Tron‘un kurucusu Justin Sun ile Trump ailesinin destek verdiği WLFI projesi arasındaki gerilim çarşamba günü yeni bir boyuta taşındı. Sun, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı uzun bir açıklamada, WLFI’nin yeni yönetim önerisini ağır ifadelerle eleştirdi. Sun, bu teklifin “gördüğü en mantıksız yönetim hilelerinden biri” olduğunu belirterek ekosistemdeki çok sayıda yatırımcıya zarar vereceğini savundu.
Sun ve büyük yatırımcılardan sert itirazlar
Justin Sun, paylaştığı mesajlarda, öneriye karşı oy kullanan WLFI sahiplerinin token’larının süresiz şekilde kilitlenebileceğini öne sürdü. Ayrıca Sun, kendisinin ve diğer büyük yatırımcıların süreç dışında bırakıldığını, kontrol ettiği yaklaşık yüzde 4’lük oy gücüne sahip token’ların da dondurulduğunu aktardı. Sun, daha geniş bir çerçeveden yaklaşarak, protokolün gerçek kontrolünün anonim cüzdanlarda olduğunu ve bu cüzdanların sonuçları geçersiz kılabilen çoklu imza sistemiyle yönetildiğini iddia etti.
Sun, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Bu öneri yönetişim değildir; birkaç seçilmiş kişinin gücü elinde toplamak ve mal varlığına el koymak amacıyla yaptığı planlı bir operasyon.”
Moonrock Capital’in kurucusu Simon Dedic de Sun’a destek verdi ve erken dönem yatırımcıların büyük zarara uğradığını belirtti. Dedic, X’te paylaştığı mesajında,
“Bütün WLFI yatırımcıları, kazançlarının güvende olduğunu düşünürken aslında Trump ailesi tarafından yüz üstü bırakıldı. Bu hamle, projeye bir kez daha yatırımcılardan değer çekme şansı verdi.”
ifadelerine yer verdi.
WLFI yönetişim teklifindeki kritik detaylar
Çatışmanın odağında, World Liberty Financial (WLFI) ekosisteminde toplamda 62 milyardan fazla WLFI token’ının yeni kilitleme ve dağıtım koşullarına tabi tutulacak olması var. Teklif, ekip üyeleri, danışmanlar ve iş ortaklarının elindeki token’ların iki yıl boyunca tamamen kilitli kalmasını, ardından üç yıl sürecek bir şekilde kademeli olarak serbest bırakılmasını öngörüyor. Ayrıca, bu koşulları kabul edenlerin varlıklarının yüzde 10’u da projeye geri yakılacak. İlk destekçilere sağlanan şartlar biraz daha kısa vadeli çözülmelere izin veriyor fakat token yakımı uygulanmıyor. Toplamda 4,5 milyar WLFI’nin kalıcı olarak dolaşımdan çıkarılması bekleniyor.
Yeni şartları kabul etmeyen yatırımcıların ise sahip oldukları token’ların süresiz olarak kilitli kalacağı planlanıyor.
WLFI adına konuşan bir basın sözcüsü, teklifin uzun vadede tüm paydaşların çıkarını korumak amacıyla hazırlandığını, ekosisteme istikrar getirmeyi ve piyasadaki arz-talep dengesini iyileştirmeyi hedeflediğini dile getirdi.
Uzun süredir tırmanan kriz
Sun ve WLFI arasında yaşanan anlaşmazlık aslında yeni değil. Geçen yıl eylül ayında, WLFI, Justin Sun ile ilişkili bir blok zinciri adresini kara listeye almış ve yaklaşık 107 milyon dolar değerindeki token’ların yönetim haklarını sınırlandırmıştı. O dönemde Justin Sun, WLFI’ye 30 milyon dolarlık yatırımda bulunmuş, projede danışman rolü üstlenerek önemli bir destekçi konumuna gelmişti.
Son dönemde proje, kendi token’larından 5 milyar adedini Dolomite adlı finans protokolüne aktarıp yaklaşık 75 milyon dolar değerinde stablecoin borç aldı. İlginç olan, Dolomite’in danışmanlarından birinin aynı zamanda WLFI’de görev almasıydı. Bu gelişmenin ardından token fiyatı ertesi gün yüzde 12 düşerek rekor düşük seviyeyi gördü. Sun, bu hamlenin hemen sonrasında projenin yatırımcıları “kişisel ATM” olarak kullandığını iddia etti ve karşılıklı suçlamaların tonu iyice yükseldi.
Birkaç gün önce ise WLFI ekibi, Justin Sun ve destekçilerine yönelik hukuki adımlar atacaklarını, ellerinde sözleşme ve delil bulunduğunu ifade ederek diğer tarafı resmi olarak uyardı.




