ABD Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi, menkul kıymetlerin tokenleştirilmesinin regülasyonu konusunu ele almak üzere çarşamba günü bir oturum düzenledi. Toplantıda, eski Başkan Donald Trump’ın ailesinin kripto para sektöründeki yatırımlarına dair soru işaretleri de öne çıktı.
Komitedeki milletvekilleri, tokenleştirilmiş menkul kıymetlerin bugünkü geleneksel menkul kıymetlerle benzer bir regülasyon çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği konusunda büyük ölçüde uzlaştı. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) Başkanı Paul Atkins, kurumunun kısa süre içinde bu alandaki düzenleme taslağını açıklamaya hazırlandığını belirtti.
Regülasyonda Belirsizlikler ve Riskler Tartışılıyor
Komite başkanı French Hill, finansal piyasaların önemli bir dönüşümün eşiğinde olduğunu ifade etti. Hill, yeni teknolojilerin beraberinde riskler ve düzenleme boşlukları getirebileceğine dikkat çekti. Komite üyeleri, piyasa bütünlüğünün korunmasının öncelik olmaya devam edeceğini vurguladı.
Oturumda, tokenleştirmenin geleneksel piyasa dinamikleriyle nasıl entegre edileceği ve denetim süreçlerinin nasıl işlemeye devam edeceği üzerinde duruldu. Ayrıca, DeFi yapıları başta olmak üzere kimlik doğrulama, anonim cüzdanlar ve yasal sahiplik konusunda çeşitli endişeler gündeme geldi. Demokrat üyeler, tokenleştirmenin borsa uygulamalarında işlemlerin “oyunlaştırılması” riskini artırdığına dikkat çekti.
“Komite olarak daha önce yatırım uygulamalarının davranışsal tasarımlarla yatırımı bir oyuna dönüştürdüğünü inceledik. Tokenizasyon, bu işlemleri sürekli ve daha az kontrolle hızlı hale getirebilir,” ifadeleriyle Maxine Waters kaygılarını dile getirdi.
Sektör Temsilcileri Etkin, Yeni Ortaklıklar Öne Çıkıyor
Blockchain Association CEO’su Summer Mersinger, blokzincir tabanlı tokenleştirmede aracıların ortadan kalkmasıyla maliyet ve işlem yükünün azaltıldığını belirtti. Mersinger, SEC’in düzenleme yaklaşımında aracı fonksiyon ile alt yapı sağlayıcıların açıkça ayrılması ve yükümlülüklerin buna göre belirlenmesi gerektiğini savundu.
Mersinger açıklamasında, “Düzenleyici yaklaşımda saklama, kontrol ve tasarruf yetkisi olanlarla olmayanlar arasında net bir ayrım yapılmalı,” ifadesini kullandı.
Senato ise hâlen dijital varlık piyasasına ilişkin net kurallar getirmesi beklenen bir yasa tasarısı üzerinde çalışıyor. Bu süreçte, SEC’in yeni teknolojileri ilk aşamada kayıt gerekliliği olmadan test edebilmek için “inovasyon muafiyeti” sunacağı ifade edildi. Şu an ise sektör şirketleri, regülasyonlar olmadan da tokenizasyon platformlarını geliştirmeye başlamış durumda.
Menku Kıymetler Endüstrisi ve Finansal Piyasalar Birliği’nden Ken Bentsen, sektöre yeni girenlerin de mevcut firmalarla aynı kurallara tabi tutulmasının önemini vurguladı. Haftanın öne çıkan gelişmeleri arasında, BlackRock CEO’su Larry Fink’in yıllık paydaş mektubunda dijital varlıkların finans sisteminin işleyişini güncelleyebileceğini belirtmesi, Franklin Templeton’ın Ondo Finance ile tokenizasyon ortaklığı ve Invesco’nun Superstate’in tokenleştirilmiş Hazine bonosu fonunu yönetmeye başlaması yer aldı.
Ancak Demokrat üyeler, Trump yönetiminin sektör lehine adımlar attığı ve ailenin sektörde doğrudan yatırımları olduğu iddiasıyla şeffaflık sorunlarına dikkat çekti. World Liberty Financial adlı şirketin, Trump ailesinin de hissedarı olduğu ve otel projelerine bağlı gelirleri tokenize etmek için Securitize ile anlaşma yaptığı bilgisi gündeme taşındı.
Maxine Waters, “Trump ailesinin dijital varlık yatırımlarından yaklaşık 1 milyar dolar kazanç sağladığı tahmin ediliyor. Kamu görevlilerinin, kendi çıkar sağladıkları piyasaları düzenlemeye çalışması meşruiyet tartışmaları doğuruyor,” yorumunu yaptı.
Komisyonda daha önce SEC ve Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’nda görev alan, şu anda Plume şirketinin hukuk bölümünü yöneten Salman Banaei de, Trump ailesiyle sektör arasındaki ilişkilerin, düzenleme sürecinin şeffaflığına gölge düşürdüğüne işaret etti.




