reklamı kapat

Türk Kripto Para Borsaları Hacklenirse Hukuki Sorumluluk Kimde?

Türk kripto para borsaları özelinde, şu anda küresel olarak yaşanan kronik problemi hukuki bakış açısıyla değerlendiriyoruz.
12:20
14 Şubat 2020

Kripto para piyasasına dair yaşanan en yaygın korkuların başında kripto para borsalarının hacklenmesi ya da yatırımcıların bu borsalardaki varlıklarına erişememesi geliyor. Özellikle hacklenme olayları basın tarafından büyük bir iştahla köpürtülüyor, bu olaylar sıradan insanlar için ürkütücü bir hale sokuluyor. Bu algı manipülasyonu kitleler üzerinde oldukça etkili oluyor.

Hacklenme Banka Soygununa Benzer

Oysa ki bir kripto para borsasının hacklenmesi ile sıradan bir banka şubesinin soyulması arasında neredeyse hiç fark yok. Ve işin daha ilginci, soyulan banka şubesi sayısı hacklenen kripto borsa sayısından kat kat fazla. Soyulan banka şubelerinden çalınan para miktarı da, hacklenen kripto para borsalarından çalınan miktarlarından kat kat fazla.

Buna rağmen kripto para borsalarına yönelik düzenlenen dijital saldırılar, kripto para piyasasının hakkında olumsuz algı yaratmak isteyenler için hala çok elverişli bir manipülasyon aracı. Çünkü sıradan insanlar için kripto para borsalarını sıradan banka şubelerinden ayıran temel bir fark var: İnsanlar biliyor ki, soyulan banka şubesinden çalınan para banka ve devletin garantisi altındadır. Fakat kripto para borsalarının hacklenmesi durumunda yaşanacak olası maddi kayıplar, herhangi bir garanti ile koruma altına alınmamıştır.

Kullanıcı Varlıkları Ne Kadar Güvende?

Ülkemizde sermâye piyasalarını düzenleyen temel kanun olan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu çerçevesinde Yatırımcı Tazmin Merkezi isimli bir kurum ihdas olunmuştur. Bu kurum, 6362 sayılı kanunda kaynaklanan görev ve yetkileri çerçevesinde, sermaye piyasalarında yatırımcının belli bir miktarda tazmin edilmesini sağlar. Daha detaylı bilgi için 6362 sayılı kanunun “Tazminin kapsamı” başlıklı 84. maddesine bir göz atalım:

“Madde 84 – (1) Tazminin kapsamını, yatırımcılara ait olan ve yatırım hizmeti ve faaliyeti veya yan hizmetler ile bağlantılı olarak yatırım kuruluşu tarafından yatırımcı adına saklanan veya yönetilen nakit ödeme veya sermaye piyasası araçlarının teslim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan talepler oluşturur. (2) Yatırımcıları tazmin kararı verilen kuruluşların yatırımcıları, bu madde kapsamında tazmin talep etme hakkına sahiptir. Yatırımcıların yatırım danışmanlığı veya piyasadaki fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararları tazmin kapsamında değildir.”

Yani kanun diyor ki, yatırım kuruluşu yatırımcının varlıklarına erişimi sağlayamazsa, yatırımcı parasını çekemezse ya da yatırımcı kuruluşta mevcut bulunan varlıklarının transferini yapamazsa, devreye Yatırım Tazmin Merkezi giriyor ve yatırımcıya bugün itibarı ile 100.000 TL’ye kadar bir tazminat ödeniyor.

Yatırımcılarının Önündeki Engeller

Kripto para borsaları ise 6362 sayılı kanun kapsamında bir yatırım kuruluşu olarak sayılamadığından, kripto para borsalarında yaşanan hacklenme olayı başta olmak üzere, benzer sorunlarla ilgili olarak yatırımcıyı koruyan, kısmen de olsa tazmin imkanı sağlayan bir yasal güvence mevcut değil. Böyle bir güvencenin olmaması, haliyle kitlelerin kripto para piyasasına güvenmesini, bu piyasaya güven içinde yatırım yapmasını engelliyor.

Bir yasal güvencenin olmaması, kripto para borsalarını da çok sıkıntıya sokan bir durum yaratıyor. Zira hukuken bir yatırım kuruluşu olarak görülmeyen kripto para borsalarının hesaplarında bulunan ve yatırımcılara ait olan paralar ve dijital varlıklar ile ilgili hem çok belirsiz hem de çok tehlikeli bazı hukuki sorumlulukları mevcut. Bu paraların ve dijital varlıkların herhangi bir nedenle zayi olması durumunda ilgili kripto para borsası sahiplerinin ve yöneticilerinin ağır cezai ve hukuki yaptırımlar ile karşı karşıya kalabilir. Kripto para borsalarının müşterileri ile yaptıkları hizmet ya da üyelik sözleşmelerinde yer alan ve yaşanabilecek olası kayıplardan ötürü şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini düzenleyen sözleşme hükümleri ise hukuken oldukça sıkıntılı ve güvensiz. Zira gerek tüketici hukukumuzda gerek borçlar hukukumuzda yer alan temel ilkeler ile bu çerçevede tesis edilmiş yüksek yargı kararları doğrultusunda bu tür sözleşme hükümlerinin hukuken geçerliliğinden bahsetmek zor.

Sorunun Çözümü Nedir?

Kripto para piyasasının hem yatırımcı hem yatırım kuruluşları açısından belirsizlikten kurtarılması, hem yatırımcının hem yatırım kuruluşlarının haklarının ve sorumluluklarının belirlenmesi, kripto para piyasası üzerinde devletin hem denetleyici hem de garantör sıfatıyla yerini alması gerekiyor. Kripto para piyasası ile ilgili olarak yasal düzenleme yapılmadan geçen her gün, piyasa içinde yaşanan olumsuz durumlardan kaynaklanan kayıpların miktarını artırıyor.

Haberlerimizi Telegram kanalımızdan, Instagram, Facebook, Twitter hesaplarımızdan ve Youtube kanalımızdan takip edebilirsiniz. Haftanın önemli gelişmelerini takip etmek için e-posta bültenimize Abone Olun