Amerikan Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu Başkanı Paul Atkins, dijital varlık projelerinin ilk etapta kayda girmeden piyasaya sürülmesine olanak tanıyacak “güvenli liman” düzenlemesiyle ilgili teklifin şu anda resmen Beyaz Saray’ın değerlendirmesine sunulduğunu belirtti. Atkins, uzun süredir gündemde olan bu yaklaşımın geçtiğimiz ay resmileştirildiğini ve şu an Federal Yönetim ve Bütçe Ofisi’ne (OIRA) iletildiğini ifade etti.
Güvenli liman teklifi ve token sınıflandırması
Paul Atkins, ABD’nin en önemli finansal regülatörlerinden biri olarak dijital varlıkların düzenlenmesi sürecinde aktif rol üstleniyor. Atkins, bu girişimleriyle özellikle blockchain ve kripto para girişimlerinin ilk aşamada belirli şartları yerine getirdikleri sürece daha rahat hareket edebilmesini hedefliyor. Geçtiğimiz ay tanıtılan ve OIRA’ya gönderilen düzenlemenin kısa süre içinde yayımlanması amaçlanıyor.
Ayrıca Atkins, daha önce de yatırım sözleşmelerinde geçerli olacak bir “güvenli liman” uygulamasına öncülük etmişti. Bu uygulama, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun Mart ayında yayımladığı ve dijital varlıkların hangi durumlarda menkul kıymet sayılacağına dair net çerçeve sağlayan token sınıflandırma rehberiyle paralellik taşıyor. Bu rehber, kripto sektörü açısından dönüm noktası olmuştu.
ABD Kongresi’nin de kripto düzenlemelerine dair genel çerçeve oluşturmaya çalıştığı süreçte, farklı siyasi ve kurumsal engeller nedeniyle ilerleyişin zaman zaman sekteye uğradığı görülüyor. Regülasyonların kapsamı ve içeriği üzerinde çalışılırken, sektör temsilcileriyle finans kurumları arasında çeşitli görüş ayrılıkları devam ediyor.
Yasal zeminde kalıcı düzenleme amacı
Paul Atkins, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, menkul kıymetler piyasasında denetleyici kurumlara yalnızca yönetmeliklerle değil, yasa ile de destek sağlanmasının gerekliliğine dikkat çekti. Atkins’e göre, mevzuat yoluyla oluşturulan kuralların başkan değişimlerinden etkilenmeden kalıcı olacağı öngörülüyor.
Atkins, düzenleyici otorite olarak bu tür girişimleri gerçekleştirebilecek kapasiteye sahip olduklarını, fakat alınan kararların uzunca bir süre sistemde kalıcılığının sağlanmasının önem taşıdığını aktardı. Söz konusu düzenleme ile pazarın istikrarı ve hukuki güvenliği hedefleniyor.
Ayrıca Komisyon, blokzincir ve dijital varlıklar alanında, yenilikçi girişimlere muafiyet sağlayacak bir uygulama üzerinde de çalışıyor. Bu adım, bir anlamda finansal yeniliklerin kontrollü biçimde hayata geçmesine imkan tanıyacak “düzenleme alanı” (sandbox) oluşturmaya yönelik. Ancak bu yöntemin yatırımcı koruması açısından ne kadar uygun olduğu konusunda tartışmalar sürüyor.
Citadel Securities, olası muafiyetlerin yatırımcı korumasını riske atabileceğini savunarak klasik usulde görüş alma süreçlerinin işletilmesi gerektiğini dile getirdi. Öte yandan Blockchain Association, Komisyon’un daha önce de muafiyet uygulamalarına başvurduğunu ve istisnai kararlar alabilecek yasal yetkiye sahip olduğunu belirtti.
Atkins, yürütülen çalışmalar kapsamında yakında bu yenilikçi muafiyet uygulamasına dair parametrelerin de kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Kendisinin bu alanda önemli gelişmeler yaşanacağına inandığı aktarılıyor.




