Dünyanın en büyük stabilcoini USDT’nin arkasındaki isim olan Tether, bulut servislerine bağlı kalmadan işleyebilen yapay zeka teknolojilerine güçlü yatırımlar yapmaya başladı. Şirket, yerel ve bağımsız çalışan yapay zeka sistemlerine yönelik yeni bir geliştirici hibe programı başlattı. Tether’in CEO’su Paolo Ardoino, bulut tabanlı yapay zekadan tamamen vazgeçerek kendi cihazları üzerinde çalışan, kişisel veri gizliliğini ön plana alan bir yaklaşımı benimsediklerini dile getiriyor. Ardoino aynı zamanda yeni nesil yapay zeka ajanlarının getirdiği güvenlik risklerine dikkat çekiyor.
Tether’den yerel yapay zekaya milyonluk yatırım
Tether, yerelden çalışan yapay zeka ve ödeme altyapılarını geliştirmek için geliştiricilere sağlanacak hibelere üst limit getirmeden ciddi bir kaynak ayırdı. Daha önce Tether’in yapay zeka araştırma ekibi, Google’ın çok daha büyük modellerinden daha iyi sonuçlar veren, sıradan akıllı telefonlarda bile çalışabilen tıbbi dil modelleri yayımlamıştı. Şimdi ise açılan yeni program kapsamında, her bir görev için 1.500 ila 4.000 dolar arası ödeme yapılacak ve ödemeler USDT ya da Bitcoin ile gerçekleştirilecek. Geliştiricilere ödeme sadece belirli teknik teslimatlar tamamlandığında yapılacak.
Tether bu girişimiyle, Ethereum kurucu ortağı Vitalik Buterin’in izinden gidiyor. Vitalik Buterin de yakın zamanda yaptığı kapsamlı bir açıklamayla, bulut üzerinden yapay zeka kullanımını bıraktığını ve tüm işlemlerini kendi cihazlarında yürüttüğünü aktarmıştı. Özellikle yeni geliştirilen “ajan” sistemlerinin ciddi veri güvenliği açıkları oluşturduğuna işaret ediliyor. “OpenClaw” adı verilen bir araç, yapay zeka ajanlarının bilgisayarların önemli ayarlarına erişebilmesine, kullanıcıdan habersiz zararlı yazılımlar indirmesine ve dış sunuculara sessizce veri göndermesine neden olabiliyor.
“Eğer tamamen yerel çalışan, doğrudan değer üreten ve dış sağlayıcılara bağımlı olmayan bir sistem geliştirebilirseniz, sizi desteklemeye hazırız” ifadelerine Paolo Ardoino da yer veriyor.
Açıklandığı kadarıyla Tether, yeni program kapsamında çekirdek kitaplık oluşturma, dokümantasyon, kendi açık kaynak yığını üzerine uygulama geliştirme ve merkezsiz yapay zeka araştırmalarına öncelik verecek. Şirketin en çok önem verdiği projelerden biri olan Cüzdan Geliştirme Kiti (WDK) sayesinde, geliştiriciler kendi kontrolünde cüzdanları direkt olarak uygulamalara gömebilecek ve kullanıcılar herhangi bir üçüncü tarafa ihtiyaç duymadan hesaplarını ve işlemlerini yönetebilecek.
Küçük yapay zeka modelleriyle büyük başarım
Tether’in yapay zeka araştırma ekibi yakın zamanda QVAC MedPsy isimli tıbbi dil modellerini tanıttı. Bu modeller, internet bağlantısı gerektirmeden akıllı telefon ve giyilebilir cihazlarda çalışabiliyor. Özellikle daha kompakt modellerin, büyük ve güçlü yapay zeka altyapılarına oranla daha iyi performans sunabileceği gösterildi.
QVAC MedPsy-1.7B adındaki model, 1,7 milyar parametreyle 7 farklı tıbbi alanda yapılan testlerde 62,62 puan alarak, Google’ın MedGemma-1.5-4B-it isimli modelini 11,42 puan farkla geride bıraktı. Bunun yanında daha büyük olan QVAC MedPsy-4B modeli ise 4 milyar parametreyle aynı testlerde 70,54 puana ulaştı; yaklaşık 27 milyar parametreye sahip Google MedGemma-27B-text-it’den bile daha yüksek skor elde etti.
Gerçek klinik senaryolar için hazırlanan HealthBench Hard testinde de MedPsy-4B, MedGemma-27B’ye kıyasla oldukça yüksek bir puanla öne çıktı (58,00’e karşılık 42,00 puan). Ayrıca Tether’in modelleri, benzer çözümlere göre mesaj sayısı açısından üç kata kadar daha az token kullanarak daha hızlı yanıt süreleri ve düşük hesaplama ihtiyacı sunuyor.
Tether ve Vitalik Buterin gibi isimler, yerel çalışan küçük yapay zeka sistemlerinin hem verimlilik hem de kişisel veri güvenliği açısından bulut çözümlerine karşı önemli bir alternatif oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Tether’in hibe ve eğitim destekleri
Tether, geliştiricilere destek amacıyla geçmişte BTC Pay Server Vakfı’na iki yıl üst üste 100 bin dolar hibe ve OpenSats oluşumuna Bitcoin geliştirmeleri için 250 bin dolar bağış yaptı. Şirket ayrıca şimdiye kadar 500’den fazla öğrenciye eğitim bursu verdi ve 2030 yılına kadar yeni program kapsamında yaklaşık 5,38 milyon dolarlık ek bir kaynağı dağıtma taahhüdünde bulundu.




