Fidelity Investments’ın global makro direktörü Jurrien Timmer, finans piyasalarında sürekli değişen gündemin hakim olduğunu aktarıyor. Timmer piyasadaki dalgalanmalara rağmen genel tabloya olumlu bakıyor ve panik havasının abartıldığına dikkat çekiyor.
Orta Doğu gerilimi, petrol ve piyasalar
Timmer, özellikle İran üzerindeki gerginliklerin çözüm yolunda olduğu beklentisinin piyasada fiyatlandığını işaret ediyor. Ham petrol fiyatları 100 doların üzerine çıkmasına karşın, vadeli kontratlarda uzun vadeli fiyatlar belirgin biçimde daha düşükten işlem görüyor. Bu tablo, piyasanın mevcut arz sıkıntısını geçici bir sorun olarak değerlendirdiğini yansıtıyor.
S&P 500 endeksindeki kayıplar yıl başında yüzde 9 civarına ulaşırken, ardından yaşanan toparlanmayla düşüş oranı yüzde 1 seviyesine indi. Kredi piyasalarında ise yayılmalar sınırlı kaldı ve genel finansal sistemde yaygın bir stres gözlemlenmedi.
Timmer, altın ve ABD tahvilleri gibi geleneksel koruma araçlarının son dönemde normalden farklı şekilde paralel hareket ettiğini, bunda da küresel sermaye akımlarının etkili olabileceğini belirtiyor. Özellikle Hürmüz Boğazı hattındaki sorunlar nedeniyle bazı ülkeler, altın ve ABD tahvili gibi likiditesi yüksek varlıklarını nakde çevirmiş olabilir.
Bitcoin, kripto piyasası ve yatırımcı davranışları
Kripto para piyasası, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile sağladığı iki haftalık ateşkesin ardından yükselişle tepki verdi. Bu gelişmeyle birlikte petrol fiyatı bir günde yüzde 17’den fazla gerilerken, hisse senedi piyasalarında da olumlu hareketler izlendi. Buna rağmen, WTI tipi petrol fiyatı yeniden 100 dolar seviyesinin üzerinde denge buldu.
Bitcoin’in ise altına yaklaşan bir hareket tarzı gösterdiği ve zaman zaman altının ise Bitcoin’e benzer dinamikler sergilediği gözlendi. Geçen ekimde Bitcoin’in 126 bin dolara ulaşmasından sonra, hızlı sermaye hareketleriyle kripto piyasasından çıkışlar yaşandı ve sermaye altına kaydı. Ancak Bitcoin’in fiyatı zirvesinden yüzde 50–60 gerileyince, piyasada satış baskısının önemli ölçüde azaldığı tespit ediliyor.
Altın, güçlü bir yükselişin ardından geri çekilmeye daha açık bir görünüm sergilerken, Timmer’ın Bitcoin için teknik olarak 65 bin dolar seviyesinin önemli bir destek noktası oluşturduğunu düşündüğü aktarılıyor. Timmer’a göre, piyasada yeni bir yükseliş için güçlü bir tetikleyici gerekebilir.
Haberin yazıldığı sırada Bitcoin, 70 bin doların hemen altında işlem görüyor.
Timmer ayrıca, hisse senetlerinin mevcut jeopolitik gerginliğe rağmen, şirket kârlılıklarının gücü sayesinde kısa vadeli büyük kayıplar yaşamadığını belirtiyor.
ABD Yüksek Mahkemesi’nin geçen yıl uygulamaya koyduğu gümrük vergilerini geri çekmesi ve yapay zekâ merkezli balon korkularının gerçekleşmemesi de piyasaların destek bulmasında etkili oldu. Timmer, yatırımcıların halen temkinli davranmasını piyasa sağlığı açısından olumlu görüyor.
Öte yandan, Ortadoğu’daki gelişmelerin hala belirsizliğini koruduğu ve en kötü senaryoda Basra Körfezi’ndeki enerji altyapısının hedef alınması halinde küresel piyasalar için ciddi bir baskı oluşabileceği kaydediliyor. Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol arzında uzun süreli bir kesinti, stagflasyon riskini beraberinde getirebilir.
Yine de, piyasanın son yıllarda jeopolitik tehditlere daha olgun ve temkinli yaklaştığına; kısa vadeli panik satışlarının, özellikle düşük hacimli yatırımcıların piyasadan uzaklaşmasıyla azaldığına vurgu yapılıyor.
Ekonomik genişlemenin sürdüğü bu dönemde, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmesi ve tekil teknoloji hisselerine yoğunlaşmaktan kaçınması öneriliyor. Ayrıca, 10 yıllık ABD tahvil faizlerinin yüzde 4,5’e yaklaşması ve buna bağlı riskler de izlenmesi gereken önemli başlıklar arasında yer alıyor.
Timmer piyasadaki dalgalanmaların sadece risk değil, aynı zamanda fırsat da sunabileceğini aktarıyor. Uzun vadeli bakışı koruyan ve dalgalı dönemlerde likidite sağlamaya devam eden yatırımcılar, piyasada dengeleyici bir rol üstleniyor.




