ABD Merkez Bankası’nın önümüzdeki hafta oylamaya sunacağı yeni Basel sermaye kuralları, bankaların Bitcoin’e bakışında önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Fed’in açıklamasına göre, oylamanın ardından 90 günlük bir kamuoyu görüşü süreci başlayacak. Söz konusu düzenleme, bankaların bilançolarında Bitcoin tutmalarını nasıl değerlendirecekleri ve kripto ile daha yakın bir çalışma ortamı oluşturup oluşturamayacakları açısından kritik olabilir.
Basel Kriterlerinde Mevcut Durum
Basel’in kripto varlıklarına ilişkin mevcut çerçevesi, bankaların kriptoya olan maruziyetlerini iki ana gruba ayırıyor. Bu kategorilerden Group 2, özellikle Bitcoin gibi teminatsız dijital varlıklar için daha yüksek sermaye gereksinimleri içeriyor. Eğer bir banka net bir şekilde belirlenen riskten korunma ölçütlerini karşılayamazsa, bu tür varlıklar için 1250’lik bir risk ağırlığı uygulanıyor. Bu da doğrudan Bitcoin bulundurmanın maliyetini ciddi şekilde artırıyor.
Kurallar, Tier 1 olarak adlandırılan ana sermayenin yüzde 1’i üzerine çıkan kripto pozisyonlarının çok daha ağır koşullara tabi tutulmasını gerektiriyor. Eğer oran yüzde 2’yi aşarsa, tüm bu maruziyetler daha ağır gruba çekiliyor. Bu nedenle, özellikle büyük ABD bankalarının bilançolarına anlamlı miktarda Bitcoin eklemesi mevcut düzenlemelerle oldukça zorlaşıyor.
Politik Çekişmeler ve Bankacılık İlişkileri
ABD’de kripto sektörüyle bankalar arasındaki ilişkiler Clarity Act’in çıkmaza girmesiyle daha da gergin bir hal aldı. ABD Başkanı Donald Trump, bu ay finans sektöründeki gecikmenin sorumlusu olarak doğrudan bankaları hedef aldı. Trump’ın şu sözleri dikkat çekti:
The Banks are hitting record profits, and we are not going to allow them to undermine our powerful Crypto Agenda.
Bu açıklama, kripto destekli politikaların önünü açmak isteyen yönetimin bankaları yasal ve ekonomik açıdan daha fazla zorlayabileceği yönünde yorumlanıyor. Ancak fiilen ilerleyen süreçte, esas gündemin artık bankaların kriptoya erişmesinin önündeki yasal engellerden çok, bunun ekonomik gerekliliklerine odaklandığı görülüyor.
Küresel ve ABD Bağlamında Olası Sonuçlar
Basel Komitesi, 2025 yılı sonunda kripto varlıklara ilişkin standartları hızlandırılmış şekilde gözden geçireceğini açıklamıştı. Buna göre, bankaların kriptoya olan maruziyeti küresel çapta sınırlı kalmaya devam ediyor ve sektör hala büyük ölçüde geleneksel finansal sistem dışında işlem görüyor. Ancak, yeni Fed önerisiyle birlikte bu tablo değişebilir.
Olası senaryolara göre, Fed taslağı bazı riskten korunmuş ya da daha düşük riskli Bitcoin işlemlerine kolaylık sağlayabilir. Böyle bir durumda bankalar, saklama, finansman ve piyasa yapıcılığı gibi alanlarda Bitcoin’e daha fazla entegre olabilir. Öte yandan, önerilen kurallar mevcut katı yaklaşımı sürdürürse, büyük bankalar ciddi Bitcoin pozisyonlarını yine bilançolarına taşımaktan kaçınacak.
Bu tür kısıtlamalar, bankaların Bitcoin’i klasik varlıklarıyla paralel biçimde yönetmelerini zorlaştırıyor. Uzun vadede, ABD’nin Bitcoin’i finansal altyapının merkezine mi yoksa kenarına mı konumlandıracağı, bankacılık sektörüne ilişkin bu sermaye politikalarına bağlı olarak şekillenebilir. Fed’in önümüzdeki hafta sunacağı taslak, ABD’nin kripto ve bankacılık ilişkisine dair yaklaşımının ne yönde değişeceğini gösterecek.




