ABD Para Birimi Denetçisi Jonathan Gould, son adımlarıyla Ripple ve Crypto.com gibi büyük kripto şirketlerinin ulusal banka lisansı alabilmesinin önünü açtı. Gould, ödeme teknolojileri alanında faaliyet gösteren kripto şirketlerinin federal banka sistemine entegrasyonunu aktif olarak teşvik ediyor.
Kripto Firmalarına Banka Lisansı İçin Kolaylık
Alınan yeni kararlarla, bankalar için dijital varlıklarla ilgili olarak Biden döneminde getirilen ve kripto varlıklara temas için düzenleyici onay alma zorunluluğu getiren uygulama kaldırıldı. Bu sayede, “Chokepoint 2.0” olarak anılan dönemdeki sıkı regülasyon sona ermiş oldu. Artık kripto şirketleri, doğrudan Federal Reserve ödeme sistemlerini kullanabilecek, kendi adlarına mevduat kabul ederek aracısız şekilde faaliyet gösterebilecek. Bu gelişmeler, kurumsal sermayenin kripto ekosistemine girişinin önündeki en büyük engellerden birinin ortadan kalktığı anlamına geliyor.
FED Ödeme Ağları ve Sektördeki Etkiler
Gould’un liderliğindeki OCC, daha önce “önce yazılı izin al” mantığıyla çalışıyordu. Şimdi ise temel yaklaşım, açıkça yasaklanmadıkça serbest olarak değiştirildi. Böylelikle kripto şirketleri, FedNow veya Fedwire gibi FED ödeme kanalları üzerinden işlemlerini hızla gerçekleştirebilecek, işlem maliyetleri azalacak ve aracı ihtiyacı ortadan kalkacak. Stabilcoin entegrasyonu konusunda ise Beyaz Saray’ın Dijital Varlık Piyasası Çalışma Grubu’nun hazırlayacağı raporun Temmuz 2025’e kadar tamamlanması bekleniyor. Ancak OCC, bu süreçte mevcut yetkileriyle hızlı aksiyon alıyor.
Kripto sektörü, 2024 seçimlerinde “inovasyonu destekleyen” adaylara önemli miktarda bağış yaptı. Bu sayede Kongre’de 278 civarında kriptoyu destekleyen üye yer alırken, regülasyonların önü açılmış oldu. Ayrıca, Avrupa’da hızla uygulamaya giren MiCA regülasyonları ve likiditenin yurtdışına kayması nedeniyle ABD düzenleyicileri, kripto likiditesinin yeniden ülkede kalmasını hedefliyor.
Jonathan Gould, Ripple ve Crypto.com gibi şirketlere ulusal banka lisansı başvurusu yapmaları için aktif şekilde davet gönderiyor. Ayrıca, yeni düzenlemelerle birlikte 2021’de getirilen “düzenleyici onay” şartı kaldırılarak stabilcoin ve saklama hizmetlerinde süreçler kolaylaştırılıyor.
Sektördeki bazı isimler, ABD’deki kripto için asıl hedefin mevcut stabilcoin pazarından çok daha büyük olan doğrudan bankalardaki vadeli mevduatları dijitalleştirmek olduğuna dikkat çekiyor. Custodia Bank CEO’su Caitlin Long, tokenleştirilen banka mevduatlarının yeni dönemde önemli bir rol oynayacağını vurguluyor.
Banka Sektöründe Artan Rekabet ve Riskler
Gelişmeler, geleneksel bankalar açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Kripto şirketlerinin ulusal banka lisansı almasıyla sadece müşteri değil, artık mevduat için doğrudan rakip konumuna geldiler. Buna karşılık olarak beş büyük bölgesel banka, pazar paylarını korumak amacıyla kendi blokzincir ödeme ağı olan Cari Network’ü kurdu. Cari Network, tokenleştirilmiş mevduatların blokzincir üstünde aktarılmasını, daha hızlı ve güvenli işlemler yapılmasını mümkün kılıyor.
2023’ten 2030’a kadar stabilcoin pazarının 3 trilyon dolara ulaşması öngörülüyor. Bankalar, kripto saklama ve stabilcoin ödeme hizmeti sağlayamazsa büyüyen ödemeler pazarında fintech işletmelerine karşı ciddi dezavantaj yaşayacak. Bunun yanında, bankacılık lobisi yeni rakiplerin sermaye gereksinimlerinden muaf olacağını savunarak düzenleyici baskıyı artırmaya çalışıyor. ABD Kongresi’nin olası müdahalesi, söz konusu lisanslardan tam verim alınmasını zorlaştırabilir.
Her ne kadar yasal olarak önemli bir engel kaldırılmış olsa da, uygulamada sektörün önünde hâlâ bazı belirsizlikler ve zorluklar bulunuyor.




