ABD’li yatırım bankası Morgan Stanley, E*Trade platformunda kripto para alım satım hizmetinin başlatıldığını duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, alım satım komisyonu 50 baz puan olarak belirlendi. Bu oranla Morgan Stanley, hem Coinbase hem de Robinhood gibi en büyük rakiplerinden daha düşük bir ücretle piyasaya giriş yaptı. Son dönemde Wall Street kökenli kurumsal aktörlerin kripto sektörüyle daha fazla ilgilenmesiyle birlikte, komisyon oranlarında da rekabet hızlandı.
Büyük bankaların rekabeti komisyon oranlarını düşürüyor
Kripto işlemlerinde daha düşük ücret talep eden bankaların ortaya çıkışı, özellikle 2024 yılında borsa yatırım fonlarının (ETF) işleme açılmasıyla benzer bir tabloyu tekrar gündeme getirdi. O dönemde de komisyon oranları yüksekti; ancak Morgan Stanley, 14 baz puanla rakiplerinin önüne geçmişti. Şimdi ise bankanın 50 baz puanlık kripto komisyonu, Schwab’ın uyguladığı 75 baz puanın da altına inmiş durumda. Yeni hamle, ücretlerde daha da düşüş yaşanacağını gösteriyor.
Konuyla ilgili olarak Bloomberg analisti Eric Balchunas, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda durumun kripto borsaları için ciddi bir rekabet tehdidi oluşturduğunu belirtti. Rakip kurumların da Morgan Stanley’yi takip ederek daha düşük komisyonlar açıklayabileceği öngörülüyor.
Balchunas, “Morgan Stanley’nin E*Trade platformunda işlemleri 50 baz puanla başlatması, Schwab’ın 75 baz puanlık ücretini de aşıyor. Bu ortamda komisyonlar çok daha düşük seviyelere gerileyebilir; kripto işlemleri herkes için neredeyse bedavaya yaklaşacak” ifadelerini kullandı.
Kripto borsaları için karlılık baskısı artıyor
Uzmanlar, komisyon ücretlerinin düşmesinin yatırımcılar için fayda sağlayacağını; ancak borsaların karlılık oranlarının ciddi biçimde küçüleceğini dile getiriyor. Coinbase gibi önde gelen borsalar bir süredir finansal sorunlar yaşadığını açıklamış ve iş gücünde yüzde 14’lük kesintiye gitmişti. Sektördeki bu yeni fiyatlandırma, benzer borsalarda da ciddi daralmalar yaşanabileceğini düşündürüyor.
Morgan Stanley’in varlık yönetimi bölümünün başındaki Jed Finn, yapılan hamleyle yalnızca düşük maliyetli işlemler sağlamayı değil, müşterilerini kendi bankacılık ekosistemi içinde tutmayı da amaçladıklarını belirtti.
Finn, “Bu adım yalnızca daha ucuz kripto işlemi sunmakla kalmıyor; asıl hedef platformumuzdaki 8,6 milyon müşterinin başka yerlere yönelmesini engellemek” şeklinde konuştu.
Global perspektif ve sektörden tepkiler
Kripto piyasasında doğrudan faaliyet gösteren bazı isimler ise Wall Street merkezli bu rekabeti ABD’ye özgü bir yarış olarak değerlendirdi. Gate borsasının operasyon direktörü Kevin Lee, gelinen aşamada uluslararası kripto sektörünün çok daha olgun bir evrime sahip olduğunu, ticaret ücretlerindeki indirimlerin finans piyasalarında alışılmış bir süreç olduğunu savundu.
Lee, “Hisse senedi piyasalarında da benzer şekilde yoğun rekabet zaman içinde komisyonları aşağı çekmişti. Akıllı platformlar gelir kaynağını sadece işlem ücretinden çıkarmıyor; stake, yapılandırılmış ürünler ve diğer finansal servislerle ek gelir modelleri yaratıyorlar” dedi.
Bir diğer görüşe göre, Morgan Stanley gibi geleneksel bankaların piyasaya giriş yapması, dijital varlıkların ana akım yatırımlar arasında kabul görmeye başlamasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. TYMIO kurucusu Georgii Verbitskii de bu hamlenin genel olarak kripto piyasasının benimsenmesini olumlu etkilediğini dile getirdi.
Piyasa analisti Keneabasi Umoren ise, Wall Street’in borsaları tamamen bitirmeyeceğini, ancak ABD’de spot işlemlerde ve saklama gelirlerinde baskı yaratacağını; borsaların küresel pazarlara ve türev ürünlere daha fazla yönelebileceğini söyledi.




