Tether, TRON ve blockchain analiz şirketi TRM Labs’ın birlikte kurduğu T3 Financial Crime Unit, Eylül 2024’ten bu yana yasa dışı yollarla elde edildiği şüphesiyle 450 milyon dolardan fazla USDT’yi dondurduğunu açıkladı. Birimin paylaştığı son verilere göre, USDT’deki bu dondurma işlemleri, çeşitli kara para aklama operasyonları, kripto para borsası saldırıları, Kuzey Kore bağlantılı siber saldırılar, yasadışı örgütlerin finansmanı, uyuşturucu kaçakçılığı, adam kaçırma ve şantaj gibi suçlara yönelik küresel ve çok yönlü soruşturmaların parçası oldu.
Küresel operasyonlar ve işbirlikleri
Suç birimi, ABD, İspanya, Almanya, Hollanda ve Bulgaristan başta olmak üzere beş kıtada faaliyet yürüten birçok kolluk kuvvetiyle yakın temas halinde çalışıyor. T3, 2025 yılında bir önceki yıla göre yasa dışı faaliyetlerden elde edilen varlıkların kurtarılmasında yüzde 43,9’luk bir artış sağladı. Grup, gelen talepler üzerine 24 saat içinde dijital varlık dondurma işlemi başlatabildiklerini ve bu hızın geleneksel finans kurumlarının çok üzerinde olduğunu belirtti.
Birimin raporlarında öne çıkan vakalardan biri, 2025’in başında İspanyol kolluk kuvveti Guardia Civil’le birlikte Avrupa’daki bir kara para aklama çetesine ait olduğu düşünülen yaklaşık 26,4 milyon dolarlık USDT’nin dondurulması oldu. Brezilya Federal Polisi tarafından yürütülen ve ‘Lusocoin Operasyonu’ adı verilen bir diğer vakada ise 4,3 milyon USDT değerinde dijital varlığın suç şebekesine ait olduğu belirlenip erişimi engellendi.
Dondurulan varlıklar arasında Kuzey Kore’ye bağlı siber saldırı gruplarının cüzdanları ve Bybit borsası saldırısıyla ilişkilendirilen yaklaşık 9 milyon dolar değerindeki varlıklar da bulunuyor. Nisan 2026’da ise TRON ağında 344 milyon USDT dondurularak şimdiye kadarki en büyük ölçekli işlemlerden biri gerçekleştirildi.
Uluslararası takdir ve yasal baskı
Mali Eylem Görev Gücü (FATF), 2025 yılı başında T3 Financial Crime Unit’in küresel düzeyde kolluk kuvvetleri için ‘vazgeçilmez bir kaynak’ olduğunu belirtti ve TRM Labs’ın Beacon Network ağı ile birlikte kamu-özel sektör ortaklıklarının olumlu örnekleri arasında gösterdi.
TRM Labs’ın verilerine göre yalnızca 2025’te blockchain tabanlı suç faaliyetlerinin toplam hacmi 158 milyar dolara ulaşırken, bu tabloya karşı regülatörlerin kripto sektörüne uyguladığı baskı giderek arttı. Bu süreçte stabilcoin ihraç eden kurumlar ve blockchain platformları, düzenleyicilerin uyum beklentilerini karşılamak için denetimlerini ve süreçlerini güçlendirmek zorunda kaldı.
“Uyum sağlamak bir seçenek değil, kullanıcılarımızı koruma ve suç girişimlerini engelleme taahhüdümüzün bir parçası,” açıklamasını yapan Tether CEO’su Paolo Ardoino, 450 milyon dolarlık eşiğin T3 biriminin kapasitesinin yalnızca başlangıcı olduğunu söyledi.
Birimin danışmanları arasında yer alan ve daha önce ABD İç Gelir Servisi’nde özel ajan olarak çalışan Chris Janczewski ise “Gerçek zamanlı istihbaratın kamu-özel sektör işbirliğiyle bir araya gelmesi, suç faaliyetlerinin anında engellenmesini sağladı” diyerek mevcut yaklaşımın önemini vurguladı.
Merkezi platformlarda tartışmalar
Son varlık dondurmalarının boyutu, blokzincir ekosistemi içinde merkezi stablecoin ihraççılarının ne kadar kontrol sahibi olduğu yönünde tartışmalara yeniden yol açtı. Merkezi yapılar, Bitcoin gibi merkeziyetsiz ilkelerin aksine, ihraç seviyesi kontrollerle özel cüzdanların kara listeye alınmasını ve fonların dondurulmasını mümkün kılıyor.
BlockSec’in zincir üstü analizine göre, sadece son 30 gün içinde 500 milyon dolardan fazla USDT donduruldu. Bu rakam T3 biriminin kendi açıklamalarında sunduğunun da üstüne çıkarak, Tether’in birden fazla blokzincir üzerinde kara listeleme faaliyetini sürdürdüğünü gösteriyor.




