Binance Research tarafından yayımlanan yeni bir rapor, Bitcoin’in artık Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) politikalarıyla aynı yönde hareket etmediğine işaret ediyor. Rapor, spot Bitcoin borsa yatırım fonlarının (ETF) piyasaya sürülmesinin ardından yapısal bir değişim yaşandığını öne çıkarıyor.
ETF’lerin etkisi ve kurumsal yatırımcıların rolü
Uzun yıllar boyunca kripto para piyasaları faiz oranlarına dair verilen sinyallere hassas şekilde tepki gösterdi. Özellikle merkez bankalarının parasal sıkılaşma adımları, Bitcoin fiyatında hızlı dalgalanmalara yol açıyordu. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) 2024 yılında spot Bitcoin ETF’lerine onay vermesiyle ise tablo değişmeye başladı.
Binance’in analizlerine göre, Bitcoin’in 41 farklı merkez bankasının izlediği Global Easing Breadth Endeksi’yle korelasyonu 2024 itibarıyla belirgin şekilde negatife döndü. ETF’ler öncesinde, Bitcoin küresel parasal gevşeme dönemlerini yakından izleyerek birkaç ay gecikmeli olarak tepki veriyordu. Yeni rapor, artık bu ilişkinin tersine döndüğünü ve etkinin geçmişe kıyasla üç kat daha güçlü olduğunu ortaya koyuyor.
Bu değişimin arkasında bireysel yatırımcılar yerine kurumların ağırlık kazanmaya başlaması yer alıyor. Önceki yıllarda Bitcoin ve genel kripto piyasası ağırlıkla bireysel yatırımcıların ani makroekonomik gelişmelere gösterdiği tepkilerle yönleniyordu. ETF’lerin devreye girmesiyle birlikte, uzun vadeli strateji belirleyen kurumsal yatırımcılar fiyatlamada daha etkili olmaya başladı.
BTC artık makro gelişmelerden etkilenen bir varlık olmaktan çıkıp, piyasa beklentilerini önceden fiyatlayan bir enstrümana dönüşmüş olabilir. Parasal gevşemede zirveye ulaşıldığında, bu durum BTC için önceden bilinen bir gelişme haline gelebilir ve kriptoya özgü başlıklar ile kurumsal fon hareketleri, gevşeme politikalarının yönünden daha belirleyici bir rol oynayabilir.
Jeopolitik ve ekonomik belirsizliklerde Bitcoin’e yönelik yaklaşım
Küresel piyasalar, yükselen petrol fiyatları ve Orta Doğu’da devam eden çatışmalar nedeniyle stagflasyon kaygılarıyla karşı karşıya. Bu ortamda faiz oranı beklentileri de değişkenlik gösterdi; piyasalar önceden faiz indirimi beklerken son gelişmeler olası bir artış ihtimalini öne çıkardı.
Son raporda, riskli varlıkların bu tür dalgalı beklentilerde baskı altında kalabileceği ancak Bitcoin’in yeni yatırımcı dinamikleriyle eski kalıplardan sıyrılmış olabileceği belirtiliyor.
Geçmiş döngülerde, merkez bankaları enflasyondaki artış dönemlerinde dahi büyümeyi destekleme yönünde hamle yaptı. Benzer bir senaryo yeniden yaşanırsa, merkez bankaları bir kez daha büyümeyi önceleyebilir ve Bitcoin bu dönüşüm beklentisini piyasadan önce fiyatlayabilir.
Sonuç olarak, ETF onayı ile birlikte Bitcoin fiyatlamasında ağırlığı artan kurumsal yatırımcı davranışları, FED ve diğer merkez bankası politikalarının etkisini azaltmış görünüyor. Bitcoin’in bundan sonra makroekonomik verilere olan hassasiyetinin farklılaşabileceği öngörülüyor.




