ABD Kongresi’nde gündemdeki stablecoin yasa tasarısında önemli bir dönemece girildi. Dijital varlıklardan alınabilecek yıllık getiriyle ilgili mevzuatın kısa süre içinde nihai şekline ulaşması bekleniyor. Senatör Thom Tillis, düzenlemeye yönelik görüşmelerde son aşamaya gelindiğini ve gelecek hafta nihai metnin hazır olabileceğini belirtti.
Getiri Mekanizmasında Rekabet: Bankalar ve Kripto Platformları Karşı Karşıya
Tasarının en tartışmalı noktası, stablecoin ihraççılarının ve kripto para borsalarının, mevduatlara getiri (yield) sunup sunamayacağına odaklanıyor. Buradaki esas soru, kripto şirketlerinin bankalık lisansı olmadan, kullanıcıların stablecoin varlıklarına getiri sağlama hakkına sahip olup olamayacağı. Bankalar, bu uygulamanın mevduat toplama faaliyetine benzediği ve yasal teminat ile sermaye yeterliliği zorunluluğu gerektirdiği görüşünde. Kripto firmaları ise, ellerindeki tam rezerv varlıkların getirisini kullanıcıya aktardıklarını, bunun geleneksel bankalardan farklı bir iş modeli olduğunu savunuyor.
Düzenleme üzerinde kongre üyeleri ile Beyaz Saray yetkilileri arasında geçtiğimiz haftalarda yoğun müzakereler sürdü. Beyaz Saray’ın kripto varlıklar danışmanı Patrick Witt, düzenlemedeki getiri maddesinin çözülmesinin pazardaki genel kripto regülasyon düzenlemelerinin de önünü açacağını ve bu adımın belirleyici bir domino taşı niteliği taşıdığını ifade etti.
Mevcut yasa tasarısı komitede uzun süredir bekliyor. Senato Bankacılık Komitesi’nin tasarıyı Paskalya tatilinden sonraki Nisan ayında gündeme alması bekleniyor. Ayrıca finansal düzenleyici kurumlar olan OCC ve FDIC’nin, stablecoin düzenlemesine dönük kamu görüşü toplama süresi Mayıs ayında dolacak. Bu nedenle yasa ile birlikte getiri konusunda hızlı bir çözüm sağlanmazsa, regülatörlerin mevcut uygulamaları sıkı şekilde yorumlaması gündeme gelebilir.
Getiri Düzenlemesinin Piyasaya Etkisi
Yasada getiriler için sunulacak hükümlerin, hem kripto ekosistemi hem de geleneksel finans sektörü açısından belirleyici sonuçları olacak. Tasarı, kripto borsalarının ve DeFi protokollerinin kullanıcılarına yasal şekilde getiri sunabilmesini mümkün kılarsa, piyasadaki likidite programlarının önündeki en büyük hukuki belirsizlik ortadan kalkacak ve kurumlar yeni ürünler geliştirebilecek. Coinbase ve Kraken gibi platformlar açısından getiri programları, ana müşteri kazanım aracı olarak öne çıkıyor.
Diğer yandan, stablecoin üzerinden getirileri kısıtlayacak bir çözüm ortaya çıkarsa, ABD merkezli kullanıcı ve şirketler sıfır getirili ürünlere yönelmek zorunda kalacak. Bu durumda, bankaların öncülüğündeki Cari Network gibi girişimler token tabanlı mevduat pazarında avantaj elde edebilir. Ayrıca, DeFi tarafındaki likidite teşviklerinin daralması ve ABD menşeili projelerin rekabet gücünün azalması da gündeme gelebilir.
Menfaat çatışması nedeniyle tasarıda “bağlantılı getiri ödülleri” ve “doğrudan aktarım mekanizmaları” gibi ifadelerin detaylarına dikkat çekiliyor. Son halin dili, hangi tarafın pazarda avantaj elde edeceğini belirleyecek. SEC’in güvenli liman yaklaşımında son dönemde yumuşamaya gitmesi, tarafların uzlaşabileceği bir formül ihtimalini güçlendirse de, nihai metnin ne öngöreceği merak konusu.
Senatör Moreno, düzenlemenin nihai müzakerelerinin tamamlanmak üzere olduğunu aktararak tasarının son aşamada olduğunu bildirdi. Gözler şimdi, gelecek hafta paylaşılması beklenen nihai metinde ve komitenin nasıl bir çözümde uzlaşacağına çevrildi.




