABD Başkanı Donald Trump ve ailesinin kripto para girişimleriyle Binance arasında son dönemde gelişen iş birliklerine de dikkat çekildi. Özellikle Trump ailesinin desteklediği World Liberty Financial tarafından çıkarılan USD1 isimli stablecoinin borsa üzerinde teşviklerle desteklenmesi, teknolojik işbirliği sağlanması ve bu projeye 2 milyar dolarlık yatırım alınması konuları vurgulandı. Ayrıca eski Binance CEO’su Changpeng Zhao’nun geçen yıl aldığı hapis cezası sonrası Trump’ın uyguladığı affa işaret edilerek, bu ilişkilerin tarafsız ve detaylı şekilde incelenmesinin gerekliliği öne çıkarıldı.
Rusya ve Diğer Uluslararası Riskler
Senatörler, Binance’ın eski Sovyet coğrafyasında kriptoya bağlı ödeme kartları yayımladığını ve bu ürünlerin Rusya’nın mali sistemine yönelik yaptırımlardan kaçınmak için kullanılabileceğini vurguladı. Ayrıca Binance’ın Kırgızistan ile stablecoin ve dijital para projesi kapsamında yaptığı iş birlikleri, yaptırım risklerine kapı aralayabileceği gerekçesiyle tartışmaya açıldı.
Senatörler, bu iddiaların Binance’daki zayıf mali suç önlemlerinin ulusal güvenlik açısından ciddi bir tehdit teşkil ettiğini ve terörist gruplar ile yaptırım uygulanan aktörlerin küresel finansal sisteme erişimini kolaylaştırabileceğini savundu.
Mektupta ayrıca, borsa çalışanlarının şüpheli işlemleri tespit ettikten sonra işten çıkarıldıkları ve Binance’ın kolluk kuvveti taleplerine karşı daha az şeffaf olduğu yönünde endişeler yer aldı. Bu uygulamaların, borsanın ABD ile 2023 yılında varılan anlaşma kapsamındaki yükümlülükleriyle çeliştiği görüşü paylaşıldı.
2023 yılında ABD Adalet Bakanlığı’yla yapılan uzlaşma sonucunda Binance, Amerikan yaptırım yasalarını ihlal ve kara para aklamayı önlemede yetersizlik gibi suçlamalar karşısında suçunu kabul etmişti. Borsa, 4 milyar doların üzerinde para cezası ödemeyi ve denetimli bir şekilde önemli uyum reformlarını hayata geçirmeyi taahhüt etmişti.
Senatörler son raporların ardından, platformda öne sürülen usulsüz işlemlerin yürürlükteki iç kontrol mekanizmalarının etkinliğini sorgulattığını belirtti. Binance’ın ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi ile yaptığı uzlaşmada, yasaklı işlemlerin tespit ve engellenmesine yönelik sistemlerin uygulanması taahhüt edilmişti. Ancak söz konusu iddialar, bu taahhütlerin tam anlamıyla yerine getirilmediği yönündeki kaygıları artırdı.
Binance sözcüsü ise iddiaları reddederek, şüpheli faaliyetlerin tespit edilip yetkililere bildirildiğini ve çalışanlara yönelik misilleme yapıldığı iddialarının gerçek dışı olduğunu öne sürdü. Şirket, 2023 uzlaşma süreci kapsamında düzenleyici taahhütlere bağlı kalmayı sürdürdüğünü aktardı.




