Ripple’ın teknoloji direktörü olarak uzun yıllar görev yapan ve bugün CTO Emeritus unvanını taşıyan David Schwartz, XRP’nin ortaya çıkışına dair yıllardır süren tartışmalara yeni bir açıklamayla yanıt verdi. Schwartz, Kanadalı yazılımcı Ryan Fugger’ın XRP tokeninin yaratıcısı olduğu yönündeki iddiaları açık biçimde reddetti.
Tartışmanın odağında RipplePay adı yer aldı
Bu iddiaların merkezinde, Fugger’ın 2004’te hayata geçirdiği RipplePay sistemi bulunuyor. Bitcoin’den beş yıl önce başlatılan bu proje nedeniyle, benzer isimlerden yola çıkan bazı kullanıcılar Fugger’ı hatalı biçimde XRP’nin kurucusu olarak göstermeyi sürdürdü. Schwartz ise paylaştığı son değerlendirmede, bu algının teknik ve tarihsel açıdan doğru olmadığını belirtti.
Schwartz’a göre XRP’nin gerçek geçmişi 2012’de başladı; daha önceki dönemlere uzanan “gizli kurucu” arayışlarının teknik bir karşılığı bulunmuyor.
Schwartz’ın aktardığı kronolojiye göre Fugger’ın 2004 tarihli RipplePay girişimi, kullanıcılar arasındaki karşılıklı güvene dayanan sıradan bir ödeme sistemiydi. Bu yapıda ne blokzincir bulunuyordu ne de dijital bir coin yer alıyordu. XRP ile ilişkilendirilen teknik temel ise ancak 2012’de, Chris Larsen ve Jed McCaleb’in RipplePay platformunu Fugger’dan devralmasının ardından oluştu.
Kodun sıfırdan yazıldığı vurgulandı
Schwartz, daha sonra Ripple Labs adıyla bilinen OpenCoin ekibinin bu satın almayı esas olarak marka değeri ve akılda kalıcı isim nedeniyle yaptığını söyledi. Teknik altyapının ise tamamen değiştirildiğini ifade etti. Buna göre Jed McCaleb, Arthur Britto ve David Schwartz yeni kodu sıfırdan yazarak XRPL defterini ve XRP tokenini geliştirdi. Eski sistemden bugüne kalan tek unsurun isim olduğu görüşü öne çıktı.
Ripple, sınır ötesi ödeme teknolojileriyle tanınan bir şirket olarak biliniyor. XRP Ledger ise XRP’nin çalıştığı açık kaynaklı kayıt sistemi olarak öne çıkıyor. Schwartz’ın açıklaması, sosyal medyada yeniden gündeme gelen komplo teorileri sırasında geldi.
Eski patentler de tartışmaları yeniden alevlendirdi
Bu teorilerin bir bölümü, Schwartz’ın 1988 ile 1991 yılları arasında yaptığı dağıtık hesaplama patent başvurularına dayanıyor. Söz konusu belgeler nedeniyle Schwartz uzun süredir Satoshi Nakamoto olabileceği yönündeki spekülasyonlarda anılan isimlerden biri oldu. Daha ileri giden bazı XRP destekçileri ise bu patentleri, coinin ABD hükümetinin yönlendirmesiyle gizlice geliştirildiğine dair sözde kanıt gibi sunuyordu.
Mini sözlük: Dağıtık hesaplama, işlemlerin ve veri işleme yükünün tek bir merkez yerine farklı bilgisayarlar arasında paylaştırıldığı sistemleri ifade eder. Bu yaklaşım modern blokzincir yapılarıyla bazı kavramsal benzerlikler taşısa da, eski dönem patentleri tek başına güncel bir kripto ağının doğrudan temeli anlamına gelmez.
Schwartz ise bu yorumlara karşı çıkarak, 1980’lerin sonlarında geliştirdiği çalışmaların teknolojik olarak eski kaldığını ve XRP Ledger’ın bugünkü mimarisiyle bağlantı taşımadığını savundu. Mühendise göre gerek kendi patentlerini gerekse Fugger’ın eski projesini XRP’nin doğuşuyla ilişkilendirme çabası, eldeki verileri cazip teorilere uydurma girişiminden ibaret.
Son açıklamayla birlikte Schwartz, XRP’nin başlangıç noktasının 2012 olduğunu yeniden vurguladı. Buna göre tokenin ortaya çıkışı, sıfırdan yazılan kod ve yeni bir teknik yapı üzerine kuruldu; daha erken dönemlere dayandırılan kurucu iddiaları ise tarihsel tartışma yaratsa da teknik açıdan geçerli kabul edilmiyor.




