JPMorgan tarafından yayımlanan son analizde, Bitcoin‘in yatırımcılar arasında itibari para birimlerine yönelik değer kaybı endişesi nedeniyle altının pazar payından önemli ölçüde pay aldığına dikkat çekildi. Bankanın bu haftaki raporunda, Bitcoin borsa yatırım fonlarının (ETF) Mayıs ayına kadar üst üste üç ay boyunca net giriş kaydederken, altına dayalı ETF’lerin ise mart ayında İran kriziyle başlayan çıkışları hâlâ telafi edemediği ifade edildi.
Altın ve Bitcoin performansı arasındaki fark büyüyor
Mart ayında yaşanan jeopolitik gerilimler sırasında Bitcoin yüzde 11 oranında yükselirken, altın fiyatlarında yüzde 5, Amerikan borsalarında ise yüzde 3 civarında bir düşüş yaşandı. Mayıs ayı güncellemesiyle beraber, altın ETF’lerinin şubat-mart dönemindeki kayıplarını geri alamadığı görülüyor. Bu durum, yatırımcı tercihlerindeki yapısal değişimin devam ettiğini gösteriyor.
Özellikle Bitcoin’in pazar payındaki artış, kurumsal yatırımcıların piyasaya ilgisinin arttığına işaret ediyor. Bitcoin ETF’lerinin ardışık girişleri, son üç ayda güçlü bir talebin sürdüğünü ortaya koyuyor.
Kurumsal alımlar ve ETF etkisi
Kurumsal yatırımcıların Bitcoin’e yönelik ilgisinin hızla artmasında, dünyanın en büyük kurumsal Bitcoin sahibi olarak dikkat çeken Strategy şirketinin rolü öne çıkıyor. Yazılım ve teknoloji alanında faaliyet gösteren bu ABD merkezli şirket, özellikle 2024 ve 2025 yıllarında toplamda yaklaşık 22 milyar dolarlık Bitcoin alımı gerçekleştirdi. JPMorgan raporunda, Strategy’nin mevcut birikim hızını sürdürmesi hâlinde 2026’da yaklaşık 30 milyar dolarlık Bitcoin alımı yapabileceği tahmin ediliyor.
Şirket bu yıl başından itibaren toplam 145.834 Bitcoin satın aldı ve piyasadaki ortalama maliyetinin yaklaşık 75.000 dolar civarında olduğu belirtiliyor. Nisan ayında alım hızında belirgin bir artış gözlendi. Şu anda Strategy’nin elinde 818.334 adet Bitcoin bulunuyor ve bu miktarın güncel piyasa değeri 65 milyar doları geçti.
Amerika Birleşik Devletleri’nde spot Bitcoin ETF’leri ise son beş işlem gününde yaklaşık 1,7 milyar dolar net girişle dikkat çekti. BlackRock’ın IBIT ETF’i, son seansta 134,6 milyon dolarlık girişle öne çıktı. ETF piyasası bu hareketlerle üst üste altıncı haftasına girerken, bu derece istikrarlı bir giriş süreci Temmuz 2025’ten bu yana ilk kez yaşanıyor.
Son dönemdeki Bitcoin ETF girişleri, Bitcoin’in kısa vadeli bir risk değil de uzun vadeli bir stratejik varlık olarak kurumsal yatırımcının gözünde yerini güçlendirdiğini gösteriyor.
Nick Ruck, LVRG Research direktörü
JPMorgan’ın analiz yaptığı dönem boyunca Bitcoin’in fiyatı yaklaşık 80.120 dolar seviyesine yaklaştı. Son üç ayda yüzde 26 yükselen kripto para birimi, ayrıca Şubat ayında yaşanan 62.000 dolarlık dipten hızlı bir toparlanma gösterdi. CryptoAppsy verilerine göre, analiz döneminde Bitcoin fiyatı 80.120 dolar seviyesini gördü.
Wall Street’te farklı yaklaşımlar
JPMorgan’ın Bitcoin konusunda vurguladığı olumlu tabloya karşılık olarak, Wall Street’in devlerinden Goldman Sachs farklı bir görüş benimsiyor. Goldman Sachs, yıl sonunda altın fiyatının ons başına 5.400 dolara yükseleceğini öngörüyor ve merkez bankalarının talebine, altının düşük oynaklığına dikkat çekiyor. Tarihsel olarak bakıldığında; Bitcoin son yıllarda dört kez yüzde 50’nin üzerinde düşüş yaşamışken, altındaki en büyük kayıplar yüzde 45-50 aralığında gerçekleşmiş durumda.
JPMorgan’ın yaptığı volatilite oranı karşılaştırmasına göre, Bitcoin ve altın arasındaki dalgalanma oranı 1,5’e kadar geriledi ve kurum, kurumsal sahipliğin derinleşmesiyle bu farkın daha da daralabileceğini düşünüyor.
Bu veriler, ABD’nin önde gelen iki bankasının aynı koruma aracı konusunda taban tabana zıt pozisyonlar aldığına işaret ediyor. Özellikle ETF’ler aracılığıyla yapılan yatırımların artması, sürecin küçük yatırımcıyı da doğrudan etkilediğini gösteriyor. Analistler, yılın ikinci yarısında Bitcoin ETF’lerine olan ilginin devam edip etmeyeceği ve jeopolitik risklerin azalması halinde altın ETF’lerinde dengenin sağlanıp sağlanamayacağını yakından takip ediyor.




