Quantum bilgisayar teknolojisindeki ilerlemelerin, Bitcoin’in altına karşı görece değerinde belirgin bir rol oynamaya başladığı değerlendiriliyor. Kripto para analizleriyle bilinen Willy Woo, son dönemde piyasa dinamiklerinin dikkat çekici şekilde değiştiğini belirtiyor.
Quantum Riskine Piyasa Tepkisi
Woo, Bitcoin’in yaklaşık on iki yıldır süren altına karşı üstün performansının bozulduğuna dikkat çekiyor. Analiste göre, bunun önemli nedenlerinden biri quantum bilgisayarların kripto varlıkların güvenliği üzerindeki uzun vadeli risklerinin daha fazla gündeme gelmesi. Bu gelişme, Bitcoin’in değerlemesi açısından piyasalarda yeni bir tür belirsizlik oluşturmuş durumda.
Bitcoin’in Güvenlik Modeline Yönelik Endişeler
Bitcoin’in mevcut güvenlik altyapısı, eliptik eğri şifrelemesi üzerinden çalışıyor. Ancak gelecekte yeterince güçlü quantum bilgisayarların geliştirilmesi halinde, özel anahtarların halka açık anahtarlardan elde edilerek adreslerdeki varlıkların tehlikeye girebileceği düşünülüyor. Bugünkü teknolojiyle henüz böyle bir tehdit söz konusu değil, fakat bu olasılık, uzun vadeli olarak Bitcoin’in arz ve değer dengesiyle ilgili yeni sorular doğurdu.
Woo’ya göre, Bitcoin ekosisteminde “kayıp” olarak nitelendirilen yaklaşık dört milyon birim var. Quantum bilgisayarların gelişimiyle birlikte bu kayıp varlıkların tekrar dolaşıma girebilme riski, mevcut arz üzerinde baskı yaratabiliyor. Karşılaştırmak gerekirse, son yıllarda başta MicroStrategy olmak üzere kurumsal şirketler ve spot Bitcoin ETF’leri toplamda yaklaşık 2,8 milyon birim Bitcoin biriktirdi. Kayıp olduğu varsayılan dört milyon birimin geri dönmesi halinde, bu miktarın dahi üstünde bir arz artışı ihtimali oluşabilir.
“Piyasa, bu kayıp varlıkların geri dönme olasılığını önceden fiyatlamaya başladı. Bu süreç, quantum tehdidi ortadan kalktığında tamamlanacak. Tahminen önümüzdeki beş ile on beş yıl boyunca, Bitcoin fiyatlamasında bu risk etkili olacak.”
Analist, olası quantum saldırıları başlamadan önce Bitcoin’in muhafaza yöntemi olarak quantum dayanıklı imzalama sistemlerine geçiş yapılabileceğini de belirtiyor. Ancak böyle bir teknik güncelleme gerçekleşse bile eski kayıp varlıkların durumu protokol düzeyinde doğrudan çözülemeyebilir.
“Mevcut durumda, bu kayıp varlıkların geri döndürülmesini engelleyecek bir protokol değişikliğinin yapılma ihtimali düşük. Bitcoin’in en çok gereksinim duyulduğu finansal döngü sona yaklaşırken, büyük yatırımcılar ve devletler altına yöneliyor; bu yüzden altının değeri Bitcoin’e kıyasla daha hızlı yükseliş gösterebiliyor.”
Kurumsal Yatırımcılar Quantum Riskine Nasıl Yaklaşıyor?
Quantum tehdidinin yalnızca teknik bir tartışma olmadığı, piyasa davranışlarını doğrudan etkilediği ifade ediliyor. Capriole Investments’ın kurucusu Charles Edwards’a göre, quantum riskinin artan şekilde konuşulması, son dönemde Bitcoin fiyatındaki düşüşlerde belirleyici bir etkene dönüştü. Edwards, özellikle kamuoyunda quantum riskine dair ilginin zirveye çıktığı dönemlerde Bitcoin fiyatında da gerileme gözlemlendiğini aktarıyor.
Jefferies’in stratejisti Christopher Wood da quantum endişeleri nedeniyle portföyündeki Bitcoin oranını azaltıp, altın ve madencilik hisselerine yöneldi. Bu tür hamleler, quantum bilgisayarlarının kurumsal yatırımcılar tarafından uzak bir ihtimal olmaktan ziyade, ciddiye alınan bir piyasa riski olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.




