ABD’de finansal piyasaları denetleyen iki önemli kurum, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu ile Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu, kripto varlıklarla ilgili kapsamlı bir rehber yayımladı. Açıklamaya göre, dijital varlıkların büyük bir kısmı artık menkul kıymet olarak değerlendirilmeyecek. Bu adım, son yıllarda uygulanan sert denetim politikalarından belirgin bir sapma anlamı taşıyor.
Yeni Kılavuzun Ana Çizgileri
Ortak açıklama olarak yayımlanan 68 sayfalık rehberde, kripto paraların ABD menkul kıymet yasalarına tabi olup olmadığına dair detaylı bir sınıflandırma sistemi getirildi. Rehberde, en dikkat çekici değişikliklerin başında stabilcoin’ler, dijital emtialar ve “dijital araçlar” olarak adlandırılan varlıkların menkul kıymet kapsamı dışında bırakılması yer aldı. Kültürel ürünleri, sanat ve medya temsillerini içeren dijital koleksiyonlar da aynı şekilde menkul kıymet sayılmayacak.
Kurumların Açıklamaları ve Sınıflandırma
SEC Başkanı Paul Atkins, yapılan değişikliği piyasada uzun süredir beklenen bir netlik olarak değerlendirdi. Atkins, Washington’da düzenlenen DC Blockchain Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, rehberin sektör katılımcılarına dijital varlıkların statüsü konusunda artık açık bir çerçeve sunduğunu ifade etti. SEC ve CFTC’nin yayımladığı sınıflandırmaya göre, yalnızca “dijital menkul kıymetler” olarak tanımlanan ve mevcut finansal araçlara benzer şekilde ihraç edilen varlıklar klasik menkul kıymet kurallarına tabi tutulacak.
SEC Başkanı Paul Atkins, “On yılı aşan belirsizlikten sonra, bu yorum piyasadaki aktörlere Komisyon’un kripto varlıkları nasıl değerlendirdiği konusunda netlik sağlayacak” görüşünü paylaştı.
Piyasa Uygulamaları ve Hukuki Temel
Rehberde ayrıca, kripto piyasalarında uzun süredir tartışılan menkul kıymet olup olmadığına yönelik ‘Howey Testi’nin uygulanmasına dair detaylar yer alıyor. Teste göre, bir dijital varlık yalnızca başkalarının çabasıyla kazanç vaat edilen ortak bir girişimin parçası olarak pazarlanıyorsa menkul kıymet olabilir. Bu kritere göre pazarlanan varlıkların, ilgili vaadin sonlanmasıyla menkul kıymet statüsünü kaybedebileceği belirtiliyor.
Bitcoin madenciliği, staking ve belirli airdrop işlemleri ise yeni derecelendirme kapsamında menkul kıymet sayılmıyor. Özellikle airdrop’ların yatırım amacı ve “para yatırımı” şartını karşılamadığı, bu nedenle mevcut menkul kıymet tanımı dışına çıktığı ifade edildi.
CFTC Başkanı Mike Selig, her iki kurumun ortak yaklaşımının düzenleyici işbirliğini artırdığını ve sektöre daha şeffaf kurallar sunduğunu dile getirdi.
CFTC yayımlanan bu çerçeveyi destekleyerek SEC ile uyum içinde çalıştığını açıkladı. Böylece iki ana düzenleyici kurumun eşgüdüm içinde hareket ettiği dikkat çekiyor.
Bu yeni yaklaşım, önceki SEC Başkanı Gary Gensler dönemindeki sıkı denetimden önemli ölçüde ayrışıyor. Gensler döneminde, çok sayıda kripto şirketi ve token hakkında menkul kıymet iddiasıyla soruşturmalar yürütülmüş ve endüstri bu süreci sıklıkla “uygulamayla düzenleme” olarak eleştirmişti.
Yeni rehberle birlikte, piyasadaki birçok belirsizliğin aşılması ve kripto şirketlerinin ABD pazarında faaliyetlerini daha sağlıklı yürütmesi amaçlanıyor.
Yeni Düzenleme Adımları Yolda
Yayımlanan rehber yasal bir zorunluluk taşımasa da SEC, önümüzdeki haftalarda ek düzenleme önerileri getirmeyi planlıyor. Bunlar arasında özellikle yenilikçi girişimlere esneklik sağlayacak bir “inovasyon muafiyeti” düzenlemesi öne çıkıyor.
Öte yandan, Kongre’de de kripto varlık piyasalarına dair kapsamlı bir düzenleme yasası hazırlanıyor. İki kurumun yöneticileri, yeni yaklaşımın kalıcı olabilmesi için yasal düzenleme gerekliliğine dikkat çekiyor. Şu an için ABD’li düzenleyicilerin sektöre yaklaşımında önemli bir değişiklik gerçekleşmiş durumda ve kripto varlıkların sınıflandırılmasında uzun süredir beklenen netlik sağlanmış görünüyor.




