İran’la yaşanan savaş ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla yükselen petrol fiyatları, enflasyonu yeniden gündeme taşıdı. ABD’de enflasyon geçtiğimiz ay yüzde 0,9 seviyesine çıkarken, enerji maliyetlerinin yükselmesi bunda etkili oldu. Şubat ayında ise başlıktaki artış yalnızca yüzde 0,3 olarak kaydedilmişti.
USDi ve stabilcoin sektöründe yeni bir sayfa
ABD merkezli USDi stablecoini, Michael Ashton ve Andrew Fately tarafından geliştirildi. Ashton, kripto paraların şu ana kadar sadece işlemleri kolaylaştırma konusunda çözüm sunduğunu; ancak satın alma gücünü koruma problemine yanıt vermediğine dikkat çekiyor. Ona göre, stabilcoin piyasasında nominal değeri sabit tutan varlıklar hızla büyüse de, gerçek anlamda yatırımcının alım gücünü koruyamıyor.
USDi, klasik stabilcoinlerin aksine, ABD Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki (CPI) değişimi takip edecek biçimde tasarlandı. Bu sayede, değeri enflasyona karşı güncellenecek şekilde kurgulandı. Ashton, USDi’nin finansal ürünler içinde en çok TIPS’e benzediğini ama tahvillerin faiz değişimlerine olan duyarlılığını taşımadığını belirtiyor.
Stabilcoinin rezervleri, düşük oynaklıklı Enduring U.S. Inflation Tracking Fund’da tutuluyor. Bu fonun varlıkları arasında ABD hazine tahvilleri, TIPS, döviz, emtia vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri yer alıyor. Ashton, geleneksel finans sisteminde kesin olarak enflasyona endeksli birikim imkanı sunan bir ürün olmadığını; USDi’nin bu açığı kapatmak istediğini vurguluyor.
Ashton, “Stabilcoinlerin ötesine geçmek ve kripto altyapısında gerçek anlamda alım gücünü koruyacak bir çözüm oluşturmak önemli bir ihtiyaç haline geldi,” değerlendirmesinde bulunuyor.
Piyasa koşulları ve enflasyona karşı yeni koruma modelleri
Petrol fiyatları, İran’da savaşın başlamasıyla sert biçimde yukarı yönlü seyretti. Fiyatlar önce varil başına 80 dolara ulaştı, ardından 100 dolar seviyesinin de üzerini gördü. Boğazdaki tedarik riskleri nedeniyle yaşanan fiyatlamalar, enflasyonu küresel ölçekte yukarıya çekti. Geçici dalgalanmalar sıklıkla spekülatif haber kaynaklı gerçekleşirken, bunun yatırımcılar açısından ek riskler yarattığı görülüyor.
T-bill faizleri yüzde 3,5 civarında seyrederken, ABD enflasyonu yüzde 3’te bulunuyor. Ashton’ın belirttiğine göre, uzun vadede enflasyon zaman zaman kısa vadeli faizlerin üzerine çıkabiliyor. Bu yapı, direkt olarak enflasyonu takip eden yatırım araçlarının cazibesini artırıyor.
USDi, yalnızca geçici bir yatırım fırsatı olarak görünüyor olmasının ötesinde, kripto ekosisteminde kalıcı bir altyapı değişiminin kapısını aralıyor. Bitcoin’in başlangıçta değer koruma hedefiyle ortaya çıktığını; ancak yüksek dalgalanma nedeniyle kısa vadede bu işlevi istenen ölçüde sağlayamadığını belirten Ashton, stabilcoinlerin ise sadece ödemeler kısmına yenilik getirdiğini ifade ediyor.
USDi’nin bir diğer ayırt edici özelliği, kullanıcılara özelleştirilebilir enflasyon riskine maruz kalma imkanı tanıması. CPI içerisindeki farklı kalemlerde (örn. konut, sağlık, eğitim, enerji) ayrı ayrı risk yönetimi yapılabilecek şekilde bir mimari öngörülüyor. Böylece, geleneksel finansal ürünlerde mümkün olmayan yaklaşımlar dijital ortamda sunulacak.
Ashton, “Sağlık harcamaları veya eğitim ücretlerindeki artışa karşı doğrudan koruma sağlamak, bugüne kadar mümkün değildi,” görüşünü paylaşıyor.
Bu yaklaşım özellikle sigorta sektöründe yeni olanaklar yaratabilir. ABD’de bazı bölgelerde aileler eğitim masraflarını yıllar öncesinden sabitleyebiliyor. USDi benzeri bir ürünle bu tip maliyetler için esnek hedge imkanları sunulması hedefleniyor.
USDi şimdiden hayata geçmiş durumda. Yakın dönemde yaklaşık 1,5 milyon dolarlık bir fon toplama hedefiyle yola çıkan proje, yatırımcılara risk algısını yeniden değerlendirme çağrısı yapıyor.




