Blokzincir tabanlı gerçek dünya varlıkları piyasasında işlem hacmi hızlandı. DeFiLlama verilerine göre RWA sürekli vadeli işlem hacmi haziranda ilk kez 100 milyar dolar eşiğini geçti. Ocakta yaklaşık 22 milyar dolar olan aylık hacim, haziranda 120 milyar doların üzerine çıktı.
Hisseler ve endeksler büyümeyi taşıdı
Son artışta en büyük payı tokenleştirilmiş hisse senetleri ile hisse endekslerine dayalı ürünler aldı. Altın ve petrol gibi emtia bağlantılı araçlar güçlü işlem üretmeyi sürdürse de, son dönemde piyasanın ana itici gücü halka açık şirket hisseleri ve endeksleri oldu. Bu tablo, yatırımcıların geleneksel aracı kurum altyapısına tam bağımlı kalmadan bilinen finansal araçlara zincir üstünde erişmek istediğine işaret ediyor.
Daniel Tschinkel, aylık 100 milyar dolarlık RWA vadeli işlem hacminin sektör için önemli bir eşik olduğunu, ancak büyümede hisseler ve endekslerin öne çıkmasının piyasanın doğrudan varlıkları değil, bu varlıklar üzerindeki talepleri tokenleştirdiğini gösterdiğini savunuyor.
CoinGecko verileri de daha geniş ölçekte benzer bir eğilime işaret etti. Kurumun paylaştığı rakamlara göre 2026’nın ilk çeyreğinde RWA sürekli vadeli işlem hacmi 524 milyar doların üzerine çıktı. Bu seviye, 2025 yılının tamamında kaydedilen toplam hacmi geride bıraktı.
| Dönem | Hacim | Öne çıkan nokta |
|---|---|---|
| Ocak 2026 | Yaklaşık 22 milyar dolar | Yılın başlangıç seviyesi |
| Haziran 2026 | 120 milyar doların üzeri | Aylık bazda ilk kez 100 milyar dolar eşiği aşıldı |
| 2026 ilk çeyrek | 524 milyar doların üzeri | 2025 toplamını geçti |
Kurumsal ilgi genişliyor
DeFiLlama’nın RWA türev panosunda Nvidia, SpaceX, SK Hynix gibi şirketleri izleyen tokenleştirilmiş ürünler ile S&P 500 ve Nasdaq 100 gibi büyük endekslere bağlı araçların en yoğun işlem gören enstrümanlar arasında yer aldığı görülüyor. DeFiLlama, merkeziyetsiz finans verilerini izleyen yaygın bir analiz platformu olarak biliniyor.
Mini sözlük: Sürekli vadeli işlem, belirli bir vade sonu olmayan türev sözleşmedir. Bu ürünler, dayanak varlığın fiyatını izlemeyi amaçlar; ancak çoğu durumda yatırımcıya doğrudan varlık sahipliği vermez.
Geleneksel finans kurumları da tokenleştirme girişimlerini artırıyor. BlackRock, JPMorgan, Franklin Templeton ve BNY Mellon özellikle hazine kağıtları ve para piyasası araçları tarafında tokenleştirilmiş varlıklara dönük çalışmalarını genişletti. Piyasa gözlemcileri, bu altyapının takas süreçlerini hızlandırma, teminat hareketliliğini artırma ve günün her saati erişim sağlama potansiyeli taşıdığını değerlendiriyor.
Mevcut modelin sınırları tartışılıyor
Buna karşın bazı analistler, yüksek hacme rağmen sektörün temel bir sorunla karşı karşıya olduğunu düşünüyor. Son büyümenin önemli bölümü, doğrudan gerçek dünya varlıklarının sahipliğinden ziyade hisse ve endekslerin tokenleştirilmiş temsillerinde yoğunlaşıyor. Bu yapı, yatırımcıların çoğu zaman varlığın kendisine değil, fiyat hareketine türev ya da sentetik yolla eriştiği anlamına geliyor.
Araştırmalar da tokenleştirme ile gerçek piyasa likiditesi arasında her zaman doğrudan bir bağ kurulamadığını gösteriyor. Bazı çalışmalar, varlıkların zincir üstüne taşınmasının tek başına aktif piyasa ya da geniş katılım yaratmadığını, özellikle sahipliğin dar bir yatırımcı grubunda toplandığı durumlarda bu açığın daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor.
Yine de haziranda görülen eşik, kripto piyasaları ile geleneksel finans arasındaki yakınlaşmanın hızlandığını gösteren en net işaretlerden biri olarak öne çıktı. Piyasanın bir sonraki aşamasında, yalnızca işlem gören temsillerin değil, dayanak varlıkların daha geniş ölçekte zincir üstüne taşınması bekleniyor.




