BlackRock’ın yönettiği iShares Bitcoin Trust (IBIT), piyasa büyüklüğü ve işlem hacmiyle bugüne kadar spot Bitcoin ETF alanının lideri konumundaydı. Ancak Morgan Stanley’nin yeni ETF ürünü MSBT’nin devreye girmesiyle dengelerin değişebileceği gündeme geldi. Morgan Stanley, sunduğu düşük yönetim masrafı ve geniş müşteri ağı sayesinde mevcut tabloyu zorlayabilecek önemli bir oyuncu olarak öne çıkıyor.
Maliyet rekabeti ve dağıtım avantajı
Piyasalarda salı günü işleme açılan MSBT, yüzde 0,14’lük masraf oranıyla sektördeki en düşük maliyeti sunuyor. Aynı dönemde IBIT’in masraf oranı yüzde 0,25 seviyesinde kalıyor. Aradaki yüzde 0,11’lik farkın, özellikle fiyat hassasiyeti artan yatırımcılar açısından değerlendirilmesi bekleniyor.
Spot bitcoin ETF ürünleri doğrudan Bitcoin fiyatını takip ediyor ve yatırımcıya kripto varlığı doğrudan almadan maruziyet sağlıyor. Bu ürünler arasındaki temel farklar ise maliyet, likidite ve yatırımcılara erişim kanallarında şekilleniyor. Operasyon kapsamında Morgan Stanley’nin varlık yönetimi departmanının sahip olduğu geniş müşteri portföyü ile yeni ürüne doğrudan yönlendirme imkanı bulunuyor.
ETF Store başkanı Nate Geraci, Morgan Stanley’nin dağıtım ağı ve düşük ücret avantajı ile piyasa dinamiklerinde dikkate değer bir değişiklik yaratabileceğine dikkat çekti. Geraci, MSBT’nin IBIT’e göre 11 baz puan daha düşük maliyet sunarak hem yatırımcıların hem de BlackRock’ın ilgisini çekebilecek bir konuma geldiğini belirtti.
Piyasadaki güç dengesi ve değişen yatırımcı tercihleri
IBIT bugüne kadar yaklaşık 55 milyar dolarlık varlık büyüklüğüyle sektörde açık ara liderliği elinde tutmuştu. Yüksek işlem hacmi ve seçenekler piyasasında sağladığı likiditeyle, IBIT’in avantajlarının kısa vadede tekrarlanması kolay görülmüyor.
Bloomberg Intelligence ETF analisti James Seyffart, yeni ürünün piyasaya etkisinin tartışmasız olacağını, ancak IBIT’in sağladığı derinliği kısa sürede yakalamanın zor olacağını ifade etti. Seyffart, işlem hacmi ve likidite açısından IBIT’in önde olmaya devam edebileceğini vurguladı.
James Seyffart, yeni bir ürün çıkışının mevcut fonlardan varlık çekip çekemeyeceğinin yakından izleneceğini söyledi.
Uzmanlara göre, varlıkların büyük kısmının finansal danışmanlar tarafından yönlendirilmesi, Morgan Stanley gibi kurumlara önemli bir avantaj sağlıyor. Zira danışmanlar, yatırım portföylerinde değişikliğe gitmek istediklerinde tek bir işlemle çok sayıda müşteriyi yeni ürünlere yöneltebiliyor.
Pazardaki yeni katılımcıların ağırlık kazanmaya başlaması, yalnızca işlem hacmine değil; düşük ücret ve güçlü dağıtım kanallarına da dikkat çekiyor. Geçmişte yüksek likidite ve güven faktörü öne çıkarken, artık maliyet hassasiyeti de yatırımcı kararlarında etkili olmaya başladı.




