BVNK’nin 2026 tarihli Stabilcoin Kullanım Raporu, stabilcoinlerin küresel ölçekte bireysel birikimlerin önemli bir bölümünü oluşturduğunu ortaya koydu. Rapora göre, stabilcoin sahipleri toplam birikimlerinin ortalama yüzde 34’ünü kripto varlıklara ve stabilcoinlere ayırıyor. Bu oran, stabilcoinlerin yatırımcılar için geçici veya tali bir seçenek olmadığını, bilinçli bir portföy tercihini yansıttığını gösteriyor.
Gelişen ve Yüksek Gelirli Ekonomilerde Kullanım Farklılıkları
Gelişmekte olan ülkelerde stabilcoinlere ayrılan pay yüzde 36’ya yükselirken, yüksek gelirli ekonomilerde bu oran yüzde 29 seviyesinde. Rapordaki veriler, iki grup arasında bu farklılığın altında yatan nedenlerin değişiklik gösterdiğini gösteriyor. Yüksek gelirli ülkelerde stabilcoinlere yönelim, ağırlıklı olarak kazanç arayışı, dolar bazında güven ve dijital finans altyapısındaki tecrübeyle açıklanıyor. Buna karşılık gelişen piyasalarda ise yerel para biriminin değer kaybı, bankacılığa erişimdeki zorluklar ya da sermaye kontrolü gibi nedenler kullanıcıları dijital dolar tabanlı varlıklara yönlendiriyor.
Stabilcoinlere Büyük Ölçüde Güvenen Tasarruf Sahipleri
Raporda öne çıkan bir diğer bulgu, stabilcoin kullanıcılarının yüzde 21’inin toplam birikimlerinin yarısından fazlasını bu varlıklarda değerlendirmesi. Geleneksel finans dünyasında portföyün bu kadar tek bir varlık sınıfında yoğunlaşması alışılmış bir durum değil. Ancak rapor, stabilcoinlerin bazı kullanıcılar tarafından tasarruf aracı olarak temel bir rol üstlendiğini ve kenarda tutulan bir alternatif olmaktan çıktığını ortaya koyuyor.
BVNK, bu eğilimi “marjinal” olarak değil, bilinçli bir varlık dağılımı tercihi olarak değerlendiriyor ve kullanıcıların değer, erişim ve kontrol arayışına işaret ediyor.
Stabilcoinlere bu ölçekte güvenilmesi, dijital dolar tabanlı varlıkların dünyada ödeme, tasarruf ve değer saklama fonksiyonunu giderek daha fazla üstlendiğini gösteriyor.
140’ın Üzerinde Yeni Stabilcoin İhraççısı
Artemis’in paylaştığı verilere göre, arzı en az 10 milyon dolar seviyesini aşan stabilcoin sayısı 140’ı geçmiş durumda ve bu sayı yalnızca 2025 yılında yüzde 89 oranında artış gösterdi. 2017 yılında neredeyse hiç token yokken, 2022’ye kadar yaklaşık 50’ye ulaşıldı, ardından ise büyüme hızlanarak 2026’da bugünkü noktaya gelindi.
Ancak bu hızlı artış, piyasada çeşitlenme yaşandığı anlamına gelmiyor. Toplam stabilcoin arzının yüzde 99’undan fazlası hâlâ ABD doları ile destekleniyor. Kurumlar yakın dönemde kendi dijital dolar altyapılarını kurmak için rekabet ediyor. PayPal’ın PYUSD’yi, Ripple’ın RLUSD’yi ve BlackRock’ın BUIDL’ı piyasaya sürmesi bu eğilimin örnekleri arasında. Stripe ve farklı finansal kurumlar da ödeme sistemlerine stabilcoin entegrasyonu için altyapı yatırımlarını artırıyor.
Her yeni stabilcoin, zincir üstünde dolara dayalı değer transferinin yeni bir dağıtım kanalı anlamına geliyor. Bu yolla ABD doları, geleneksel finansal sistemlerin erişemediği ödeme ve tasarruf alanlarına ulaşıyor. Ancak büyüyen bu ekosistemin gerçekten kullanıcı yararına mı yoksa kurumsal çıkarlar doğrultusunda mı şekilleneceği, ileride belirlenecek regülasyonlara bağlı olarak ortaya çıkacak.




