Bitcoin geliştiricisi Martin Habovštiak, tek bir işlemde 66 kilobaytlık bir görseli blokzincir üzerinde depolamayı başardı. Habovštiak, tanınmış bir açık kaynak yazılım geliştiricisi olarak Bitcoin ağı üzerindeki veri depolama sınırlamalarına yönelik bu çalışmasıyla biliniyor. Deneyinde OP_RETURN veya Taproot gibi yaygın veri yollarını kullanmadı ve işlemin tümüyle mevcut konsensüs kurallarına uygun şekilde oluşturulduğu belirtildi.
Yapılan Deneyin Tekniği ve Amacı
Geliştiricinin işlemi, işlemin kimliğini ve doğrulama yöntemini de içeren bir raporla kamuya açıklandı. Teknik detaylara göre, bitcoin-cli ve xxd komutlarıyla dosya yeniden oluşturulabiliyor. Kullanılan yöntem, özellikle veri saklama konusunda sıkça tartışılan OP_RETURN alanı ve Taproot’un tanık yapısını bypass ederek, alternatif yollardan veri saklanabileceğini gösterdi. Buradaki amaç, sıkı filtrelerin yalnızca verinin saklandığı yeri değiştirdiğini, tamamen engellemenin mümkün olmadığını pratikte ortaya koymak olarak açıklandı.
Blokzincir Üzerinde Veri Saklama Kuralları
Bitcoin ağında iki ana kural katmanı bulunuyor: Konsensüs kuralları ve politika kuralları. Konsensüs kuralları, bir işlemin veya bloğun geçerli sayılması için gereken tüm teknik şartları içeriyor. Politika kuralları ise, düğümlerin ve madencilerin, işlemleri aktarma veya mempool’a dahil etme konusundaki varsayılan tercihlerini belirliyor. Bir işlemin konsensüs kurallarına uygun olması durumunda, yeterli ücret ödendiği takdirde madenciler tarafından da bloke edilmesi yapılamıyor.
Ekonomik Teşvikler ve Alternatif Yollar
Ağdaki birçok düğüm “standart dışı” işlemleri aktarmasa dahi, ekonomik teşvikler alternatif kanalları ortaya çıkarıyor. Madencilik havuzları, Slipstream gibi özel servislerle, farklı yollar üzerinden bu tür işlemleri doğrudan alabiliyor. Böylece, işlemin konsensüs açısından geçerli olması ve yeterli ücret ödemesi durumunda bloklara girmesi mümkün hale geliyor.
Bu tür çözümler, veri filtrelemenin blokzincir üzerinde tam bir engelleme sağlamadığını, yalnızca daha zorlu veya merkezileşmeye açık yollara teşvik ettiğini ortaya koyuyor.
BIP-110 ve Yönetişim Tartışması
Deneyin gündeme gelmesi, blokzincirde veri saklamayı sınırlamayı hedefleyen BIP-110 önerisinin tartışıldığı bir döneme denk geldi. BIP-110, alışılmadık büyüklükteki script ve işlem alanlarını yaklaşık bir yıl süreyle konsensüs seviyesinde sınırlamayı öngörüyor. Örneğin, yeni çıkış scriptlerinin uzunluğunu 34 baytla, OP_RETURN çıktılarında ise üst limiti 83 baytla sınırlandırmayı teklif ediyor. Diğer veri alanları için de 256 baytlık genel tavan öngörülüyor.
Destekçiler, bu tür filtrelerin düğüm operatörlerinin depolama maliyetini sınırlayacağını savunuyor. Karşıt görüşte olanlar ise, verinin başka daha maliyetli veya daha riskli kodlamalara kayabileceği endişesini dile getiriyor.
Yan Etkiler ve Ağ Yükü
Veri saklamayı zorlaştıran önlemler, bazen ‘harcanabilir’ görünümlü çıkışlara veri gömülmesi gibi alternatif kodlamalara yöneltiyor. Bu da UTXO setinin gereksiz yere büyümesine sebep oluyor ve zincirin uzun vadeli maliyetini artırabiliyor. OP_RETURN üzerindeki geleneksel sınırların temel sebebi de, alternatif kodlamaların getirdiği yüklerin öngörülmesiyle açıklanıyor.
Bitcoin’de Üç Farklı Yol Ayrımı
Geliştiricilere göre bu tartışma üç temel senaryoya işaret ediyor. İlki, mevcut politika devam ederken yalnızca fiyat baskısı ile veri yoğun işlemlerin engellenmesi. İkincisi, daha sıkı politika filtreleriyle işlemlerin madenciler aracılığıyla onaylatılmasına ve merkezileşmiş servislerin artmasına yol açmak. Üçüncü yol ise, BIP-110 gibi konsensüs gerektiren sınırlamaları uygulamak ve karşılığında farklı kodlama taktiklerinin ortaya çıkmasını göze almak.
Son durumda ise yönetişim zorlukları artıyor ve ağda fikir ayrılıkları veya bölünme riski gündeme geliyor.
Açık Kalan Soru ve Tartışmanın Geleceği
Habovštiak’ın gösterimi, teknik sınırlamaların veriyi bütünüyle engellemede yeterli olmayabileceğini ortaya koyuyor. Fiyatlandırma, politika tercihi ve konsensüs değişikliği üçgeninde sürdürülen tartışmanın önümüzdeki dönemde de merkezi bir başlık olmaya devam edeceği öngörülüyor.




